Monthly Archives: Ocak 2022

Bilebilgi — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Bilebilgi) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir

— Doğruyu Bilme İsteği ve Sahiyi Bilebilme Arzusu

— Aşk-ı memnu hırs-ı memnudur

— Ekonomik-medyatik dolaşımda intiharın yeri ve tebrik etmenin anlamı üzerine

— Şükran Duymak Yeniden Havalı Olsun

— Yersiz Şeyleri Nasıl Bilirsiniz?

— Direk/Direkt: Şakayla Dövmek Nereye Kadar?

Diğer derlemeler

識 : bilgi

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Direk/Direkt: Şakayla Dövmek Nereye Kadar? — Işık Barış Fidaner

Bu yazıya vesile olan sosyal medya diyaloğu ile başlayalım:

Ben: Teorisyenliğe edilen laflara ek olarak bir de direk bütün erkeklere edilen laflarla uğraşmak zorundayım.
Biri: Belki de erkekler direkt olmayıp direk oldukları için laf ediliyordur! Haha! Tamam sustum.

“Vurmayın artık yeter!” diyen birini cinsiyeti üzerinden şakayla da olsa dövmeye devam ettiği için önce bu kişiye tavır almıştım ama sonra anladım ki bu sıradan bir şakayla dövme vakası değildi, şakayla dövme kavramının modelini veren bir şakalar şakasıydı, üst-şakaydı, bu yüzden onu affediyorum ve ona teşekkür ediyorum. Şimdi direk/direkt ayrımını inceleyelim. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Yersiz Şeyleri Nasıl Bilirsiniz? — Işık Barış Fidaner

Görce Yazılarını okuyan ve ilham alan pek çok kişi olduğunu biliyorum ama nedense “ben bunlardan yararlandım, siz de yararlansanıza” mesajı pek verilmiyor, verildiği nadir anlarda da pek yankı bulmuyor. Birebir irtibat kurduğum okurlar yazıların değerini doğruluyor ama geri kalan çoğunluk adeta sessizce onları yoksayma mutabakatı içinde. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Doğruyu Bilme İsteği ve Sahiyi Bilebilme Arzusu — Işık Barış Fidaner

The Expanse dizisinin “Gökmavi Ejderha” (S06E02) bölümünde şöyle bir diyalog geçer:

James: Ne oldu arkada?
Naomi: İyiyim.
James: Sahiden mi iyisin yoksa “konuşmaya hazır değilim” anlamında mı?
Naomi: İkincisi.

James’in Naomi’ye art arda sorduğu iki soru farklı kaynaklardan gelir [1]:
1) Birinciyi sorduran şey doğruyu bilme isteğidir.
2) İkinciyi sorduran şey sahiyi bilebilme arzusudur. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Bilgi ve Bilebilgi: Bilen Bilemez Ancak Bilmeyen Bilebilir — Işık Barış Fidaner

Başlık ilk bakışta bilmece gibi gelebilir ama aslında çok basit bir mantığı var:
1) Dolu bir şeyi dolduramazsınız ancak boş bir şeyi doldurabilirsiniz.
2) Tok birini doyuramazsınız ancak aç birini doyurabilirsiniz.
Başlık bunlarla kıyaslanınca bilme/bilebilme arasındaki çelişki kolayca algılanır. Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey

Hemseslenme (equivocation) — Jacques Lacan

Anlamın açığa çıkışı öznenin zaten onu duymaya hazır olmasını gereksinir, yani özne zaten onu bulmuş değilse onu bekliyor olamaz. Ama eğer öznenin kavrayışı sözünüzün yankısını gereksiniyorsa, onun alması gereken mesaj zaten size hitap eden ve size ait olan bir sözde teşkil edilmiş olmaz mı? Bu söz eylemi o halde iletişim kurmaktan ziyade esaslı bir duyuruyla özneleri temellendirmeye benzer. Bu kurucu eylem analisti kendi eyleminin doruğunda titreten hemseslenmede (equivocation) kusursuzca tanınabilir, bunu sorumluluğun etimolojik anlamına bağlamıştık (sor+um; responsibility: yanıtlayabilme): Şimdi memnuniyetle bu düğümün asıl Gordion halkasını göstereceğiz, orada her filozof birbiri ardısıra özgürlüğü gerekliliğe lehimlemeyi denemiştir. Zira elbette doğru olan tek bir yorum vardır, fakat önceden olmayan bu yeninin belirmesi ve gerçek olması, hakikat denen yerde verili oluşuna bağlıdır… Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Çeviri

Lamel/Akıtman saf can içgüdüsü olarak libidodur — Jacques Lacan

akitman

Bonneval kongresinde söylenenleri yerleştirmek adına, şöyle bir şey çıkarabildim: Size lamelden söz edeceğim.

İşin şakasını vurgulamak isterseniz ona akıtman (fetir-adam) diyebilirsiniz. Göreceksiniz ki akıtmanı canlandırmak ilksel insanı canlandırmaktan daha kolaydır çünkü insanı işletebilmek için kafasına bir insancık koymanız gerekir. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Lamel/Akıtman: doğarken kaybedilen bulunamaz anatomik tümleyen — Jacques Lacan

Magdeburg_hemispheres_small

Aristofanes’e kendi mahallesinde (Şölen, Platon) meydan okumak için gelin onun iki sırtlı yaratıklarını (la bête à deux dos) anımsayalım: İki yarım parça Magdeburg yarımküreleri gibi sıkıca kaynaşmıştır; Zeus’un kıskançlığı yüzünden ameliyatla sonradan ayrılacak bu yarımlar, insanın aşık olduğu zaman bulunamaz tümleyenin açlığını çeken bir varlığa dönüşmesini temsil eder.

İlksel İnsan’ın küreliği kadar bölünmesi de düşünülünce akla gelenin yumurta olması, belki de Platon’dan beri bastırılmıştır, zira doğa bilimlerinin tasdiklediği biçimler hiyerarşisinde üstünlük yüzyıllarca küreye bağışlanmıştır. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Virüsün kendisi direşmekte — Dr Jeremy Rossman

44 ağır Covid vakasına odaklanan yeni çalışma yayınlanmayı bekliyor:

“SARS-CoV-2’in bulaşıcılığı ve insan vücudu ve beynindeki direşkenliği [persistence]” (kaynak)

Dr Jeremy Rossman* anlatıyor:

Covid hastalığının solunum sisteminin ötesine geçtiğini söyleyen birçok çalışma ve bir sürü veri zaten elimizde bulunuyor. Bu çalışmada 44 hastanın hepsinde hastalığın solunum sisteminden taştığı görüldü. Virüs solunum sisteminden çıkarak vücudun geneline yayılmıştı. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Efendi Ahlakı ve Köle Ahlakı — Friedrich Nietzsche

Dünyada bugüne dek hüküm sürmüş ve halen hüküm süren kaba ve incelikli ahlakları dolaştıkça hem düzenlice birlikte beliren hem de birbirine bağlanan belli unsurlar buldum ve sonunda iki başat tip bana kendini gösterdi ve köklü bir ayrım ortaya çıktı.

Efendi ahlakı vardır ve köle ahlakı vardır – gerçi yüksek ve karma medeniyetlerin hepsinde iki ahlakı barıştırma girişimleri olduğunu belirtmeliyim, yine de sıklıkla ikisi arasında karışıklık çıktığı ve birbirlerini yanlış anladıkları görülür, kimi zamansa yakın ve bitişik dururlar – aynı anda tek bir insanda, tek bir canda bile olabilirler. Ahlaki değer ayrımları ya hükmettiği sınıftan farklı olmaktan hoşnut bir egemen kasttan kaynaklanmıştır ya da hükmedilen sınıftan, yani her türlü köle ve uyruktan kaynaklanmıştır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri