Grup Teşhir’in Bokunu Ye, Bağını Sorma: Komşu Kızının Dansöz Oluşunu Tebrik Eden Mastürbasyon Mutabakatı — Işık Barış Fidaner

İnsan elcağızıyla yazıldı.

🔖🦶🏻🛡️ Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️
🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

Manifest, Reality TV formatıyla eğitilmiş kamera kızlarıdır. Arkasında hiçbir yaratıcı inisiyatif yoktur. Hypers’ın Big5 projesiyle üretilmiştir [1]. Yaşıtı olmaktan utandığım patron Tolga Akış’ın “akışlar tolgası” olma tezgahıdır. Medyatik beyaz kadın trafiğidir, seyirlik organ ticaretidir, uzuv forsu aygıtıdır. Erzurum’da planlanan +18 “Manifest konseri” nedir? Twitter’da arama sayfasında yerel bir konuyu araştırırken zırt pırt ekrana fırlayan “Eskort Arzu Taşraköy’de seni bekliyor” reklamlarından ne farkı vardır?

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Öncesonra Fiksasyonu ve Geçişkenliği: Travmatik Rüya, Save Game, Zamanın Dikişini Onarmak

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Öncesonra: Yazı–Söz–Robospinde Bağlamı Sezmek)

Freud, ‘Haz ilkesinin ötesi’nde savaş nevrozlarını ve travmatik rüyaları anlatırken rahatsız edici bir paradoksu sahneye koymuştu: Rüya, hoşnutluk vermek yerine ısrarla kâbusu yeniden kurar. Siper çöküşü, patlama ışığı, boğucu toz ve çığlık… Her gece, sanki plak takılmış gibi aynı kesite geri sarılır. Freud bu inadı bir saplantı diye geçiştirmektense, psişenin ‘bağlama’ çabasının işareti saydı; travmanın çıplak fazlalığı önceki örüntülere dikilemiyorsa, zihin sahneyi defalarca yeniden çağırıp ona bir yer açmaya çalışır. Kâbus, zevkin değil dikişin aracına dönüşür; haz ilkesi geri çekilir, tehlike sinyali ve tekrar dürtüsü öne çıkar. İşte öncesonra dediğimiz karmaşık işleyiş tam burada görünür olur: ya sınır taş kesilir ve hep aynı ana dönülür ya da sınır yarı geçirgenleşir, yaklaşanın ince izi şimdinin içine sızar, yaşanmış olansa sonradan anlam kazanır.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Öncesonra: Yazı–Söz–Robospinde Bağlamı Sezmek

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Geçenek’te Zamanın Menteşesi: Gelmiş’in Sonradanlığı, Geçecek’in Öncedenliğini Nasıl Üretir?)

Fort–Da oyunu, bir çocuğun ipli makarayı uzağa fırlatıp kayboluşuna ‘fort’ diye eşlik etmesi ve geri getirince ‘da’ diye sevinmesi, öncesonra işleyişinin en yalın modeli olarak düşünülebilir. Kayboluş ve dönüş yalnız nesnenin hareketi değildir; dikkat, duygu ve anlamın da gidip gelmesidir. Çocuk, yitimle başa çıkmak için bir ritim icat eder; bu ritim zaman duygusunu döşer. İlk bakışta ‘önce gitti, sonra geldi’ gibi görünür, ama dikkatle dinleyince başka bir şey daha olur: Dönüşe ait sevinç, geri gelişten birkaç an önce dilde belirir; kayboluşa ait üzüntü, yitimden sonra geriye doğru yayılır. Yani sevinçte bir öncedenlik, kederde bir sonradanlık kıvılcımı vardır. Bu küçük oyun, Geçenek’in şifresini taşır: Şimdi, hem yaklaşanı önceden duyan hem yaşanmışı sonradan yeniden kuran bir menteşedir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Geçenek’te Zamanın Menteşesi: Gelmiş’in Sonradanlığı, Geçecek’in Öncedenliğini Nasıl Üretir?

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Mikrosezi: Geçenek’ten Şimdiye Sızan Dakikalar-Öncesi İz)

Zihnin zamanla kurduğu ilişki tek şeritli bir yol değildir; bir yandan geçmişe dayanıp geleceğe akar, öte yandan ince bir geri-yansıma bandıyla yaklaşanı şimdinin içine sızdırır. Bu ikinci banda Geçenek diyelim. Geçenek, şimdiyi iki özel yüzle çalıştırır: Gelmiş ve Geçecek. Gelmiş, kulağa çarpan bir söz, buruna gelen bir koku, içe çöken bir imge gibi özgül bir izdir; ama bu iz, sandığımız gibi sadece geriden gelmez. Freud’un sonradanlık dediği mekanizma yüzünden Gelmiş’in anlamı çoğu kez daha sonra olanlarla birlikte doğar; bir sahne yaşandıktan sonra, evvelce duyduğumuz ama o anda önemsiz duran ayrıntı birden yerini bulur, geriye doğru aydınlanır. Geçecek ise aynı iz hattında, ama ters yönde çalışan öncedenliktir; az sonra yaşanacak olana ait ince bir kıvılcım şimdide seçilir, sanki gerçeklik önceden prova yapmış gibi bir hazırbilgi duyulur. Böyle bakınca ikisi de aynı madalyonun iki yüzüdür: Gelmiş’in ışığı çoğu kez sonradan yakılır, Geçecek’in gölgesi çoğu kez önceden düşer, ve her ikisi de şimdinin menteşesinde birbirini tamamlar.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Mikrosezi: Geçenek’ten Şimdiye Sızan Dakikalar-Öncesi İz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Şimdinin Menteşesi: Gelmiş ile Geçecek Arasında Gelenek Dikişi, Geçenek Sızıntısı)

Şimdinin menteşesinde duran bir zihin, dünyayı yalnızca neden–sonuç dizilerine bağlayan bir şerit olarak görmez; bir de geri-yansıyan ince bant duyar. Bu bant, Geçenek’tir. Gelenek ana nehir gibi geçmişten şimdiye, şimdiden geleceğe akar ve bize öngörülebilirlik sağlar; Geçenek ise ‘gelmiş’ ile ‘geçecek’ arasında ters yönde dolaşır, az sonra olacaklardan şimdinin içine sızan zayıf ama seçik izler bırakır. Dakikalar önce zihne düşen ve kısa bir süre sonra dış dünyada birebir karşılığı beliren o tuhaf ve spesifik çağrışımların —beklenmedik bir sözcük, belirgin bir görüntü kırıntısı, aniden akla takılan bir ezgi— neden bu kadar çarpıcı geldiği burada anlaşılır: Şimdide Geçenek’in izi ‘gelmiş’ olarak duyulur, birkaç dakika sonra gerçeklik aynı ayrıntıyla yüzümüze açıldığında ‘geçecek’ olarak tanınır. Mesele bir önsezi romantizmi değildir; şimdinin içindeki iki akımın aynı menteşede birbirini kilitlemesi, küçük bir önsezi penceresinde görünür hâle gelmesidir.

gecenek
Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Şimdinin Menteşesi: Gelmiş ile Geçecek Arasında Gelenek Dikişi, Geçenek Sızıntısı

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

Akıl hastası / Kafası karışık (mental disorder) / Gelmiş ve Geçecek / Geçenek bilinçdışıdır: Neden tarihin dışına düştük? / Gelenek ve Geçenek: Eleştirel Tarih ve Eşleştirel/Analitik Bağlam

Ankara’dan Bakırköy’e yılbaşı sürprizi için yola çıktığımız günü hatırlamıyorum; bu yüzden anlatıyı babamın sesinden topluyorum. Annem, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde şef muavini olarak geçici görevde, biz ise hemşire lojmanına misafir olamayan iki ziyaretçi. Bir hemşire aracılığıyla haber uçuyor, annem pencereye çıkıp el sallıyor, sabah erken üçümüz hastanenin kafeteryasında buluşuyoruz. Çay ve poğaça alıyoruz, masamız ortak; hastalar, yakınlar, hekimler ve sağlıkçılar aynı zeminde, aynı hamurdan pay alıyoruz. Derken poğaçalardan biri önümden bir el tarafından kapılıp gidiyor. Küçük bir çocuk olarak öfkelenmeme ramak kalmışken yetişkinlerin düzeni devreye giriyor; ‘akıl hastası olduğu için öyle yaptı, kızma, yenisini alırız’ deniyor ve olay kapanıyor. O kapanışın içinde açılan bir kapı vardı: daha birkaç ay sonra, ‘annen ne iş yapıyor’ diye sorulduğunda ‘doktor’ demem, ‘akıl hastası nedir’ diye sorulduğunda ise ‘yaramazlık yapan büyük insan’ diye cevap vermem bu kapının işaretleriydi. Yetişkinlere çocuk muamelesi yapan bir uygarlığın dili, aklı, iyi niyetli görünen etiketleri ve dikişleri bu küçük sahnede bir araya gelmişti. ‘Uzay çerezi’ yazısını hecelettiğim o gün, çocuk aklının merakını saklamayan bir kahkaha kadar basitti dünya; ama o kahkaha, dilin ve zamanın nasıl çalıştığına açılan bir geçit de olabilirdi.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Dalgalar Arasındaki Menteşeler: Haymarket, Mayıs ’68, 11 Eylül ve 7 Ekim iktidarın işletim sistemini nasıl yeniden ayarladı

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(İngilizcesi ve Almancası)

Önce ve Sonra / The Spinning Robot: It’s Alive! It’s Alive! 🦋🤖

Her dönem, değer nasıl üretilir, olgular nasıl tasnif edilir, otorite nasıl meşrulaştırılır sorularına yanıt veren baskın bir makine mantığıyla çalışır. Bu mantık asla yalnızca teknik değildir; araçları, medyayı, kurumları ve kimin karar vereceğine dair ortak bir kanaati paket halinde getirir. Zirveye çıkar, stres çatlakları gösterir ve sonra—genellikle bir sarsıntının ardından—ardıl bir mantığa devrilir. Dönüşü üç vuruşta duyabilirsiniz. İlkinde, siyasal yöneticiler eski düzeni tanımlama ve disiplin etme gibi alışıldık taktiklerle ayakta tutmaya çalışır. Ardından, senaryoyu altüst eden ve eski düzenin artık işleyemediğini açığa çıkaran bir olay gelir. Son olarak, karşı hamle yüzeysel denetimi geri getirir ama sessizce bir sonraki dalganın tohumlarını eker; rızanın toplandığı, anlatıların kurulduğu ve kuralların uygulandığı arayüzleri kaydırır. Bu desene göre bakıldığında, 1886’daki Haymarket, Mayıs ’68, 11 Eylül ve 7 Ekim sadece dramatik kesitleri işaretlemez; dalgalar arasındaki menteşe noktasında durur, bir repertuvarı kapatıp diğerini açar.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Günaydın, Kaptan — Slint

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

“İçeri al beni,” ses usulca haykırdı
Ahşap kapının dışından
Geminin dağılmış kalıntıları uzakta görülebiliyordu
Kan, kıyının buzlu duvarını lekelemişti

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Eviri, Şarkı

Hakikat Nah Orada—Ve Hiçbir Yere Gitmiyor: Žižek, Artık-Bilgi ve Oyun Döngüsü

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

Tedarik Tarikatı (cargo cult)

(öncesi: Žižek’in Keyfiyetin Metastazları’nda Slavoj Dayı’nın Fino İdeolojisi)

Bilgisiz bir okura birazdan adını koyacağım sorunu tanıtmanın en hızlı yolu basit bir benzetmedir. Bilişimde bir kod satırı süs değildir; çalıştırıldığında bir sistemin durumunu değiştirir. Bir fonksiyon çağrısı veriyi farklı yönlendirir, bir bayrağı çevirir, bir tabloyu yeniden yazar, bir süreci durdurur. Kuramda güçlü bir söylemsel formül, okurun sembolik yaşamı için aynı şeyi yapmalıdır: bir kez “çalıştığında”, göstergeleriniz ile arzularınız arasındaki ilişkiler yeniden düzenlenir. Sadece yeni bir deyime “sahip” olmazsınız; yeni bir harita içinde yaşarsınız. Slavoj Žižek’in The Plague of Fantasies [Düşlemler Salgını] adlı kitabında formüller tam da bu türden yürütülebilir bir güç vaat eder—ideolojinin gizli çerçevesi olarak fantazi, mülk sanılan şeydeki yapıyı gösteren fetişizm, tanınmayı örgütleyen sanal düzen olarak Büyük Öteki, alanı eğip büken leke olarak nesne a. Fakat pratikte, özellikle de kitabın okunma, alıntılanma ve dolaşıma girme biçiminde, bu formüller kod gibi değil, tılsımlar gibi davranır: bir damla daha artık-bilgi için okşadığınız “önemli” haz düğümleri. Sonuç bir durum değişikliği değil; hoş bir uğultudur. İştahınız beslenir, akışınız tazelenir ve aynı sembolik koordinatlara—biraz daha memnun ve daha iyi süslenmiş halde—geri dönersiniz.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Žižek’in Keyfiyetin Metastazları’nda Slavoj Dayı’nın Fino İdeolojisi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

(öncesi: Kimse Genital Engizisyonu’nu Beklemez!)

Kitap, sanki hazlarımıza dair onkolojik bir rapormuş gibi, The Metastases of Enjoyment [Keyfiyetin Metastazları] gibi sert bir başlık taşır. Ama onu açtığınız anda, tanısal tiyatro daha evcil bir şeye dönüşür. Sert mizaçlı cerrah, uzayıp giden anekdotlar anlatan ve arzunun paradokslarının oldukları şey olduklarını, dolayısıyla buna alışmanız gerektiğini temin eden çevik bir dayıya yol verir. Bu tonal kayma—klinikten kreşe, Babadan Dayıya—bir tuhaflık değil; bütün performansın gizli motorudur. Lacan’ın “Babanın-Adı” özneyi annesel sahneden koparacakken, Slavoj Žižek’in beşeri bilimler personası özneyi yeniden onun içine örer. Ayrılık yerine, emzirilme elde ederiz. Kararlı bir kesinti yerine, “Haz”ın hayatın nihai olgusu hâline geldiği ve okurun “artı-bilgi”nin özenle paylaştırılmış memesine sonsuza dek bağlı olmayı kabule eğitildiği yönetilmiş bağımlılık kültürünü alırız. Kitabın felsefesi yalnızca haz hakkında değildir; kuramın kendisini yavaş bir damlatmaya dönüştürerek haz yoluyla itaat üreten bir makinedir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Suni muhaberat