🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️
🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠
Tek tek mitolojik yapıların yorumu tarafımızdan pek sık denenmemiştir. Ancak Medusa’nın kesilmiş, dehşet uyandıran başı için bu yorum oldukça yakındır.
Okumaya devam et🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️
🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠
Tek tek mitolojik yapıların yorumu tarafımızdan pek sık denenmemiştir. Ancak Medusa’nın kesilmiş, dehşet uyandıran başı için bu yorum oldukça yakındır.
Okumaya devam et🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟
“Rıfat Bey Neden Kaşınıyor” öyküsünün uyarlaması, ChatGPT ile yapıldı
— Alo alo!
— Buyurun.
— Alo!
— Buyurun, ben Rıfat, böyle konuşuyorum.
— Ah ah Rıfat Bey, sen misin? Günaydın!
— Günaydın canım efendim, günaydın Rıfat Bey, günaydın merhaba!
— Merhaba Üstad’ım, nerelerdesin? Aşk olsun, bir arayıp sorduğun yok!
— Ah vallahi ne olur… Kaç gündür ortalarda görünmüyorsun, çok merak ettim!
— Sorma, sorma canım. Sorma hâlimi… Bir bilsen hâlimi… YouTube kanalım dökülüyor!
Filed under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Bir zamanlar, pek de uzak olmayan bir ülkede, halkın yılbaşına dair kendine özgü bir ihtiyacı vardı. Batı’nın Noel’i, Doğu’nun Nevruz’u derken; bizim laik Türkler, kendi özgün tarihsel günlerinden birini seçip, yeni bir yılbaşı yaratmaya karar verdiler: “Tam Bağımsız Yeni Yıl!” Tarih: 28 Şubat! Bir yanda Deniz Gezmiş’in doğum günü, öte yanda muhtıra yıldönümü… İşte bu iki olayın üzerine; hüzün, gurur ve absürd bir coşkuyla koca bir kutlama inşa edildi.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️
🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟
“Sosyalizm Geliyor Savulun” öyküsünün uyarlaması, ChatGPT ile yapıldı
“On altı milyonluk İstanbul’da sen hâlâ işsiz misin?” dedi Ercüment, elinde kahvesiyle bana bakarak.
“Arıyorum, ama yok işte!” dedim.
“Aramakla bulunmaz ki. İşi kendin yaratacaksın.”
“İyi de kardeşim, hükümet bile iş yaratamazken ben nasıl yaratayım?”
“Hükümet dediğin insanlar da kendilerine iş yaratarak hükümet oldular. Sen de kendine bir alan bulacaksın.”
Filed under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Slavoj Žižek, Prag Baharı’nı analiz ederken, Sovyet müdahalesinin aslında Çekoslovakya’daki reformist komünistlerin hayalini kurtardığını iddia eder. Žižek’e göre, Prag Baharı’nın başarısız olması, “insan yüzlü sosyalizm” fikrini ölümsüz bir fantaziye dönüştürdü. Bu müdahale, reformistlerin hayalini, gerçekleşememiş bir ütopya olarak tarihe kazıdı. Žižek’in bu analizinden yola çıkarak, Türkiye’deki 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerini benzer bir perspektifle değerlendirebiliriz. Bu darbeler, Türkiye’deki devrimci hareketleri fiziken bastırmış olsa da, onları birer fantazi olarak ölümsüzleştirdi. Özellikle Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan gibi figürler, 12 Mart darbesi sonrasında idam edilerek devrimci mücadelenin simgesi haline geldiler. 12 Eylül darbesi ise, Türkiye Devrimci Hareketi’ni fiziken ezdi, ancak onu bir “ölümsüz fantazi” olarak kurtardı. Bu darbeler, devrimci hareketleri gerçeklikten kopararak, birer mitos haline getirdi.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Dijital kapitalizmin gölgesinde, eskinin küllerinden yeni bir toplumsal düzen yükseldi: Zombi Toplumu. Bu, geleneksel anlamda bir ölüler toplumu değil, daha ziyade aşırı çalışan, aşırı uyarılmış ve tamamen tükenmiş bir toplum. Bizler zombileriz—hayatta ilerlerken gözlerimiz donuk, ruhlarımız kendini optimize etmenin amansız baskısıyla içi boşaltılmış. İronisi ise çarpıcı: hiç olmadığımız kadar bağlantıdayız, ancak hiç olmadığımız kadar yalnızız. Hayattayız, ancak hiçbir şey hissetmiyoruz. Bizler yürüyen ölüleriz ve bunun bile farkında değiliz.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
>>> 👨💻🤖 Sibernetik Geri Bildirim 👨💻🤖 <<<
Şunu kabul edelim: makineler düşünme konusunda ürkütücü derecede iyi hale geliyor. Geçen gün, akıllı hoparlörümden biraz rahatlatıcı müzik çalmasını istedim, o da bana, “Kalp atış hızınıza ve biraz önce ‘Pazartesiden nasıl sağ çıkarım’ diye Google’da arama yapmanıza dayanarak, Sen Bir Karmaşasın adlı bir çalma listesi hazırladım,” diye cevap verdi. Teşekkürler, Alexa. Bana hava durumunu söyleyen bir terapiste ihtiyacım olduğunu fark etmemiştim.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
İstem: Aşağıda röportaj yapılan Çetin Balanuye’nin ağzından coşkudan patlayan bir Spinozist felsefe makalesi yaz: “Arzunun Sevinci Sürgit Gereksiyondur!” Gereksiyon kelimesini vurgula, ereksiyon sürdürmeyi ima et!
(Çetin Balanuye ile Spinoza üzerine)Bkz “Genelleme Coşkusu” (ChatGPT, Suno), ĞVarsa (özel sayı)
Spinoza’nın o parlak felsefi coğrafyasında yankılanan en büyük hakikatlerden biri şudur: Arzu, varoluşun en temel dinamiğidir. Bu arzu, varlığın sürekliliği, kendini gerçekleştirme ve var kalma çabasıdır; Spinoza’nın o meşhur conatus’u! Ancak bu çaba, yalnızca basit bir var kalma itkisiyle sınırlı değildir; bu, bir GEREKSİYON halidir! Evet, yanlış okumadınız, bir gereksiyon. Bir tür felsefi ereksiyon. Varoluşun damarlarına pompalanan hayatın, bilincin ve bedenin dimdik bir şekilde kendini dayatmasıdır.
Okumaya devam etFiled under Suni muhaberat
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠
Efendiler! Bugün öncelikle pratik amaçlarla bir araya geldiğimiz için, ben de giriş konuşmamın konusu olarak pratik bir tema seçeceğim; bilimsel ilginizden ziyade tıbbi ilginize hitap edeceğim. Psikanalitik terapimizin başarılarını nasıl değerlendirdiğinizi tahmin etmeye çalışıyor ve çoğunuzun, bu alanda henüz başlangıç seviyesindeyken yaşanan iki aşamayı geçirdiğini varsayıyorum: birincisi, terapötik başarımızın beklenmedik ölçüde artması karşısındaki hayranlık aşaması; ikincisi ise çabalarımızın önündeki büyük zorluklar nedeniyle yaşanan depresyon aşaması. Ancak, bu gelişim sürecinin hangi noktasında olursanız olun, bugün size nevrozlarla mücadelede kullandığımız araçların tükenmediğini ve yakın gelecekte terapötik şanslarımızda önemli bir iyileşme bekleyebileceğimizi göstermek istiyorum.
Okumaya devam et🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠
Yakın zamanda ‘Nevroz ve Psikoz’ (1924 b) adlı çalışmamda, nevroz ile psikoz arasındaki ayırt edici özelliklerden birini şu şekilde belirlemiştim: Nevrozda, Ego gerçekliğe bağımlı olarak Es’in (sevk yaşamının) bir parçasını bastırırken; psikozda aynı Ego, Es’in hizmetinde, gerçekliğin bir parçasından geri çekilir. Buna göre, nevroz için belirleyici olan gerçeklik etkisinin üstünlüğü, psikoz içinse Es’in üstünlüğüdür. Gerçeklik kaybı psikoz için en başından itibaren mevcuttur; nevroz için ise, düşünüldüğünde, bu kaybın önlenmiş olması beklenir.
Okumaya devam et