Farzet ki cennet yok
Dene bak kolay gelecek
Aşağında cehennem yok
Tepemizde bir tek gök
Farzet ki bir gün halk
Gününü hep gün edecek Okumaya devam et
Category Archives: Çeviri
Farzet — John Lennon
Azar Azar Arzula(la)tan İdealizme Karşı Fırıl Fırıl Dön-Dür(tüley)en Maddecilik — Slavoj Žižek
Derridacı yapısökümcü Lacan okuması şöyle der:
[sahneleme başladı]
Simgesel düzene girdiğimiz anda simge-öncesi Gerçeğin dolaysızlığını ilelebet kaybederiz, zira asıl arzu nesnemiz (‘anne!’) imkansız ve erişilmez olmuştur. Gerçeklikte karşımıza çıkan her pozitif nesne olsa olsa bu kayıp kökenin bir ikamesidir artık, tam da dil olgusuyla erişilmez kılınmış bu ensestli Ding’in bir ikamesidir – ‘simgesel iğdiş’ işte böyledir. Okumaya devam et
Merhum niceliklerin hayaletleri — George Berkeley
Geometrinin nesnesi ve amacının tam olarak ne olduğu daha iyi anlaşılmadıkça ve hız, momentum vb. öğretilerden kaçınıldıkça geometrik karmaşa ve incelikleri doğru temele oturtma girişimlerinin başarısız olacağı bellidir. Okumaya devam et
Edinilmezyum — çeviri derlemesi
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Edinilmezyum) okunabilir.
İçindekiler
— Kurbağan olurum! (Slavoj Žižek)
— Aşk ve hasta bakımı ile otohipnoz (Josef Breuer)
— Lola’nın üç canı (Slavoj Žižek)
— Bebeği atıp kirli suyla yüzleşmek (Slavoj Žižek)
— Ölünceye dek yaşamak (Slavoj Žižek)
— Dürtü: İtim, Amaç, Nesne, Kaynak (Sigmund Freud)
— Bileşen Dürtü (partial drive) (Laplanche, Pontalis)
— Anlayış İlkesi (principle of charity) (Slavoj Žižek)
— İnandığı varsayılan özne (Slavoj Žižek)
— Lacan’da dil (la langue) ve dilmeden (lalangue) (Jean-Claude Milner)
— Din sahidir: O dışarılır: im kansız: hiç-pek-ora (Jacques Lacan)
— Örgüt çağırıyor! (özel sayfa)
— Koşu Bir (Tom Tykwer)
— Özgün Standart Metrelerin Sonuncusu
— Var mı hiç anlamı (Sallamıyorsa insanı) (Louis Armstrong & Duke Ellington)
臻 : edinmek, başarmak
Aşk ve hasta bakımı ile otohipnoz — Josef Breuer
Marazi otohipnoz kimi insanlarda işte böyle oluşur: daldığı hülyalara belli bir tesirin girmesiyle. Belki de bu yüzden histeriye yol açabilen iki büyük marazi etmen karşımıza çıkar:
1) Aşk: Öznenin uzaktaki sevgiliyi özleyerek efkarlanması ‘esrik’ bir zihin haline yol açar, bu durum ona gerçek ortamını loş gösterir ve düşüncelerini tesirle yükleyerek durgunlaştırır. Okumaya devam et
Edinilmezyum (unobtainium)
Kurguda, mühendislikte ve düşünce deneylerinde edinilmezyum bir uygulama için ideal bir malzemedir ama onu elde etmek pratikte imkansızdır. Edinilmezyum terimi ilk başta hiç varolmayan bir malzemeye atıf yapardı ama son zamanlarda aşırı ender veya pahalı olduğundan elde edilemeyen gerçek malzemelerin tarifinde kullanılmaktadır. Edinilmezyum kimi zaman da aşırı zor veya imkansız bir uygulama için arzulanan mühendislik özelliklerine sahip bir aygıtı adlandırır. Okumaya devam et
Dürtü: İtim, Amaç, Nesne, Kaynak — Sigmund Freud

Dürtü kavramına atıfla kullanılan kimi terimleri tartışabilecek konuma gelmiş bulunuyoruz – örn. ‘itim’, ‘amaç’, ‘nesne’ ve ‘kaynak’.
Dürtünün itimi [Drang] denince anladığımız şey, dürtüyü harekete geçiren etmendir, onun kuvvet miktarıdır ya da temsil ettiği iş lüzumunun ölçüsüdür. İtim uygulamak bütün dürtülerin ortak özelliğidir, hatta bu onların özüdür. Her dürtü bir faaliyettir; eğer bir yerde edilgen dürtülerden söz etmişsek terimleri esnetmişizdir, aslında edilgenleşmeyi amaçlayan dürtüleri kastetmişizdir [1]. Okumaya devam et
Bileşen Dürtü (partial drive) — Laplanche, Pontalis
Tr.: bileşen dürtü.–En.: partial drive.–D.: Partialtrieb.–Es.: instinto parcial.–Fr.: pulsion partielle.–I.: pulsione parziale.–P.: pulsão parcial.
Bileşen dürtüler psikanalizin cinselliği ayrıştırarak tespit edebildiği en temel yapıtaşlarıdır. Bu yapıtaşların her birisi bir kaynak (örn. ağız dürtüsü, kıç dürtüsü) ve bir amaç (örn. göz zevki dürtüsü, hakim olma dürtüsü) ile tanımlanır. Okumaya devam et
Bebeği atıp kirli suyla yüzleşmek — Slavoj Žižek
Çin lokantasında ana yemekleri paylaşma adetinden her zaman tiksinmişimdir.
Geçenlerde bu tiksintimi dışavurup tabağımı kendi başıma bitirmekte ısrar ettiğim zaman masa komşumdan gelen ironik bir “başıboş psikanaliz”in mağduru oldum:
Bu tiksintim, yemeği paylaşmaya gösterdiğim bu direnç, tam da cinsel partneri paylaşma korkusunun yani hafifmeşreplik korkusunun simgesel dışavurumu değil miydi? Okumaya devam et






























