🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Seminar 3.3: 30 Kasım 1955 (Jacques Lacan)
“Psikanalistin hayatı…”
Bir Lacancı için bu ilk birim, söylemin daha başında bir yakalama tertibatı gibi devreye girer: bir ‘hayat’ beyanı, ama özdeşlik bildirmez; ‘psikanalistin’ öznesi, ‘hayat’ın genitifi içinde yerini alır ve bu yerleşme, öznenin kendi ‘moi’sini değil, bir işlevi—analizanla bağıntısında ve imleyen ağında üstlendiği analist-pozisyonunu—çağırır. Üç nokta, bitişmemişliğin işaretidir: bir keyfiyet (jouissance) vaadi değil, bir haz kipli tamamlanma beklenimi de değil; daha ziyade, söylenebilirin ötesinde kalanla, reel ile (Réel) sürtünerek açılan bir boşluk. Burada ‘hayat’ sözcüğü, Lacan’ın seminerlerinde tekrar tekrar çevrelendiği üzere, biyografik içerik değil, bir pozisyonun sahada karşılaştığı tekrar zorunluluklarını imler; yani sahilik ilkesiyle (realitätsprinzip) değil, aktarımın talep-ekonomisiyle ve imleyen düzeninin (Symbolique) hükmüyle yürüyen bir yaşantı. ‘Psikanalistin’ belirtecinin tekil kullanımı, bu pozisyonun özel isim gibi sabitlenebilir bir kimlik değil, öznenin üstlendiği bir yer (place) olduğunu duyurur; bu yer, dilin huzmelerine (Strahlen) açık ve onlarınca kesilen bir yerdir. Lacan’ın 1955-56 ders yılındaki çerçevesi, psikoza geçit probleminde ‘başkası’nın (l’Autre) yerini öne alır; bu cümle de, daha girişte, analistin ‘hayatı’nı, Büyük Öteki ile ilişkilenmiş bir sahne olarak koyar ve devamında gelecek ‘çöp döküm alanı’ benzetmesinin zemini hazırlanır (🔗). (lacan.com)
Okumaya devam et →