Monthly Archives: Kasım 2022

Patriyaj: Pederane Triyaj — Işık Barış Fidaner

Patriyaj “pederane triyaj” yani “baba adına önceliklendirmek” demektir.

Patriyaj bir yetkilinin çıkıp kimin kalacağını ve kimin gideceğini bildirmesidir, Hesap Günü gibi bir sahnedir ve kıyametle birlikte daha çok gündeme gelir [1]. Mesela iklim krizi şiddetlendikçe “insanlığı kaderine terk etmeyi” planlayan egemen sınıfların gündemlerine girdiği kesindir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Bakın bu bir dramdır: Arzularımızın nesnelerini müphem tanrının arzusunun mevcudiyetine delil kılmaya kalkışırız — Jacques Lacan

Yaşadığımız tarih üzerine yapılan eleştirilerin perde arkasında kalan bir şey vardır.

Bakın bu bir dramdır: Artık geçmişte kaldığı veya aşılmış olduğu iddia edilen en canavarca holokost biçimleri, Nazizm tarihinde cisimleştiği görülenler… Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Zarf kendi mazrufunca zarflanmıştır — Slavoj Žižek

Hermenötik gayretin amacı öznenin kavrayışından sıyrılarak onun görüş alanını önceden belirleyen görünmez “çerçeve” yahut “ufkun” hatlarını görünür kılmaktır: Neyi görebildiğimiz gibi neyi göremediğimiz de her zaman tarihle dolaylanan bir çerçevenin peşin hükümlerine bağlıdır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Anlama, Anlaşma, Antlaşma, Anıtlaşma — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın sözünü anımsayalım [1]:

Hakikat yanılgıdan ortaya çıkar. (Seminer 1, 21’inci bölüm başlığı)

O halde ortaklaşa hakikat de karşılıklı yanılgıların analizinden türeyecektir:

Anlaşma anlaşmazlıktan türer.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Yankılaşımın parıltısı, arzunun arzuyu bitimsizce nüksettirmesi — Jacques Lacan

Talep ve hayalkırıklığı diyalektiğinde ikincil özdeşim tarzını Freud şöyle kurar: Sevgi nesnesi [seçilen nesne, Objectwahl] çıkageldikten itibaren hayalkırıklığı yoluyla bizzat sevgi nesnesiyle özdeşim kurmanın mümkünatı da belirmiş olur.

Freud’un bize verdiği ilk özdeşim formülü olan hazmetme (Einverleibung, incorporation) çarpıcıydı çünkü orada muammalı bir ilinti vardı. İşte ikinci özdeşimin muamması da Freud’u duraksatır: Besbelli ki orada nesneden özdeşime geçiş yapan medcezir (alternasyon) mantığına atıf yapılmaktadır, Freud’a sorarsanız hayalkırıklığı yaratan nesnenin bizi götüreceği tek yer “ona sahip olmak” ile “o olmak” arasındaki medcezirdir (bu terimleri dolaşıma sokan ben değilim).

Seçilen nesneye sahip olamayış demek ki özneyi ortaya çıkarır, Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Düşünceme oyuncak olduğumda var değilim; düşünmediğimi düşündüğümde düşünürüm: neyim? — Jacques Lacan

Mecaz ile mecaz-ı mürselin imletim oyunu – imleyenin reddine veya oluş noksanlığına arzumu raptiyeleyen faal ucuna varıncaya kadar, kaderimi yazgı meselesine bağlayan sapına/epitopuna kadar…

İşte bu oyun kaçınılmaz incelikleriyle bitinceye değin oynanır: kendimi konduramadıkça olmadığım yerde. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Bir başka doyum — çeviri derlemesi

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Bir başka doyum) okunabilir.

İçindekiler

— Kimmiş? (anonim fıkra)

— Yazgı (Zen meseli)

— Bir başka doyum (Jacques Lacan)

— Ürkünç uzak tesir (Fenix TX)

— Kahrıman utkusu (Taylor Swift)

— Tabi muhakkak öyledir peki senin hamster’ın nerede? (Slavoj Žižek)

— Dürtüler söyleyişin bedendeki yankısıdır (Jacques Lacan)

— Üstadın ‘keyfi’ beyanları (Slavoj Žižek)

— Histerik semptomlar aşırı-belirlenmiştir (overdetermined, Überdeterminiert) (Sigmund Freud)

— Öznelleştirme ve Öznel Yoksunlaşma (Slavoj Žižek)

— Ex-pert: Modern Çağın Öznelliği (Slavoj Žižek)

— Ormana hoşgeldin (Guns N’ Roses)

— Doyum (Benny Benassi)

Diğer kitaplar

恹 : mutmain

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kitap

Doyum — Benny Benassi

İttirsene
Sonra da dokun işte
Yeter ki şu doyumu alayım Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Dürtüler söyleyişin bedendeki yankısıdır — Jacques Lacan

(öncesi: Yorumlama ancak hemseslenme ile işleyebilir)

Yorumlama yalnızca hemseslenme yoluyla işler. İmleyende yankılanan bir şeyler olmalıdır.

Bunu Britanyalı filozofların ruhunun duymaması şaşırtıcıdır. Onlara filozof diyorum çünkü psikanalist değiller. Konuşmanın hiçbir etki yapmadığından fazlaca eminler. Yanlışları var. Dürtülerin varolduğunu kabullenmeleri olsa olsa Trieb‘i instinct diye çevirmeyecek kadardır. Dürtülerin söyleyişin bedendeki yankısı olduğu fikrini benimsememişler. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Çeviri

Öznelleştirme ve Öznel Yoksunlaşma — Slavoj Žižek

Lacan’ın psikanalitik devanın neticesiyle ilgili formülü yıllar içinde öznelleştirmeden öznel yoksunlaşmaya doğru kaymıştır.

Devayı neticelendiren öznelleştirme jesti, öznenin statüsü ona belli bir suç veya borç getirdiği ölçüde –1950’lerde Lacan’ın benimsediği felsefi topos Kierkegaard’dan Heidegger’e böyleydi–, öznenin ‘sahici olmayan’ gündelik varoluşuyla perdelenen temel suçunu veya borcunu tam olarak üstlenmesi demektir.

Oysa deva neticesinde öznel yoksunlaşma olacaksa öznenin suçu ve/ya borcu ortadan kalkmalıdır. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri