Bir üniversite profesörü ünlü bir Zen üstadına misafir olmuş. Üstat sessizce çay koyarken profesör Zen hakkında konuşuyormuş. Üstat misafirin fincanını ağzına kadar doldurmuş ve dökmeye devam etmiş. Profesör fincanın taştığını görünce kendini tutamayıp şöyle deyivermiş: Okumaya devam et
Tag Archives: Kova
Özne-Üsne (subject-superject) — Alfred North Whitehead
Organizma felsefesinin metafizik öğretisinde temeldir: Gerçel varlık anlamında değişimin değişmez öznesi kavramı tamamen terk edilir.
Gerçel varlık hem yaşayan öznedir hem de yaşantılarının üsnesidir. O özne-üsnedir (subject-superject) ve bu tarifin iki yarısı da bir an olsun gözden kaçmamalı. Okumaya devam et
Kova: Günışığını Gönder Gelsin — The 5th Dimension
Ay yedinci evi bulunca
Jüpiter Mars’a kavuşunca
Gezegenler gezecek huzurla
Sevgi yön verecek yıldızlara
Kova Çağının şafağı söküyor
Kova Çağı
Kova
Kova Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı
Logos’un İnişi ~ Hermes Trismegistus
Işıklanma Yakarışı üzerine Karanlık-Islak-Ateşli-Tabiatın Kalbine düşen Kutsal Söz, gelmekte olan Kainatın Tohumudur. Bu Söz Bitişkindir (Uzuvları kusursuzdur), Akılcıdır ve Düzenleyicidir. Semavi Aklın Işığı Kainatın Hayvansı Tabiatını kapar, sarar ve kapsar. Okumaya devam et
Üç kusur — Joseph Stalin
1) Zayıflık
2) Aylaklık
3) Ahmaklık
Kusur denebilecekler yalnızca bunlardır. Bu sayılanlar haricindeki herşey kesinlikle erdemdir. Okumaya devam et
Lenin ve Stalin’de ‘nesnel anlam’ — Slavoj Žižek
(öncesi: Şifa dilerim: Lenin’den Gorki’ye, Stalin’den Stalin’e)
‘Kadro’ nedir? İnsan önce Heideggerci oyunlara ayartılır, ‘kadro’da (quadro) antik Yunanlı ‘tetragonos’u ayırt eder, Simonides’in milattan önce beşinci yüzyıla ait bir şiirinin başında bu kelime geçer:
Yetkin, sahiden yetkin bir adam olmak çetindir: Elleri ve ayakları kadar zihninde de kusursuz [tetragonos: square: kare: dört köşe] ve hatasız olmak…
(Yunanlı kavramla Komünist kavram arasındaki bağ Kazimir Malevich’in ‘Ak Yüzde Kara Kare’sinden başka bir şey değildir: tanımsız arkaplan üzerinde kare figür.)
Yani Heideggerce dile getirirsek kadronun özü tam da özü kadrolamaktır (kadrajlamak, karelemek, çerçevelemek). Okumaya devam et
Bir tek ellerim — Victor Jara, Isabel Parra
Kim diyecek bana
Ne farzedeceğimi
Yoksa bir yerim
Yoksa bir yerim
Yoksa bir yerim Arz’da Okumaya devam et
Ah kumrucuğum — Victor Jara
Şükürsüz keyfine bak
Şükürsüz keyfine bak
Şükürsüz keyfine bak
Bırak tüm acıları bana
Bırak tüm acıları bana Okumaya devam et
Thema Mundi: Keşifre Sır Adandı ~ Julius Firmicus Maternus
Petosiris ve Nechepso’nun öğretisi Asklepios ve Hanubis’in izindedir. Güçlü Kuvvetli Merkür’den [Hermes Trismegistus] onlara bu sır adandı. Evrenin doğum haritasını şöyle kurdular: Güneş 15° Aslan’da, Ay 15° Yengeç’te, Satürn 15° Oğlak’ta, Jüpiter 15° Yay’da, Mars 15° Akrep’te, Venüs 15° Terazi’de, Merkür 15° Başak’ta, yükselen 15° Yengeç’te.
Böylece insanların kaderinin bu doğum haritasına uyduğunu, gezegenlerin hallerine ve haritadaki tesirlerine riayet ettiğini ispatlamak istediler (Asklepios’un Myriogenesis kitabındaki gibi). İnsanların şahsi haritaları bu bakımdan evrenin doğum haritasından farklı değildir. Şimdi gelin bakalım ışıyanlara (Güneş ve Ay’a) her gezegen nasıl ve hangi açıdan tesir ediyormuş… Okumaya devam et






























