Ben bir Zenciyim:
Gece karası gibi kara.
Karalarım kadar derin Afrika.
Ben bir köleydim:
Temizlikçi bendim Sezar’ın kapı eşiğinde.
Fırça atardım Washington’un çizmelerine. Okumaya devam et
Ben bir Zenciyim:
Gece karası gibi kara.
Karalarım kadar derin Afrika.
Ben bir köleydim:
Temizlikçi bendim Sezar’ın kapı eşiğinde.
Fırça atardım Washington’un çizmelerine. Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
Rusya’dan Lenin yoldaş
Yüksek mermer kabirinde
Biraz kaçıl Lenin yoldaş
Ben de yanına sığışayım
Ben bir köylüyüm, Ivan’ım
Toprakta çamurlanmış botlarım
Senin için savaştım Lenin yoldaş
Ve nihayet sona erdi uğraşlarım Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
Lenin dolaşıyor bütün dünyayı
Tutamaz ki onu ülke hudutları
Ne kışla ne barikat ona manidir
Ne de dikenli tel onu çizebilir
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
Marx ve Engels bir yıl içinde (Eylül 1845’ten Ağustos 1846’ya kadar) yazdıkları iki kalın cildi Alman İdeolojisi (Die Deutsche Ideologie) adı altında yayınlatacaklardı. Orduda görev yaptıktan sonra Westphalia’da geometri çalışan Weydemeyer Marx’ın hem dostu hem hayranıydı ve kayınbiraderi Lüning’in Bielefeld’deki “Westfälisches Dampfboot” yayınevinde bu yeni kitabı bastırabileceğini ummuştu. Elyazması yayıncıya iletildi ama kitap hiç çıkmadı, yazarların çok sonra duydukları kadarıyla “değişen şartlar kitabın basılmasını imkansız kılmıştı.” Başka bir yayıncı da bulamayınca Marx’ın bildirdiği karara göre “elyazmamızı farelerin kemirgen eleştirisine terk etmekten katiyen gocunmadık zira asıl amacımıza ulaşmıştık: netleşmiştik.”
Kitabın özü ve karakteri başından beri hep netleşmekti. “Kurt olduğunu zanneden ve zannettiren kuzuları açığa vurmak” idi; “felsefenin gururlu böbürgenlerinin tek işlevinin Almanya’nın acınası vaziyetini perdelemek olduğunu” göstermekti, “mutlak Alman ruhuna sirayet eden yozgusal süreçleri” dünya aleme bildirmekti. Okumaya devam et
İnsanların genelde fol/aldanımlı kıstaslarla hareket ettiği izlenimine kapılırsınız ister istemez: Güç, sükse ve para peşindedirler, bunları edinenlere hayran olurlar ve hayatta sahiden değerli ne varsa küçümserler. Gerçi bu tip genellemeler tehlikelidir çünkü insanların dünyasını ve manevi hayatını renklendiren alkımları size unutturabilir. Kimileri vardır ki çağdaşlarının hürmetine haiz oldukları halde geniş yığınların maksat ve ülkülerine pek yabancı vasıf ve başarılarla yücelmişlerdir. O üstün kişilikleri ikrar ve takdir edebilenlerin epey azınlıkta kaldığını ve ezici çoğunluğun onları hiç umursamadığını varsaymak kolay gelebilse de insanların çoksesli arzuları ve fikir-zikir uyuşmazlıkları böylesi hükümleri ertelememize müsaade eder.
İşte o istisnai kişilerden biri [Romain Rolland] mektuplarında kendisini dostum saymaktadır. Dinin yanılsama olduğunu anlatan kitapçığımı ona gönderdim; o ise dine ilişkin hükmüme tamamen katılmakla birlikte dinsel hissiyatın asıl kaynağının hakkını veremeyişime üzüldüğünü bildirdi. Ona kalırsa bu kaynak onda hiç eksik olmayan değişik bir hismiş, aynı hissiyat birçok başka kişide de teşhis edilmiş ve hatta milyonlarca insan onu teyit edebilirmiş. Dediğine göre ‘ezeliyet/ebediyet’ hissiymiş o, ilelebet, ilanihaye, sınırsızmış: ‘ummansı’ymış. Öznel bir olgudan ibaret olan bu umman hissi insanı imana getirecek hiçbir kişisel ölümsüzlük taahhütü barındırmasa da, o kaynaktan gelen dinsel enerjiye el koyan çeşitli Kiliseler veya dindarlık sistemlerinin bu hissi şu veya bu kanala akıtıp tükettikleri kesindir. Dostuma göre sadece bu umman hissi temelinde bile insan hakkını vererek dinibütün olabilir, o yanılsamalı imanların hiçbirine hak vermesine gerek kalmadan. Okumaya devam et
Neil Gaiman’ın bir eserine dayanan filmdeki ergen tiplerin bazı egzotik uzaylıların acayip kültürleri üzerine doğaçladıkları fantastik bir şarkıdır.
Altıdır Semavi Vücudun sayısı (nihaha! / kes sesini!)
Altıdır Hülyalı Namlar (biraz daha bağırman lazım…)
Altıdır Koloniler ve altıdır onların Okul-Aile-Hoca-Velisi…
(o mikrofon benim! yanki evine git! / kes sesini!)
(ukala turisti gönderin! / ben turist değilim!!!) Okumaya devam et
Suskun sedasız durulamaz köşelerde
Biline-bile-bilemez onlar imletimlerde
Sen siz ve ben biz oluverir doygularda
Sakın kimseyi sahip sanma uykularına
Şimdi artık Jaklakanya’ya düşsün izim
Sana yarar, sanat örer, hemseda Žižekizm Okumaya devam et
Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı