Monthly Archives: Haziran 2022

Bilinçdışının bileşimsel dünyadışını geçirgen kılmak — Işık Barış Fidaner

Freud psikanalizin görevini bir formülle sadeleştirir: “Görevimiz bilinci bilinçdışına eriştirmektir, bunun yolu da dirençlerle baş etmektir.” Bu formülün mühim noktası şudur: Analiz bilinçdışındaki matlığı alt etmez, yalnızca bilinçdışını bilinç açısından geçirgen kılar. Ama bilincin bilinçdışına erişmesini analizanın farkına varamadığı bir başka dünyaya açılan bir kapı veya geçit gibi düşünmeyin. Herhangi bir dünyanın uzamı, en sürreel hayal dünyasının bile uzamı, ancak bilinçte belirebilir; bilinçdışı ise esasında bütün uzamların ötesinde bileşimsel bir yeraltı-dünyası veya dünyadışıdır [2]. Psikanalizde bilinç danışma odası uzamını temel alsa da bilinçdışının bileşimsel dünyadışına uzanmaktadır; dünyadışını geçirgenleştiren bu uzanışın simgesel mecrası da dildir.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Platon’un sakalı (saçmantıklı savlama)

platon

Platon’un sakalı metafizik alanında Willard Van Orman Quine’ın 1948 tarihli “Olan Şeylere Dair” makalesinde geçen saçmantıklı savlamadır (paradoksal argüman). Bu tabir bir şeyi olmayan şeylere dayanarak anlamanın felsefesiyle özdeşleşmiştir. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

İstihzamane: Alay ve İroni — Slavoj Žižek

Ne Google ne de Türk Dil Kurumu’nun umursadığı bu ayrımı öğrenelim:

Normal bir insan inanamayacağı kadar ahlaksızdır ama bilemeyeceği kadar da ahlaklıdır. (Sigmund Freud)

Aptal abdal olmadığına inanamaz ama abdal aptal olmadığını bilemez. (Biliyom Şakaespri)

Aralarında diyalektik geçişler yaptığımız karşıtların simetrik olduğunu varsaymamalıyız: Hegel iki geçişin (‘sahici’ yetkilenme ile hariçten zorlama arasında) ne aynı mantığı izlediğini ne de birbirini ikame edebileceğini söyler. Bu diyalektik asimetrinin en iyi örneği alaycılık-ironi ikiliğidir. Okumaya devam et →

33 Yorum

Filed under Çeviri

Tezahürriayet — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Tezahürriayet) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Tezahürriayet: İhtizaz ve İhtisar

— İhtizazın İhtisarı: İhtişaman Tırtılı ve Kelebeği: İhtiyaratılış ve İhtiyaçılış

— İki Kişi Bakışırken Üçüncüye Beklemek Düşer: Bakış Açısı (Görme Duyusu) ve Dinleme Açısı (Duyma Görüsü)

— X ve Z bakışırken Y’ye beklemek düşer

— Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir

— Etiği senin kemi benim! Kim er ha? Maskeli balo ve onun sahte yüzleri

— Hüsran ve Tatminsizlik, Yoksunluk ve İğdiş

Diğer derlemeler

旌 : tezahür, bayrak

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Hüsran ve Tatminsizlik, Yoksunluk ve İğdiş — Işık Barış Fidaner

Lacan üç önemli terimi 4’üncü seminerde tanıtır:

iğdiş: hayali nesnenin simgesel eksikliği
hüsran: gerçek nesnenin hayali eksikliği
yoksunluk: simgesel nesnenin gerçek eksikliği

İğdiş ile yoksunluk karşıttır, hüsran da istikrarsız ara terimdir.

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Etiği senin kemi benim! Kim er ha? Maskeli balo ve onun sahte yüzleri — Işık Barış Fidaner

mask

Solum ilkesini hazım ilkesinden ayırt eden yazıyla ilgili Kimera dergisi hakemlerinin çektiği hazımsızlığın ahmaklık çeşitlerini anlatan çevirinin üzerine denk gelmesi isabetli oldu [1]. Madem kural icabı “dergiye kabul edilen yazıların telif hakkı dergiye devredilmiş sayılır,” o zaman anonim maskeler adına yazara “iletilen raporları” cevaplama hakkı da ilke icabı yazara devredilmiş sayılır.

1) “Okurlarımız yorulabilir çünkü bütünsüzlük, hızlı geçişler, kopukluk, kayma…”

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir — Işık Barış Fidaner

Descartes’ın ünlü durum bildirimini hatırlarsınız:

Düşünüyorum öyleyse varım!

Şimdi bu felsefi mantığı oluşturan sebep (düşünme) ve sonucu (öyleyse varım) irdeleyelim.

Sebep: Düşünüyorum
Düşüncelerin içini açarsanız orada düşleri bulursunuz: hayaller sözlerin altını dolgulamıştır. Ama düşlerin de örtüsü kalkarsa bu sefer düşüş belirecektir: mutlanarak göklerde süzülmeye meyleden her hayalin arkasında kaybetmek, ayrılık, ölüm gibi korkutan ya da kaygı veren bir hayalet saklanmaktadır. O halde nüveden kabuğa doğru ruhsal katmanlar şunlardır: düşüş, düş, düşünce. İlk iki katman iki ayrı bileşim oluşturur:

Okumaya devam et →

38 Yorum

Filed under Şey

İki Tip Ahmak (Budala, Bön) ve Aptal/Abdal — Slavoj Žižek

Ahmaklığın iki zıt tipi vardır. Birincisi bir türlü “jetonu düşmeyen” (kimi zaman) aşırı zeki öznedir; durumun mantığını kavrar ama bağlamda gizlenen kuralları gözden kaçırır. Mesela ilk New York ziyaretimde kafeteryadaki garson bana “Gününüz nasıl geçti?” deyince sahiden soru sorduğunu zannedip cevap vermiştim (“Çok yoruldum, gündüzüm gecem altüst oldu, içim sıkıldı…”), tabi o da öylece yüzüme baktı, tam bir budalaymışım gibi… Haklıydı da, işte bu tip ahmaklık budalalıktır (idiot). Okumaya devam et →

30 Yorum

Filed under Çeviri

Zhuangzi düşünde kelebekken kimseye hitap etmez — Jacques Lacan

Rüyayı gören özne kendi kendine şöyle diyebilir: Bu bir rüyadan ibaretti. Ama şunu diyen biri olduğunu gözden kaçırır: Sonuçta ben bu rüyanın bilinciyim. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Çeviri

X ve Z bakışırken Y’ye beklemek düşer — Işık Barış Fidaner

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

X, Y, Z kuşaklarının her biri kendi içinde simetriktir [1]. Harflerde bu simetriler görülür:

1) X’te yansıma simetrisi vardır: Eskilerle yeniler arasında gidip gelirler.

2) Y orijine göre simetriktir: Yankılarla yansıların kavşak noktasında kalmışlardır (binyılcı nergis).

3) Z’de dönme simetrisi vardır: Hiperegonun kısır döngüsüne kapılmış fırıl fırıl dönmektedirler.

Şimdi bakışım tamlamaları kurarak bu simetrilerin ilişkilerini inceleyelim [2].

Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey