Category Archives: Şey

Sedayyel Elifbe

Fonetik Alfabe ses birimlerini birebir temsil eden alfabedir.

Sedayyel Elifbe yazıldığı gibi okunan ama yazım farklarının iptal edilmediği alfabedir, Türkiye Türkçesi gibi.

Mesela günümüzde kağıdı kâğıt diye de yazabilirsiniz.

O şapka harfin tepesinde ne arıyor? Neden senin başında değil?

diyerek sizi darağacına yollayacak taraflar yüz yıl öncesinde kalmıştır. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Şarlo Fabrikada ve Eylemde — Işık Barış Fidaner

Modern-Times-kultalt.com-1

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Jean Babanın Pirus Seferleri: Stalin Franco = Stealing Francs / Stealing French / Stealing Frankly)

Bu yazının konusu Çağdaş Zamanlar‘ın (Modern Times, 1936) ilk yirmi dakikasıdır (yemek makinesi hariç).

Fabrika sahnelerinin Metropolis gibi bilimkurgu filmlerini andırması makineleşme arzusunu isabetle sahneleyebilmek içindir. Uzay Yolu gibi sonraki bilimkurgu filmlerinin Şarlo sahnelerini andırması da bu işin becerildiğine delalet eder. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Jean Babanın Pirus Seferleri: Stalin Franco = Stealing Francs / Stealing French / Stealing Frankly — Işık Barış Fidaner

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Beşli Medeniyet Saçmantığı: Narenciye Serabı Hulusinatif Suratlar Taksimatında: Size Vurana Öbür Yanağınızı Dönün)

Güneye Giden Yollar (Les Routes du Sud, 1978) filminde Jean babanın Pirus seferleri anlatılır. Bunları hemen sayalım:

1) 20 yıl yürüttüğü Stalinci politik mücadele bir sonuca varmamıştır.
2) 20 yıl yürüttüğü Stalin karşıtı çalışmalar da hayalperest kalmıştır.
3) Ödipal çatışmada oğlundan uzak tuttuğu karısı (anne) kazada ölür.
4) Tersine-Ödipal çatışmada kavuştuğu ‘müstakbel gelin’ tepesine çıkar.
5) Müstakbel kaynana-gelin takasını örten çağdaş sanatsepetler boşa düşer.
6) Kadınlararası mesaj Kızıl Kaplı Defter (önbastırma) üstbenleri patlatır. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Kafası karışık (mental disorder)

Uyandırdığı tepkinin ölçüsüne göre ‘kafası karışık, ruh hastası, deli, daha deli, ayrı manyak, iyice manyak’ gibi tabirlerle dilegelen bu mefhum, ‘yaramazlık yapan büyük insan’ demektir, yani yetişkinlere ‘çocuk muamelesi’ yapılmasıdır.

Freud psikanalizi kurmadan önce insanlar Ego inşaları üzerinden birbirlerini kullanamadıkları zaman (yaygın hüsnütabirle: ‘iletişim aksadığı’ zaman) bu ‘arızaya’ sebep olduğunu varsaydıkları çeşitli ‘davranışsal veya zihinsel desenler’ kurguladılar ve böylece ‘renkten renge giren’ etiket veya damgalarla kişilik yapılarını sınıflandırma ve ‘kurumlara bağlama’ (commit to institution) yoluna gittiler. Yani özetle ‘bilinen teknik arıza’ların ruh tamircileri (?) oldular [1].

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Klark çağrışımı (clanging): Dağ Süpermenlerinin Klark Klurk Sesleri

klark-kent

Kurumsal ve çevresel ve medyatik çok çeşitli Süpermenler birbirlerinin ne kadar güncel ve uyumlu ve olgun ve topluma yakışan Süpermenler olduklarını övegiderken seyrek de olsa aradan çatlak bir ses şöyle der:

— Aslında Klark Kent de iyi adam lan!

— Abi…

Ve saniyesinde susturulur:

— Hiç öyle denir mi? Süpermensiz Klark Kent pötibörsüz çay saatine benzer.

— Çok pardon ben nasıl bir paralel evrene düştüğümü farketmemişim… Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Oh Belinda: Cheat Codes

(öncesi: Beşli Medeniyet Saçmantığı: Narenciye Serabı Hulusinatif Suratlar Taksimatında: Size Vurana Öbür Yanağınızı Dönün)

Oh Belinda’yı (2023) anlatmaya gerek yok, şifreleri yazınca anlayacaksınız.

asiye nasıl kurtulur → harika ve diğerleri

asiye nasıl kurtulur : as-iye, asi-ye, a-siye

harika ve diğerleri : as iye ve diğerleri ↔ as ve iyeler
harika tek hakimdir : asi yenir ↔ asi yer
harika’ya kudururlar : aaa sie!!

dilara : dili ağır ha! (aaa sie!!)
harikalık ablayı kudurtmakta: “öl ve utandır beni harika!” (aaa sie!!) Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Beşli Medeniyet Saçmantığı: Narenciye Serabı Hulusinatif Suratlar Taksimatında: Size Vurana Öbür Yanağınızı Dönün — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Hayırsız Oğul Gaia Kuyusunda Ne Arıyor? Histeriye Obsesyonel Freakshow Bakışı)

Bu yazı Ah Belinda (1987) ile ilgili, Oh Belinda’ya (2023) sonra bakacağım.

