Tag Archives: Ekhona

Saklı Yüksük Dünya: Hakikat sonrası yolcusu kalmasın! — Işık Barış Fidaner

inter

“Tek tek” ifadesi iki şekilde yorumlanabilir:
A) Yegane olan yegane şey
B) Birer birer ele almak
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

17 Yorum

Filed under Şey

Çizili baykuş ormanın içinden seslenir: ‘Kim yapar yemeğini?’ — Rebecca Pugh

Untitled

Şafak vakti ormanda koşu yaparken eğer hırıltılı bir soru işitirseniz: “Who cooks for you?” (Kim yapar yemeğini?) do’dan başlarsa ve son nota aniden pesleşirse, sağlıklı bir ormanda olduğunuzu anlarsınız. Mevzubahis kuş ezgisiyle sorgulamaya devam ederse: “Who, who, who, who, who, who, who cooks for you now?” (Kim kim kim Kim kim kim kim yapar yemeğini yahu?) artık emin olursunuz: Çizili baykuşlarla koşmaktasınız (barred owl). Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Vamp Güzellerin Köken Hikayesi — Marlen Komar

Untitled

Marlen Komar — 31 Ekim 2017 — allure.com

Vamplık sonbahar geleneklerinden biridir, aynı balkabaklı baharatlı latte içmek veya etrafa siyah/turuncu şeker kağıtları saçarak Hocus Pocus’u bir kez daha seyretmek gibi. Hava soğuyunca birçoğumuzun eli plum rujlara uzansa da vamplığın asıl anlamını pek bilen yok. Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri

Sen muhteşem bir detaysın! Biberli öz-deşim oley! — Işık Barış Fidaner

İltifat niyetiyle söylenip olumsuz çağrışımlara yol açtığı halde ısrarla terk edilmeyen muğlak bir deyim var, belki duymuşsunuzdur:

Sen muhteşem bir detaysın!

Bir iltifatın normalde iyi anlamlar uyandırıp kötü anlamları defetmesi beklenir ama bu deyimi biraz silkelediğinizde altta yatan olumsuzluk çabucak su yüzüne çıkıyor. Cümleyi alıp birkaç defa tercüme ettiğimiz zaman ünlü masaldaki prensesin onca şiltenin altındaki bezelyeyi hissedip rahatsız olması gibi çabucak olumsuzluğun kalbine ulaşırız: Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Vamplık ve Zomluk — Slavoj Žižek

Kant’tan çıkarılacak Hegelci sonuca göre her sınırlama kendi “ötesindeki” şeylerin öncülü sayılmalıdır, buna göre Kant’ın Kendinde-Şey mefhumu bile fazla “şeyleşmiş” kalır.

Hegel bu konuda nüanslıdır: Duyu-üstü “görünüş olan görünüştür” dediği zaman tam da Kendinde-Şey’in fenomenlerin sınırlaması olduğunu öne sürmektedir. “Duyu-üstü nesneler (duyu-üstü sezgi nesneleri)” kimerik “tersine dünya”ya aittir; orada olsa olsa duyulur sezginin içeriği bir başka sezginin duyulmaz biçimi altında tersine sunulmuştur, bir akis gibi yansımıştır [veya hemseda gibi yankılanmıştır: Hiçpekora] Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Çeviri

Sen siz olmaz! Sen siz olmaz! — Işık Barış Fidaner

6e5

Sen ve ben gafletini aşıp, biz olanların rızkıdır aşk. (Doğan Cüceloğlu)

Doğan hoca haklı: Senben bizsiz’dir.

Senli benli olanlar bizlikten çıkar. “Samimiyet” özelleştikçe kamusallık aleyhine mevzilenir. Biz Siz’e karşı gelir, onu Bizsiz bırakır.

Ama şu da var: Senbiz bensiz’dir. Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey

Ben ismial mıyım yoksa mürekkep yalanmı — Işık Barış Fidaner

İsmail Saraçoğlu’nun 7 yaşında yazdığı şiiri ney eyyorsak? İşte ünlü metin:

Ben Neyim
Ben bir karadelik miyim
Ben bir kek miyim
Ben bir iki miyim
Ben bir İsmail miyim
Ben bir hiç miyim
Ben bir hiçliğin ortasında yüzen bir adam mıyım. Ben hiç bir şey miyim yoksa bunlar bir yalanmı
Belki bir şey olabilirim

Kabasını almak için kısa bir tercümeyle başlayalım:

Ben neyim? Umutsuzluk muyum yoksa avuntu muyum? Anababam mı tanımlar beni yoksa bana verdikleri ad mı? Bu ad bomboş mu yoksa başka adlarla mı sürüklenir? İstikamet hiç mi yok, belki de vardır?

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Erkek adam zom erillikten nefret eder — Luke Burns

Zom erilliğin (toxic masculinity) ne olduğunu öğrendim ve sana iki çift lafım var birader: Daha fazla gayret etmeliyiz. Birbirimize hesap sorması gereken yine bizleriz. O yüzden yemin ederim ki eğer bir arkadaşımın zom eril olduğunu görürsem onu anasından doğduğuna pişman ederim. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Sosyal Medya ve Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek — Işık Barış Fidaner

Günümüzde sosyal medya siteleri Lacan’ın üç nakışını/hattını örtmektedir:

Hayali (Instagram), Simgesel (Facebook), Gerçek (Twitter)

1) Instagram hayalidir çünkü orada insanlar imge alışverişi yaparak ayna evresini yeniden sahnelerler (alışıveriş).
2) Facebook simgeseldir çünkü insanlar orada simgesel bağlarını (iş, aşk, vb.) ilan eder ve destekler.
3) Twitter gerçektir çünkü uzunluk kısıtıyla satırlandığı için (interdiction, her cıvıltı azami 280 vuruştur) insanlar satır arasında konuşurlar (inter-dit, subtweet).

(sonrası: Sosyal Medyada Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek)

medya

Bkz “Lacan’ın Arzu Şeması”

(İngilizcesi)

11 Yorum

Filed under Şey

Groundhog Day: Dairesel/Döngüsel Zaman, Doğrusal/Doğurusal Zaman — Işık Barış Fidaner

Untitled

1993 tarihli filmin adı Groundhog Day, Dağsıçanı Günü demektir. Ground-hog harfiyen “zemin istiflemek” anlamına gelir. Hakikat haki-kattır yani bütün diğer katların üzerinde yükseldiği “toprak zemin”dir [1]. Dağsıçanına hava durumu sorma esprisi doğanın hakikatini o toprakların yerlisine sormak gibidir. O halde ground-hog “hakikati istiflemek” anlamına gelir. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey