Acherontia atropos (ölübaş kelebeği)

Ölübaş kelebeği Acherontia cinsi altındaki üç güve türünden en meşhur olanıdır (diğer ikisi: Acherontia lachesis, Acherontia styx); gövdesinde bulunan kafatasını andıran şekille tanınır, yaygın ve bilimsel adlarını bu özellikten alır [ç.n. Atropos ölüm tanrıçasıdır]. Carl Linnaeus bu türün bilimsel adını Systema Naturae‘nin 1758 tarihli onuncu baskısında koymuştur. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Atropa belladonna (güzelavrat otu, ölümcül gece gölgesi)

Halüsinasyon, Hafiflik ve Uçma Hissi

atropa

Bu ot daha sonra deliliğe yol açar: Bir dirhem kökü şarapla içerseniz saçmasapan hayaller görürsünüz, gerçi bu hayaller insana çok hoş gelir: Bu miktarın iki katını içen birisi üç gün kendine gelemez, hatta bunun dört katını içerse ölür. (…) Cadıların deriye sürdükleri merhemlerin özelliği bu olsa gerek.

(Pedanius Dioscorides, 1651. A cerca de la materia medicinal, y de los venenos mortiferos; çeviri, illüstrasyon ve notlar: Dr. A. Laguna)

Adam otu (mandrake) ve bam otu (henbane) gibi güzelavrat otu da cadılar için çok önemlidir; Walpurgis gecesinde (30 Nisan: ç.n. Azize Walpurga’nın bayram günü 1 Mayıs’ın arifesi) cadılar meclisi toplanırken güzelavrat otu ruhunun belirdiği düşünülürdü. [ç.n. Bitkinin İngilizce adı deadly nightshade “ölümcül gece gölgesi” anlamına gelir.] Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Entropoloji — Claude Lévi-Strauss

Dünya insansız başladı ve insansız bitecek…

İnsan, solumaya ve beslenmeye başladığı ilk zamanlardan ateşi keşfedip atomik ve termonükleer aygıtlar icat etmesine kadar (üremeyle meşgul olduğu süreleri saymazsak) milyarlarca yapıyı kaygısız bir neşeyle yerle bir ederek onları artık birleşemez bir hale düşürmekten başka ne yapmıştır ki? Kuşkusuz insan kasabalar kurmuş ve toprağı işlemiştir ama düşünülürse şehirleşme ve tarım aslında sağladıkları örgütlenmeden sonsuz ölçüde daha yüksek oran ve hızda atalet üretmeye yarayan araçlardır. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Atrofi (körelme)

Atrofi veya körelme, bedende bir kısım, hücre, organ veya dokunun küçülmesidir. Bu terim, körelen kısmın önce birey için (yaşına ve koşullarına göre) normal boyutta olduğunu, sonra küçüldüğünü belirtir. Atrofi geçiren organ veya beden kısmını oluşturan hücreler küçülebilir veya sayıları azalabilir veya ikisi birden olabilir. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Antropik İlke (kozmoloji)

large_web.jpg__1240x510_q85_subject_location-620,254_subsampling-2

Antropik ilke, hayatın mevcudiyetinin, evrenin yapısı, doğa sabitlerinin değerleri ve doğa kanunları ile belirlendiğine dair düşüncedir (anthropos: insan, anthropic: insani).

İnsanlığın mevcudiyeti açıkça gösterir ki, evrenin mevcut yapısı ve doğa sabitlerinin aldığı değerler, hayatın varolmasına müsaade etmektedir. Sahiden görülür ki, evrim ve hayatın sürerliği için evrende bulunması gereken birçok özellik, doğa sabitlerinin aldığı farklı değerlerin (elektron kütlesi, yerçekimi şiddeti, nötron ömrü, vb.) fevkalade rastlaşmasının neticesidir. Bu rastlaşmanın anlam ve önemi eğer varsa anlaşılmış değildir. Anlaşılan şudur: Bu nicelikler azıcık bile değişseydi evrende hiçbir karmaşa veya hayat olamazdı. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Ölüm Tanrıçası Atropos (Şaşmaz)

Yunan mitolojisinde Kaderler, birlikte çalışan üç kızkardeştir, insanların ömür ipliklerini eğiren-ölçen-kesen üç tanrıçadır.

The-Fates-Bill-DeanKaderler, Bill Dean

Clotho kirmenle ipleri “eğiren/eviren/çeviren” kızkardeştir.

Lachesis ipleri ölçerek ömürleri “bölen/dağıtan/paylaştıran/taksimatçı” kızkardeştir.

Atropos makasla ipleri keserek ölümleri kararlaştıran “şaşmaz/dönmez/kaçınılmaz/amansız” kızkardeştir ve ölüm tanrıçasıdır. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Atopik (Yersiz) Başka ve Heterotopik (Yerine Uymayan) Fark — Byung-Chul Han

Eros, güçlü anlamda Başka ile ilgilidir, ego rejiminin kapsayamadığı öğe ile ilgilidir. Giderek aynılar cehennemine dönüşen çağdaş toplumda bu nedenle erotik tecrübe bulunmaz. Erotik tecrübe asimetrik ve dışsal bir Başka’yı varsayar. Sokrat’ın sevgiliye atopos demesi tesadüf değildir. Başka, arzuladığım ve beni büyüleyen Başka, yersizdir. O, aynılık dilinden çıkarılmıştır:

Atopik olduğu için, Başka, dili kararsızlaştırır: Başka’dan söz edilemez, onun hakkında konuşulamaz; ona atfedilen özellikler foldur, acı verir, hatalıdır, acayiptir. (Roland Barthes, Bir Aşk Söyleminden Parçalar)

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Melankoli: Adile’ye Dünyanın Yasını Tutturabilmek — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2021-11-11-01h11m10s942

Melankoli filminde geçen bir diyalogun Türkçe uyarlaması (2011, Lars Von Trier): Adile ve Duru kızkardeştir. Alper Duru’nun oğludur. Bir yıldıztaşı (asteroid) dünyaya yaklaşmaktadır.

Adile: Dünya kötücüldür, onun yasını tutmamız gerekmez.
Duru: Ne?
Adile: Kimse onu özlemez.
Duru: İyi de Alper nerede büyüyecek?

Melankolik Adile’nin dünyanın nihayete erişi karşısında umutsuzluğa kapılan kızkardeşi Duru’yu tersleyerek dünyayı kötülemesi, foyasını anlayıp içyüzündeki çürümüşlüğü gördüğü dünyayla bağını kopardığına işaret etmez. Tam aksine dünyayla bağını koparamadığına işaret eder. Freud’un Yadsıma makalesinde dediği gibi: “Hasta eğer rüyamdaki kadın annem değildi diyorsa demek ki annesidir.” Yani yadsımayı kaldırarak Adile’nin sözlerini yeniden okumalıyız: “Yas tutmaya gerek var çünkü dünyayı özleyeceğim.” Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Yerçek — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Yerçek) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır

— Günü ve Geceyi Bitirebilmek: Rahatlar, Rahatsızlar ve Felekten İntikam Almak

— Üç ünlem: Oy Gottenyu! Oh my God! Allah allah!

— Dinler ve Ötekinin Ötekisi

— İptal Kültürü: Sesli İptal (Eritme) ve Sessiz İptal (Buharlaştırma)

— İkrar Özürlü Toplum: ‘Lütfen’ Okuyanlar Lütfen Okumasın!

— Hanımefendinin Erkek Düşmanlığı Kıskanç Beyefendinin “Öteki Erkek” Düşmanlığıdır

Diğer derlemeler

重 : ağır, ağırlık, önem

1 Yorum

Filed under Şey

Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır — Işık Barış Fidaner

İki önemli rüya tipi, uçma rüyaları ve düşme rüyalarıdır. Uçma rüyası hayallere dalıp gitmektir, düşme rüyası ise gerçekle yüzleşmektir.

Aslında hepimiz her an düşeriz: Hiçbir an geri sarılamaz, hiçkimse geri dönüp sarılamaz, kaçınılmaz ortak istikamet ayrılma ve ölümdür. Ama düşerken gözlerini kapatıp uçtuğunu düşlemek/düşünmek insanın elindedir.

Uçmak düştüğünü unutmaktır. Kuş her kanat çırptığında düşüşünü biraz ertelese de düşmeye devam eder. O halde “uçuşu hatırlamak” düşüşü de hatırlamaktır [1]. Okumaya devam et →

25 Yorum

Filed under Şey