Birbirini çağrıştıran iki eseri anımsayalım:

1) Asiye nasıl kurtulur? (Vasıf Öngören, 1969, konu: fuhuş)
2) Fatmagül’ün suçu ne? (Vedat Türkali, 1986, konu: tecavüz)

İki eserde de güzellik kadını lanetlemiştir. Aaahh Belinda (1986) filminde Asiye rolünü oynamakta ‘vasıf öngören’ tiyatrocu Fatoş’u canlandıran sinema oyuncusu Fatoş Sezer bu iki eseri bir arada çağrıştırır (filmi çeken Atıf Yılmaz da Vedat Türkali’nin damadıydı):

fatos-sezer

Böylece ‘güzelliğin laneti’ listesine üç öğe daha eklenir:

3) Serap’ın ne kabahati var? (konu: reklamda oynamak)
4) Naciye ne yapsın? (konu: evlilik)
5) Seniye ne yapmalı? (konu: kurumlar) Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey

Hayırsız Oğul Gaia Kuyusunda Ne Arıyor? Histeriye Obsesyonel Freakshow Bakışı — Işık Barış Fidaner

(öncesi: (İğ)diş Geçirmek: Hayırdır? İzaha Muhtaç, Haysiyete Muhtaç, Bilgiye Muhtaç, Öğüt, Nasihat, Telkin, Eleştiri)

Histeriye obsesyonel freakshow bakışı nasıl kurgulanır? Bu fantazi janrının yarı-düşünümlü bir aktarımı Psikesinema yazarı Caner Fidaner’in Kalem Kutusu (2014) kitabındaki ‘Sepya Öyküler’ bölümünde bulunur [1].

Daha ilk sayfada ‘Râkım Çelebi’ ismini görünce zaten seviyenin düşeceği hissedilir. Nitekim eğlencebaz Alman ahbap ‘Hans’ yardımıyla Frengish ‘cambazhane’ye ‘duhul’ eden Râkım Çelebi orada para için oynatılan bir ‘acayip mahlûk’a bittabi derhal aşık oluverir. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

(İğ)diş Geçirmek: Hayırdır? İzaha Muhtaç, Haysiyete Muhtaç, Bilgiye Muhtaç, Öğüt, Nasihat, Telkin, Eleştiri — Işık Barış Fidaner

Histeri malumat fazlasıdır, yani ‘bilinmeyen bir şey daha’dır. Obsesyonel bakış bilenlikle bilendiğinden histerik taşkınlıkta ancak bir freakshow görebilir. İlk refleksi “Ne alaka!” diye gülüp geçmektir. Muhatabını bükemeyince devreye giren B planı ise “Hayırdır, ne ayak?” diye izah ettirmektir. Bu söz muhataplık koşullarını masaya yatıran örtük bir tehdittir:

Hayırlı değilse, hayır, istemez!
Ayak yapma… Ayak direme… Ayağını kaydırırlar… [1]

‘Bilinmeyen bir şey daha’ böylece ‘izaha muhtaç bir şey daha’ya çevrilir:

Acayiplik muhtaçtır, neye? İzaha! [2]

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

JAK LAKAN: Tibet Sığırı Muhabbeti

entel-dantel-sanat-sepet

Gözünüz aydın! Sanat sepeti entel dantelle buluşturabileceksiniz!

IKEA’nın yeni oturma grubuyla nihayet bu mümkünat kurgulanıyor:

1) Şafak söktüğü esnada koltuklara ‘geyik örtüleri = HJORT LAKAN’ serilir.

2) ‘Gerekli oturmaları eksiksiz yapan’ herkes ‘oturma grubunda’ entel danteldir.

3) Entel danteller akşamlara kadar ‘geyik muhabbeti’ ile stres atar (boş yapar).

4) Boş yaparken ‘haşırt hoşurt’ gibi ses efektleriyle Lacan boklamak adettendir.

5) Eninde sonunda ağlaşmak/networking için bittabi evlere ve köylere dağılırlar.

6) Dürbünle entel dantellerin çıkışını gören sanat sepetçiler derhal mekana gelir.

7) Geyik örtüleri kalkar, onun yerine ‘Tibet sığırı örtüleri = JAK LAKAN’ serilir.

8) Sanat sepetçiler akşamdan sabaha ‘Tibet sığırı muhabbeti’ yapar (coş yapar).

9) Tibet sığırı muhabbeti yapanlar ne olduğunu anlamadan deliler gibi gülerler.

10) Sabah çıkarken örtüleri değiştirirler yoksa entel danteller rencide olabilir.

Bkz “Dersiniz?”, “Alkımlara tutunur” Rainbow

jaklakan

9 Yorum

Filed under Kurgu, Şey