Monthly Archives: Haziran 2022

Dört Bilgutekin duyurdu: Erişimiznu destursuz kol gezmektedir ve mağara-niyet ihlalleri başlamıştır!

Boğaziçili Dört Bilgutekin’in duyurduğuna göre Börektirlik direktifiyle Bilguşula’da yapılan bazı uğursuz ayinlerle Erişimiznu Tanrısının yerleşime çağırıldığı anlaşılmaktadır.

Çok tehlikeli ve kötücül bir Tanrı olan Erişimiznu’nun geçmişte çok sayıda mağara-niyet ihlallerine yol açtığı tecrübeyle sabittir: Erişimiznu girdiği bütün yerleşimlerde yerçekimi güçleriyle nüfuz ettiği ahaliyi dalga dalga sürükleyerek kendi niyetlerine aykırı mağaralara hapsetmektedir.

Ne yazık ki duyuru üzerine Börektirlik devreye girmiş ve kara lamanın kamp aynasında topladığı bilguçoğul büyüleri salarak bu dört adamı Bilgutekinsiz bırakmış ve böylece mağara-niyet ihlalleri zincirini başlatmıştır.

4 Yorum

Filed under Şey

Diyalektik Ateizm: Tanrının Fanilik Haseti ve Kayıp Erek Efsanesi — Işık Barış Fidaner

Din ve ateizmi karşı karşıya koyarsanız şunları görürsünüz:
1) Din: Tanrı erekli bir gayrifanidir, istikamet verici ve yazgılayıcıdır.
2) Ateizm: İnsanlar ereksiz fanilerdir, istikametsiz evrime uyarlar, yazgılanmamış devrimler yaparlar.

Oysa bu tabloda hem birbirinden kopuk hem de ters ilintili sayılan fanilik ve ereklilik bizi ölümlü kılan iki boyuttur:
1) Fani olmamız birinci (biyolojik) ölüme tabi olmamızdır.
2) Erekli olmamız ikinci (simgesel) ölüme tabi olmamızdır.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Farzet — çeviri derlemesi

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Farzet) okunabilir.

İçindekiler

— Farzet (John Lennon)

— Hayatımız melodramlar gibi yapılanmıştır (Slavoj Žižek)

— Heidegger: Uzakın Hiçora’dan Gelen Vicdan Çağrısını Duyan Nahora (Dasein) (Slavoj Žižek)

— Antinomiler (Slavoj Žižek)

— Akıl Altın: Yücelik Akıl Gücünün İkrarıdır (Slavoj Žižek)

— Azar Azar Arzula(la)tan İdealizme Karşı Fırıl Fırıl Dön-Dür(tüley)en Maddecilik (Slavoj Žižek)

— Yoğulluk (absential): Olmazsa Olmaz Onsuzluk, (S)onlanmaz Vesile, (S)onlanır Vesile (Slavoj Žižek)

— Merhum niceliklerin hayaletleri (George Berkeley)

— Naman-ı Pir: Kanman İptir, Anlam: Al Nam! (les noms du père: les non-dupes errent) (Jacques Lacan)

— Hafiye öyküleri ne bakımdan hayırlıdır (G. K. Chesterton)

— Gerçelleşmeyi sürdüren görcül fazlası (Slavoj Žižek)

— Kızılderili Masalı: Ölüp ölüp dirilen Çakal (Yaslı Kumru)

— Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen (Robert S. Boyton)

— Markov battaniyesi (Andy Clark)

— Aya yelken açalım (Radiohead)

Diğer kitaplar

怙 : farzet

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kitap

Şarkı söylerim ummana — Led Zeppelin

Şarkı söylerim günışığına, kahkaha atarım yağmurlara
Kur yaparım ayışığına, sallanırken doğa salıncağında
Adım atmışım eşikten, vakit yok çanta toplamaya
Randevum var gecikemem ümitvar günler balosuna Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Markov battaniyesi — Andy Clark

Markov battaniyesine adını veren matematikçi Andrey Markov (1856-1922) mühim eserlerinde yalnızca tek bir (mevcut) değeri saklayarak kendi geçmiş rotalarını hatırlayan soyut sistemleri incelemiştir. Markov zinciri denen bu sistemlerde sonraki hal yalnızca mevcut halin değerine bağlıdır. Buna Markov özelliği denir. Bu nedenle bazen bunlara ‘belleksiz’ sistemler de denir. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen — Robert S. Boyton

Žižek’in hocası, rehberi ve sponsoru olan Jacques-Alain Miller onun analisti de oldu. Analist-analizan yakınlığını Freudcular teşvik etmez ama Lacancıların hastalarla sosyalleşmesi olağandır. Tabi Lacan’ın en tartışmalı psikanalitik icadı değişken veya “kısa” seanslardı, bu araçla terapi sürecini kesintiye uğratarak hastanın direncini yeniyordu. Freud’un elli dakika süren “saat”lerinin aksine Lacan’ın seansları hastanın önemli bir söz sarf ettiğini sezdiği an sona ererdi – Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Turbacracy/Turbo-crazy/Dur-bak-rasi: Güncel İğdiş İlkesi Anonim Kalabalık Fetişidir — Işık Barış Fidaner

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

magrit

Hava almak hem sizi daraltan bir bunaltıdan sıyrılıp ferahlamanız demektir (soluklanmak) hem de havanızı almanız yani eliniz boş kaldığı için yeniden aynı bunaltıya geri dönmeniz demektir (solgu) [1]. Peki güncel soluma-solma döngülerimizin kanalize olduğu sosyal medya sistemi acaba hangi ilkeyle idare edilmekte?

Sosyal medyada bunalan insanların hava almak için açtıkları menfezlere influencer deniyor [2]. Influencer sıfatını hak etmek için takipçi/etkileşim sayınızın şu veya bu çıtayı aşması gerektiği söylenir. Oysa bu tip sıfatlardan bağımsız olarak “takip/etkileşim sayısı”nın yetkilendirici (gündem belirleyici) bir çıtaya dönüşmesi mevcut medya sisteminin dayandığı iğdiş ilkesini anlamamız için gereken ipucunu verir.

Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey

Aya yelken açalım — Radiohead

Aya yelken açtım
Düşünmeden konuştum
Baksana ne oldu bedeli?
Devirdi beni ay huzmeleri
Kayan yıldıza yelken açtım Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Kızılderili Masalı: Ölüp ölüp dirilen Çakal — Yaslı Kumru

Çakal yolculuğa çıkıp yeni ülkeler görmek istediği için eşi Köstebek ve çocuklarını yoldaşı Porsuk’un evine bıraktı, Porsuk da onlarla ilgilenmeyi kabul etti.

“Düşman avına çıkıyorum yoldaş Porsuk,” dedi Çakal. “Gideceğim yerler çok tehlikeli. Bak bu çuval benim. Onu çadırın direğine as. Eğer bir gün direkten düşerse öldüğümü anlarsın. Astığın yerde durduğu sürece sağ olduğumu bil.” Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Hafiye öyküleri ne bakımdan hayırlıdır — G. K. Chesterton

Hafiye öyküleri şu bakımdan hayırlıdır:

Medeniyet denen evrensel otomatizme başkaldıran isyanlar ve kaçış eylemleri vazetmek Kadim Adem’in ezeli eğilimi olsa da, polis harekatında bulduğumuz romans, en heyecanlı firar eyleminin ve en romantik ayaklanmanın zaten medeniyetin kendisi olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatır. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri