Category Archives: Şey

Yahuda ve Hamas — Işık Barış Fidaner

İncil’e göre Şeytan’ın ayarttığı Yahuda İsa’ya ihanet ederek onu idama götürür. İsa’nın Son Ayartısı‘na (1988) göreyse Şeytan’ın ayarttığı İsa idamdan kaçarak Yahuda’ya ihanet eder, zira Yahuda’yı ihanetle görevlendiren kişi bizzat İsa’dır. Filmin zarafeti İsa’nın Sevfelek’ini yerine getirme işini Yahuda’ya yüklemesidir.

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Festival Baskınında Kontr-Ödipal Dürtü — Işık Barış Fidaner

Portekizce “Universo Paralello” ifadesi “Paralel Evren” demektir. Festivalin kaynaklandığı Samba ülkesinin yerel dili budur.

“Süpernova” kelimesi devasa bir yıldızın patlayarak galaksi ölçeğinde muazzam miktarda ışık saçmasına atıf yapar.

Önümüzdeki Sukot bayramında bu kavramlar iç içe geçtiğinde neler neler hayal edebilir insan? 🤩

Sonuçların tahayyülünüze sığacağını varsayıyoruz…

(Bakarsınız belki de sığmaz) 🙃

Gazze’nin yanıbaşında düzenlenen “psy-trance” müzik festivalini örgütleyen ekip İsrailli gençleri “ruhen kendinden geçmeye” davet eden “halkla ilişkiler” metninde Gelmekte Olan Büyük Festivali bu sözlerle tanıtmıştı [1].

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Resmiyet ile Gayrıresmiyet — Işık Barış Fidaner

Ekonomideki arz-talep dengesi gibi bürokraside de arz-rica dengesi vardır [1].

Hatta denebilir ki arz-rica dengesi zeminine oturan münasebet bürokratikleşir.

Fakat arz-rica münasebetinin bir de gayrıresmi yüzü olduğu unutulmamalıdır:

Resmiyet: Üstten gelen rica üzerine alttan mecburen arz edilen hizmet

Gayrıresmiyet: Alttan gelen rica üzerine üstten keyfekeder arz edilen iltimas

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Hayat sahnesinde dönen senaryolardan yakınan Güzel Can — Işık Barış Fidaner

Hayat sahnesinde ‘dönen senaryolardan’ yakındıkça Güzel Can olursunuz [1].

Tek kişilik tiyatro oyunu düşünün ki iki perdesi aykırı yazarlara emanet edilmiş:

Öyle ki oyuncu 2’nci perde boyunca 1’inci perdede ‘dönen senaryo’dan yakınsın.

Oyunun ilk bölümü süresince saplandığı ideolojik tuzakları bir bir açığa vursun.

Ama iki perde arasında oyuncunun dramatik tavrında hiçbir fark gözlenmiyor!

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Mikoriza — özel sayı

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Mikoriza) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Kayıp memleketten köklenen hiçlik parçalarını içermek (Slavoj Žižek)

— Hayat hayattır (Laibach)

— Dolaşık Hayat (Merlin Sheldrake & Cosmo Sheldrake)

— Miselyum (Sigmund Freud)

— Miselyum (Jacques Lacan)

— Mycorrhizae ağı (Wikipedia)

— Ormanların İnterneti (Ed Yong)

— The Unseen Network: From Forests to the Mind (ChatGPT)

— Ağaçlar neden ve nasıl birbirleriyle “konuşurlar?” (Evrim Ağacı)

— Lacancı Özne: Kök Salma ve Uzanım: Sütur ve Südur

— Çift Kabuklu Yavşakça Familyası Nedir?

— Mikorize Paylaşım Ağlarının Ne Olduklarını Öğreniniz

— Bitkiler Mantarlarla Eşyaşam İçinde Olduğunda Daha Dayanıklı Oluyor

— Mikorizalar bitkilerinizin beslenmesine yardım eder (Greg Quinn)

— Kendi Başınıza Mikoriza Yaratmak (Aaron Miller)

— Çevremizi Tanıyalım (mantar derlemesi)

Diğer derlemeler

菌 : mantar/bakteri

Yorum bırakın

Filed under Kitap, Şey

Şahünefis Yıldızı: takılma, iltifat, yanaşma, sondaj, telkin — Işık Barış Fidaner

Biz Türkler birbirimizi üstbenlemekte ustayızdır. Bu iş kimi aşamalardan geçer.

Beş aşama halinde tarif edeceğim üstbenleme sürecine Şahünefis Yıldızı dedim.

Nefis Ego olduğuna göre Şahünefis de Egolar Şahı Üstben’in namıkadimi olsun.

Şahünefis Yıldızı’nda beş köşe şöyledir: takılma, iltifat, yanaşma, sondaj, telkin.

Osmanlıca nam-ı kadim uydurduğumuz bu işi bir cadı büyüsü gibi resmedelim:

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Nalay etmek nedir? alay/yala: nalay/yalan — Işık Barış Fidaner

Sosyalleşmek niyetiyle ama beklenmedik laflar işitenlerde ilk refleks şöyledir:

İyi bir şey mi dedi? Yoksa kötü bir şey mi dedi?

İyi konuştuysa onu kendime çekeyim, kötü konuştuysa onu öteye iteyim!

Bu refleksi ezbere bilen bazıları ‘iltifatla yanaşma’ taktiğiyle size olta atarlar [1].

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Sigmund Freud ‘Halkla İlişkiler’in dayısı ve eniştesi mi? — Işık Barış Fidaner

Adam Curtis Benlik Yüzyılı (2002) belgeselinde tarihsel bir damarı takip etmiş.

Hatta takip etmekle kalmayıp mahkum da etmek istemiş umut verebilmek için:

Sol Politikanın İkilemi (Benlik Yüzyılı)

Fakat Clintoncı Reich’tan aldığı ‘Freudcu’ nitelemesi bu damara tekabül etmez.

Freudcu psikanalizin temel buluşu telkincilik yerine sözlü devayı getirmesidir.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Entelektüel öcü nasıl mı olur — Işık Barış Fidaner

Atakan Yavuz’un yazısından iki alıntıya bakalım, biri şöyle [1]:

Bize bir ses, bir vücut, bir ideal bahşetmesini ümit ettiğimiz kavramlar bir müze estetiği içinde sıraya dizilmiş hayranlığımızı dileniyorlar… İstediği etkiyi yaratabilmek için yepyeni bir koleksiyon düzenleyen küratör gibi entelektüel de metnini galeri misali düzenleyerek akıştan koparıp alabileceği birkaç aylak ziyaretçiyi boş yere bekleyip duruyor.

Açıkça belirtilmemiş olsa da bu cümlelerde “Görce Yazıları’nın Küratörü” diye imzaladığım yazı ve derlemelerin “birkaç aylak ziyaretçiden hayranlık dilendiği” söylenmiş. Benden başka kimleri içerdiği meçhul kalan bir entelektüel kümesine had bildirilmiş, şöyle bir tavırla: “Siz ve kavramlarınız ölmüşsünüz, anlamdan mahrumsunuz, bense edebiyat ve şiirlerimle yaşıyorum, anlam sahibiyim.”

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Büyük İdrak Göçüğü — Işık Barış Fidaner

Ruşen Çakır Türkiye’den yurtdışına göçen uzmanları “Büyük Göç” diye niteledi.

Besim F. Dellaloğlu entelijansiya kaybına Beyin Göçü yerine “İdrak Göçü” dedi.

İkisi Medyascope programında “Büyük İdrak Göçü” diye iki sözü evlendirdi [*].

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey