Sahi’yi (True) Doğru’dan (Right) ayırt etme konusu bugüne dek birçok açıdan ele alındı [1]. Sevgi, nefret ve hak üzerinden bu ayrımı biraz daha netleştirelim.
Doğruluk kavramı haklı olmakla ilgilidir. Bir sözün veya işin doğru olması, onu söyleyen veya yapan kişinin haklı olmasıdır. Birine “doğrusun” veya “haklısın” demek o kişiye hak vermektir, haklılık payesi yüklemektir.






Hegelci diyalektiğin önemli kavramlarından Aufhebung, bir şeyi (1) hem iptal etmek, (2) hem muhafaza etmek, (3) hem de bir üst seviyeye çıkarmak (modern tabirle “güncellemek”) demektir. İngilizcede “sublation”, Türkçede “kapsayarak aşma” ile karşılanan bu kavram, dolaysız ve soyut bir karşılaşmayı kavramsal dolayımlar kurarak geliştirmeyi ve somutlaştırmayı ifade eder. “Dil oluşun evidir” (Heidegger) düşüncesine uygun olarak, kapsayarak aşmayı “olayları kavrayarak evcilleştirmek” şeklinde tanımlayabiliriz.




























