Tag Archives: Görce Yazıları

Küçük Prens’in Fanustaki Gülü, Sanal Ağa’nın Terraryum’u, Zuckerberg’in Meta’sı — Işık Barış Fidaner

rose

Küçük Prens’in cam fanusla saklayıp koruduğu gül [1] yazar Antoine’ın eşi Consuelo de Saint Exupéry’yi temsil etmektedir. Consuelo bu simgeye atıfla Gülün Hikayesi adını verdiği eserinde Antoine ile anılarını anlatmıştır.

Çok sayıda feminist analiz, Küçük Prens’te cam fanusla korunan gülün erkek egemen bakışla çizilmiş bir kadın stereotipi olduğunu vurgular. Bu yazıda ise aynı imgeyi bir başka bağlamda yorumlayacağız [2]:
1) Gül, dijital bulutta sunulan herhangi bir “içerik” veya “içerik üreticisi”dir (yani “yazı” veya “yazar”dır ama dişleri sökülmüş olarak).
2) Cam fanus, “içerikleri içeren bilirbilmezlik balonu” olarak dijital platform veya yayın organıdır, yani Terraryum’dur.
3) Küçük Prens, platform sahibidir, teknofeodal veya neofeodal ağadır, yani Terraryum’u yöneten Sanal Ağa’dır. Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Şey

Sahiplik Sahiliğin Sanallığa Fedasıdır — Işık Barış Fidaner

Sahilik ve sahiplik arasında diyalektik bir çelişki vardır:
1) Bir yerde sahilik olmazsa orada sahiplik de olamaz.
2) Ama sahiplik ancak sahiliğin fedasıyla kendini teşkil edebilir.

Sahilik olmadığı zaman sahipliğin boşa düşmesi “yalancı çoban” masalında anlatılır. Eğer bir yerde herkes doğruları kendi hayallerine göre eğip bükmeye başlamışsa, artık orada:
1) Kimse kimsenin sözüne güvenemez hale gelir.
2) İnsanlar simgesel bağlar kuramaz hale gelir.
Bu duruma “sanallaşma” diyelim: Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Melankoli: Adile’ye Dünyanın Yasını Tutturabilmek — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2021-11-11-01h11m10s942

Melankoli filminde geçen bir diyalogun Türkçe uyarlaması (2011, Lars Von Trier): Adile ve Duru kızkardeştir. Alper Duru’nun oğludur. Bir yıldıztaşı (asteroid) dünyaya yaklaşmaktadır.

Adile: Dünya kötücüldür, onun yasını tutmamız gerekmez.
Duru: Ne?
Adile: Kimse onu özlemez.
Duru: İyi de Alper nerede büyüyecek?

Melankolik Adile’nin dünyanın nihayete erişi karşısında umutsuzluğa kapılan kızkardeşi Duru’yu tersleyerek dünyayı kötülemesi, foyasını anlayıp içyüzündeki çürümüşlüğü gördüğü dünyayla bağını kopardığına işaret etmez. Tam aksine dünyayla bağını koparamadığına işaret eder. Freud’un Yadsıma makalesinde dediği gibi: “Hasta eğer rüyamdaki kadın annem değildi diyorsa demek ki annesidir.” Yani yadsımayı kaldırarak Adile’nin sözlerini yeniden okumalıyız: “Yas tutmaya gerek var çünkü dünyayı özleyeceğim.” Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Yerçek — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Yerçek) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır

— Günü ve Geceyi Bitirebilmek: Rahatlar, Rahatsızlar ve Felekten İntikam Almak

— Üç ünlem: Oy Gottenyu! Oh my God! Allah allah!

— Dinler ve Ötekinin Ötekisi

— İptal Kültürü: Sesli İptal (Eritme) ve Sessiz İptal (Buharlaştırma)

— İkrar Özürlü Toplum: ‘Lütfen’ Okuyanlar Lütfen Okumasın!

— Hanımefendinin Erkek Düşmanlığı Kıskanç Beyefendinin “Öteki Erkek” Düşmanlığıdır

Diğer derlemeler

重 : ağır, ağırlık, önem

1 Yorum

Filed under Şey

Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır — Işık Barış Fidaner

İki önemli rüya tipi, uçma rüyaları ve düşme rüyalarıdır. Uçma rüyası hayallere dalıp gitmektir, düşme rüyası ise gerçekle yüzleşmektir.

Aslında hepimiz her an düşeriz: Hiçbir an geri sarılamaz, hiçkimse geri dönüp sarılamaz, kaçınılmaz ortak istikamet ayrılma ve ölümdür. Ama düşerken gözlerini kapatıp uçtuğunu düşlemek/düşünmek insanın elindedir.

Uçmak düştüğünü unutmaktır. Kuş her kanat çırptığında düşüşünü biraz ertelese de düşmeye devam eder. O halde “uçuşu hatırlamak” düşüşü de hatırlamaktır [1]. Okumaya devam et →

25 Yorum

Filed under Şey

Hanımefendinin Erkek Düşmanlığı Kıskanç Beyefendinin “Öteki Erkek” Düşmanlığıdır — Işık Barış Fidaner

Bir insanın hayatında gördüğü en büyük sevgi kıskançlıkla “öteki erkek”lerden sakınılmak olmuşsa, bu insanın özsaygısını korumak için kıskanılmakla özdeşim kurması ve bir başkasına ait olan “öteki erkek” düşmanlığını şahsen benimsemesi anlaşılır bir durumdur.

Kıskanç beyefendi için “öteki erkek” onun hayallerine dadanan bir hayaletti. Kıskanılmakla özdeşim kuran hanımefendi içinse (1) beyefendi istisnai bir hayalet, kırılmaz hatta görünmez bir hayal olur, (2) “öteki erkek” ise bütün gerçel (actual) erkekleri kapsayan en genel kategori olur. İşte bu ikincisine “kırılgan erkeklik” deniyor. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Üç ünlem: Oy Gottenyu! Oh my God! Allah allah! — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Dinler ve Ötekinin Ötekisi)

Bu yazıda üç büyük dinde Tanrı’ya hitap eden üç tane ünlemi ele alacağız:
1) Yahudilerin hitabı “Oy Gottenyu!”
2) Hristiyanların hitabı “Oh my God!”
3) Müslümanların hitabı “Allah allah!” Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

İptal Kültürü: Sesli İptal (Eritme) ve Sessiz İptal (Buharlaştırma) — Işık Barış Fidaner

“İptal kültürü” denince hedef alınan kişilerin rezil edilerek itibarlarının eritilmesi, yani “sesli iptal” pratiği anlaşılır. Oysa simgesel düzeyde cereyan eden sesli iptali tetikleyen asıl travma gerçek düzeyde cereyan eden sessiz iptaldir, yani buharlaştırmadır. Buharlaştırmanın örneği mesela bir sabah işyerine gelen işçinin kapıda giriş kartının iptal edildiğini fark etmesi olabilir, veya bir cemaatte herkesin sözleşerek belli bir üyeden bir anda selamı sabahı kesmesi olabilir, veya bir devlet görevlisinin bir vatandaşa “ölmüş olduğunu” bildirmesi olabilir, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz‘da (1977) ve The Net‘te (1995) anlatıldığı gibi. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Günü ve Geceyi Bitirebilmek: Rahatlar, Rahatsızlar ve Felekten İntikam Almak — Işık Barış Fidaner

Tanıl Bora “günün sonunda” tabirinin yaygınlaşması üzerine bir yazı yazdı [1]. Aynı konuyu dört kavramlı bir diyalektik üzerinden ele alalım:
1) Günün sonu: evening = evening out
2) Güne ara vermek: uneven, odd
3) Gecenin sonu: morning = mourning
4) Geceye ara vermek: unmourned, remorse

“Günün sonu”, akşam, evening = evening out, günlük hesabı denkleştirip zihin rahatlığıyla dışarıya çıkıp boş vakit geçirebilmek anlamındaysa eğer, kapitalizmi tanımlayan gerçeklik bu değildir, aksine sermayenin çalıştırdığı insanlara gösterdiği hayaldir bu, eşeğin önünde sallanan havuçtur. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

İkrar Özürlü Toplum: ‘Lütfen’ Okuyanlar Lütfen Okumasın! — Işık Barış Fidaner

Birkaç kez başıma gelen bir olayı özetleyeyim:
1) Bir okur Görce Yazıları üzerine çalıştığını çekinerek de olsa açığa vurur.
2) Gösterdiği çabadan duyduğum sevinci belli ederim.
3) Bu sevinç karşısında korkuya kapılan okur derhal Ego savunmasına çekilir: “Yanlış anlaşılmasın, aslında yazılarınız çaba gösterilmeyi hak etmiyor (içi boş, retorik, safsata, akıldışı, vb.) ama ben üstün zekalı ve yüce gönüllü olduğum için lütfederek onları okuyorum, o da size saygımdan.”

Kendini bu okur profiline yakın hissedenlerden rica ediyorum, “lütfen” okuyorsanız lütfen okumayın. Yanında hakaret hediyesiyle gelen sözde “saygı” gösterilerine kimsenin ihtiyacı yok; benim de yok, sizin de yok, başkalarının da yok. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey