Ruhun Fenomenolojisi‘nde (Hegel) “Efendilik ve Kölelik”, “Mutsuz Bilinç”, “Kalbin Yasası”, “Mutlak Özgürlük” gibi başlıklar soyut teorik konumlardan ibaret değildir; bunların her birisi teorik bir konumun “varoluşsal dramatizasyon”undan üreyen bir fazlalığı adlandırır: “Dramatizasyon” teorik konumun örtük önvarsayımlarını açığa vurarak onu boşa düşürür. Okumaya devam et
Tag Archives: Slavoj Žižek
Diyalektik Materyalizm — Slavoj Žižek
Stalin diyalektik materyalizmin dört özelliğini saymıştı:
— Doğayı birbirinden kopuk, yalıtık ve bağımsız fenomen ve nesnelerin rastlantısal bir toplaşması sayan metafiziğin aksine diyalektiğe göre doğa bağlı ve birleşik bir bütündür, fenomen ve nesneler arasında organik bağlar vardır, onlar birbirine bağlıdır ve birbirini belirler. Okumaya devam et
Angelus Novus — Walter Benjamin, Slavoj Žižek
Kanadım hazır savrulmaya
Artık geri dönsem ya
Süregidersem zira
Küseceğim şansıma
(Gerherd Scholem, Melekten Selamlar)
Klee’nin Angelus Novus resmindeki melek sanki dikkatle incelediği bir şeyden uzaklaşmak üzeredir. Gözleri dikmiş, ağzı açık, kanatlar havada. Tarihin meleği işte böyle olmalı. Okumaya devam et
İnanmadan inandırmanın etik güzelliği — Slavoj Žižek
(öncesi: Kadın inandığına inandırır, erkek inandırdığına inanır)
İnanmış gibi davranırsan, inandığına inandırırsan, inancın maskesini takarsan, inanacaksın, inanç sana azar azar gelecek.
Pascal’ın bu formülüne konuyu nasıl bağlarız? Kadınlar birinci evreye takılmış insanlar mıdır? Peki ya inançta boğulmamak için inandırma (mış gibi yapma) fikri ne olacak? Okumaya devam et
Aşkınsal Nesne: Düşünşey — Slavoj Žižek
“Gerçekliğe ait” nesnenin temsilinde duyu çokluğu sentezlenirken boş bir fazlalık imlenir. Bu fazlalık, algılanan fenomenal duyumların bilinmez temeli olan X’in kondurulmasıdır. Findlay’in isabetli formülüne bakalım:
Görünüşler hep bir Aşkınsal Nesne’ye –X’e– atıf yapar, hakkında hiçbirşey bilmesek de o X yine de düşünen özbilincin bileştirici sentez eylemlerinin nesnel eşleniğidir. Böyle kavranırsa Aşkınsal Nesne bir Numen veya Düşünşey (Gedankending) sayılabilir. Gerçi Düşünşey’e bu tarzda atıf yaparsanız kategorilere başvurmuş olmazsınız, önünüze gerçekte hiçbir nesnel şey koymayan boş bir sentez jesti yapmış olursunuz. (Kant ve Aşkınsal Nesne)
İstihzamane: Alay ve İroni — Slavoj Žižek
Ne Google ne de Türk Dil Kurumu’nun umursadığı bu ayrımı öğrenelim:
Normal bir insan inanamayacağı kadar ahlaksızdır ama bilemeyeceği kadar da ahlaklıdır. (Sigmund Freud)
Aptal abdal olmadığına inanamaz ama abdal aptal olmadığını bilemez. (Biliyom Şakaespri)
Aralarında diyalektik geçişler yaptığımız karşıtların simetrik olduğunu varsaymamalıyız: Hegel iki geçişin (‘sahici’ yetkilenme ile hariçten zorlama arasında) ne aynı mantığı izlediğini ne de birbirini ikame edebileceğini söyler. Bu diyalektik asimetrinin en iyi örneği alaycılık-ironi ikiliğidir. Okumaya devam et
Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen — Robert S. Boyton
Žižek’in hocası, rehberi ve sponsoru olan Jacques-Alain Miller onun analisti de oldu. Analist-analizan yakınlığını Freudcular teşvik etmez ama Lacancıların hastalarla sosyalleşmesi olağandır. Tabi Lacan’ın en tartışmalı psikanalitik icadı değişken veya “kısa” seanslardı, bu araçla terapi sürecini kesintiye uğratarak hastanın direncini yeniyordu. Freud’un elli dakika süren “saat”lerinin aksine Lacan’ın seansları hastanın önemli bir söz sarf ettiğini sezdiği an sona ererdi – Okumaya devam et
Heidegger: Uzakın Hiçora’dan Gelen Vicdan Çağrısını Duyan Nahora (Dasein) — Slavoj Žižek
Kant’ta etik vazife ile Heidegger’de Vicdan Çağrısı arasında bir bağ yok mudur?
Heidegger’in Vicdan Çağrısı kavramı çoğu zaman formel kararcılığı yüzünden eleştirilir: Bu salt formel Ses, Nahora’ya (Dasein) sahici bir seçim yapmasını söyler ama özneye hangi seçimin sahici olduğunu anlamasına yarayacak hiçbir somut kıstas sunmaz. Okumaya devam et






























