Ötekinin Ötekisi yoktur — Jacques Lacan

$, özne bu düzeyde askıya alınmıştır, sonraki aşamada kendini sözün ötesinde ve sözün öznesi olarak onu kendinde kökten bölen bir şeyle işaretlenmiş olarak kavrama isteğiyle adım atacaktır; bu üstü çizili özne düzeyinde o yanıtı bulabilir, bulmalıdır, bulmaya niyetlidir, ama ötekinde karşılaşacağı “Ötekinin Ötekisi yoktur” sözüyle belirttiğim oyukta, boşlukta yanıt bulunmaz; imleyenler dizisinin sahiciliğini garantileyebilecek hiçbir imleyen yoktur, bu konuda özne sonuçta ötekinin iyi niyetine bağlı kalır, imleyenler düzeyinde imletici zinciri ve sözü garantileyen ve tasdikleyen hiçbir şey yoktur.

Jacques Lacan, Seminer 6

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Garantiye Sınıfı ve İlgilenenler Sınıfı: Faiz, Yatırıma Yatırım, Onaya Onay Beklentisi”, “Dinler ve Ötekinin Ötekisi”

1 Yorum

Filed under Çeviri

Babanın Adı, Babanın Hayrı: Nam-ı Pir, Nah-ı Pir — Işık Barış Fidaner

Freud’ın Ödip kompleksi teorisine göre Batılı çekirdek ailede babanın temel işlevi anne ile çocuk arasına girerek “normal” (nevrotik) simgesel dolayımı başlatmaktır. Baba araya girmezse anne-çocuk bağı “anormal” (dengesiz) bir yola girebilir (sapkınlık veya psikoza dönüşebilir). Babanın müdahalesi ilk yasayı koyar ve ensesti yasaklar: “Dur, o senin annen, sen de çocuksun!” Bunu Türk filmlerindeki “Durun siz kardeşsiniz!” repliği gibi düşünebilirsiniz. Babanın “dur!” komutu aynı polisin “dur ihtarı” gibi özneyi simgesel düzene tabi kılar; “dur deyince durmamak” anormalliğin tanımı olur.

Okumaya devam et →

34 Yorum

Filed under Şey

Garantiye Sınıfı ve İlgilenenler Sınıfı: Faiz, Yatırıma Yatırım, Onaya Onay Beklentisi — Işık Barış Fidaner

‘Feyiz’ ile aynı kökü paylaşan ‘faiz’ paranın fazlalaşması (südur) anlamına gelir [1]. Faizin kaynağı ‘yatırıma yatırım’ yapılmasıdır:
1) A B’ye kredi vererek yatırım yapar, ama bu yatırım karşılıksız değildir.
2) B A’nın ona yaptığı ‘yatırıma yatırım’ yaparak A’ya faiz öder [2].

‘Faiz’ dinde günah sayılır çünkü ‘yatırıma yatırım’ kapısı bir kez açılırsa, bu iş ‘yatırıma yatırıma yatırım’, ‘yatırıma yatırıma yatırıma …’ diye uzar gider ve bilgisayar biliminde ‘özyineleme’ denen mekanizma nedeniyle sonsuz döngü problemine yol açar: Paranın hareketi otonomlaşır, sermaye olur, kendi mantığıyla ilerler, kimse onu durduramaz ve “katı olan herşey buharlaşır” (Marx & Engels) [3] Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Tekir — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Tekir) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Tikelsiz Tekil: Tekir

— Şili itibarı desteklemedi haysiyeti onayladı

— Alın Teri, Ecel Teri, His-teri

— Dilin Asgari Yapısı

— Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak

— Evrende Kızıllaşma ve Morlaşma: Marksizm ve Feminizm: Fallokristalden Başkası Değildir

— Düşmüş Meleği Yeniden Ayağa Kaldırmak

Diğer derlemeler

虎 : kaplan

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Dilin Asgari Yapısı — Işık Barış Fidaner

Lacan’a göre dilin asgari yapısı dört terimden oluşur:

İmletim zincirinin gelişimi imleyenlerin bir ölçüde eşzamanlı olmasını gerektirir: İmletim takımı. Şunu sorabiliriz: “En küçük takım nedir?” Bu küçük meseleyle uğraştım. Bana göre en küçük takım dörtlemedir. Dört tanecik imleyenden dil inşa edilebilir mi? Bana sorarsanız bu düşünülmez değildir… Neyse bunu bir kenara koyalım. (Seminer 6)

Dil üzerine makalesinde Walter Benjamin dört terim sayar ve aralarındaki diyalektiği şöyle tarif eder:

Dilsel oluşumların hepsinde ifade edilmiş ve ifade edilebilir olan şeylerle ifade edilemez ve ifade edilmemiş olan şeyler arasında bir çatışma sahnelenir. (Kendi Başına Dil ve İnsan Dili Üzerine)

İfade edilmiş, ifade edilebilir, ifade edilemez, ifade edilmemiş: İki olumlu terim, iki olumsuz terim ve aralarında çatışma. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Şili’de “Haysiyeti Onaylıyorum”: Esas-İmleyen ve hegemonya — Slavoj Žižek

Yeni bir Esas-İmleyenin kendini dayatması kural olarak kavranmaya çalışılan şeyin “doğru adını bulmak” şeklinde tecrübe edilir; fakat bu “bulma” işi üretkendir – yeni bir simgesel alan kurar. Şili’de süren eylemlerin ve Apruebo Dignidad (“Haysiyeti Onaylıyorum”) hareketinin Esas-İmleyeni “haysiyet”tir. Şili istisna değildir: Yoksulluk, açlık, şiddet yaşansa da, ekonomik sömürü yaşansa da, Türkiye’de, Beyaz Rusya’da, Fransa’da parlayan eylemler sık sık haysiyeti gündeme getirmektedir. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Şili itibarı desteklemedi haysiyeti onayladı — Işık Barış Fidaner

gabriel-boric-habla-actividad-apruebo-dignidad-bella-artes-960x480

“Neoliberalizmin beşiği Şili’yi neoliberalizme mezar edeceğiz!”
Gabriel Boric

Yeni Şili başkanı Gabriel Boric’in simasına çabucak aşina olduk fakat onu iktidara taşıyan ittifakın ismiyle ilgili bir çeviri sorunu devam ediyor: Şili’de demokratik seçimi kazanan ittifakı Anadolu Ajansı “İtibarı Destekliyorum” ismiyle duyurdu ve Türkçe yayın organlarının çoğu papağan gibi bu ismi tekrarladılar. Fakat özgün İspanyolca slogan şöyle: Apruebo Dignidad (Approve Dignity). Bunun doğru Türkçe çevirisi ise şöyle: Haysiyeti Onaylıyorum.

Bu hata iki soruyu akla getirir:
A) Haysiyetin itibardan ne farkı var?
B) Onayın destekten ne farkı var?
Şimdi bunları sırayla yanıtlayalım.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Şey’in haysiyeti — Slavoj Žižek

Yüceltim bir nesneyi Şey’in haysiyetine yükseltir.
Jacques Lacan, Seminer 7

citylightsfinalscene

Şehir Işıkları (Charlie Chaplin, 1931) mutlak kararlaşamazlık anında biter, o anda ötekinin nesnesel yakınlığıyla yüzyüze geliriz ve “O sevgime layık mı?” sorusuna yanıt vermeye mecbur kalırız, veya Lacancı formül ile “Onda kendinden fazla bir şey (küçük a nesnesi, gizli hazine) var mı?”

Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Çeviri

Üst-belirlenim (super-determinism)

Kuantum mekaniğinde üst-belirlenim, Bell teoremindeki bir gediktir. Ölçülen bütün sistemlerin ölçüm tercihleri ile ilintili olduğu kabul edildiğinde Bell teoreminin dayandığı varsayımlar geçerliliğini yitirir. Üst-belirlenimci bir gizli değişken teorisi Bell’in yerel sebeplilik mefhumunu yerine getirdiği halde Bell teoreminden türeyen eşitsizlikleri ihlal edebilir. Böylece kuantum mekaniği tahminlerine uyan bir yerel gizli değişken teorisi mümkün olur, bu özelliği taşıyan birkaç örnek teori önerilmiştir. Üst-belirlenim terimi yanıltıcıdır. Üst-belirlenimci modeller bilindik anlamda belirlenimcidir. Ama buna ek olarak ölçülen durum ile ölçüm bağlamı arasında ilinti olduğunu kabul ederler.

Kaynak: Wikipedia

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Üst-belirlenim yolu” John Stewart Bell, “Eryazgı (predestination)” Slavoj Žižek

7 Yorum

Filed under Çeviri

Üst-belirlenim yolu — John Stewart Bell

Işık hızı aşımından ve ürkünç uzak tesirden (spooky-action-at-a-distance) kaçınmanın bir yolu var. Ama bu yol doğruysa evren mutlak belirlenimcidir ve özgür irade diye bir şey yoktur.

Dünyanın üst-belirlenimci (super-deterministic) olduğunu düşünelim, sadece cansız doğanın sahne arkasında saat gibi işlemesi anlamında değil, ayrıca davranışımızın da mutlak olarak önceden belirlenmiş olması anlamında. Buna göre bir deney yerine bir başkasını yapmayı özgürce seçtiğimize inanmamız, yani deneycinin bir ölçüm kümesi yerine bir başkasını yürütme “kararı” da üst-belirlenmiştir. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri