Monthly Archives: Temmuz 2022

İkrarcı ürünün defterden silinmesi ikincil bastırmaya mani olur — Leon Brenner

(öncesi: Simgeseldeki delik ve önfenomenler)

onbast

Freud’un bastırma modelini izleyen Lacan’a göre psikotik defterden silme tam olarak önbastırmadaki ikrarın (Bejahung) aleyhine işler. Buna göre defterden silme Bejahung‘un ikrarcı simgesel ürününü kökten dışlayıp nevrotik yapılanmanın gidişatını şaştırarak psikotik yapılanmaya yol açan mekanizmadır. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Laf sal atası! Psikozda Nam-ı Pir defterden silinmiştir — Jacques Lacan

lafsal

Öyle bir koşul düşünün ki Nam-ı Pir‘in çağrılmasını özne konumunda yanıtlayan şey gerçek babanın noksanlığı olmasın da –bu noksanlık imleyenin mevcudiyetine çok uygundur– imleyenin noksanlığı olsun…

Verwerfung‘a imleyenin “defterden silinmesi” diyeceğim (foreclosure). Nam-ı Pir‘in çağrılmasını –nasılını göreceğiz– Ötekideki saf ve yalın bir delik/fay yanıtlayabilir; mecaz etkisi noksan olduğu için fallik imletimde ona tekabül eden bir delik/fay daha açılacaktır… Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Çeviri

Sonuç Raporu: Punctus Contra Punctum Siz Eğlenin Diye Yazılmadı — Işık Barış Fidaner

Punk’tum Diyebilsem Ah Bir Diyebilsem (Saçımda Çiçeklerle) (Sandi Thom)

Takdir edersiniz ki insan bir çalışma yaptıysa karşılık bulup bulmadığına bakar ve tekrar yapıp yapmamaya ona göre karar verir. İşte bu raporun amacı da Punctus Contra Punctum çalışmasının kısa vadede aldığı neticeleri belgelemek ve tarihe not düşmektir.

Punctum no.01‘de yer alan 22 yazı ve podcastin hepsine tek tek karşılık verilmiştir ve bu karşılıklar yazarlara DM yoluyla iletilmiştir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Büyük Öteki: suçu üstlenilen, anlam güvencesi, keyfiyete tehdit, zevahiri kurtarılacak — Slavoj Žižek

Suçluluktan kaçmayız sadece, suçluluğa doğru da kaçabiliriz, suçluluk haline sığınabiliriz. Bu saçmantığı/paradoksu kavramak için öznel suçluluk hissinin büyük Öteki’nin (simgesel düzenin) tutarsızlığı, yani büyük Öteki’nin “hep-zaten ölmüş” oluşu ile ilişkisine bakalım. Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Çeviri

Hatice mi Netice mi? Sal gitsin! — Işık Barış Fidaner

Hekimlerin ve hekimliğin değeri gündemdeyken hoş bir espri dolaşıma girdi [1]:

YETİŞ DOKTOR!… demesi kolay, bir doktorun yetişmesi en az 30 yıl!

Yetişmenin iki anlamını ayırt edelim:
1) Yetişkenlik: İhtiyacı olan şeyleri talep eden tarafları çabucak memnun etmek.
2) Yetişkinlik: Toplum nezdinde kabul görmek, yetkili ve sorumlu sayılabilmek.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Cansev cinsdışıdır — Jacques Lacan

Edilgen şeye ‘madde’ diyen, onu canlandıran faile de ‘biçim’ diyen [Aristocu] kaba tezatlıktan yine de muğlak bir şeylerin günümüze kalması ilginçtir: Burada fail a ile canlandırır… neyi? Hiç! Başkasını kendi canı yapar…

Kadın, keyfiyeti kökten Başka olduğu ölçüde, antik spekülasyonlardan –ki erkeğin iyiliğinin ifadesinden ibaret oldukları besbellidir– yola çıkarak söylenebilecek herşeyden daha yakındır Tanrıya… Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Bir başkası olsa(ydı), o olmaz(sa)/gerekir(di) — Jacques Lacan

Faydacılığın şundan başka hiçbir anlamı yoktur: Eski sözcüklerin gördükleri işlevleri düşünmeliyiz, bizim için hâlâ gördükleri işlevleri düşünmeliyiz. İşte o kadar. Sözcükleri kullanınca başımıza gelenlere şaşırmamalıyız.

Peki sözcükler ne diye kullanılır? Olması gereken keyfiyet olabilsin diye kullanılır. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Evren konuşmamız olgusuyla herşeyin hallettiği yerdir — Jacques Lacan

Gelişim ile üstatlığın gelişimi birbirine karıştırılıyor. Bu iş için iyi bir kulak lazım, müzik kulağı: üst-tattan anlarım, üst-ata binerim, kendi üst-adımım çünkü evren benim. Yerde kalan kanı derken bunu kastettim. Evren retoriğin çiçeğidir. Bu edebi ekho (yankı) ego’nun da retoriğin çiçeği olabileceğini bize anlatabilir; işte o çiçeğin yetiştiği saksı Freud’un ‘Lustprinzip’ dediği haz ilkesidir, bana göreyse o dırdırdan tatmin olandır. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

dırdırdır

dırdır (blah-blah-blah):
1) boş konuşma (empty speech)
2) rahatsız edici konuşma (anxiety-provoking voice)
3) zevkanlamlı konuşma (enjoy-meant: jouis-sens)
4) hemseslenen konuşma (equivocal)

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Laf sal atası

Lacan geç/erken: belirtiyi yorumlama, belirtiyle özdeşim, bilirtiyle baş etmek — Slavoj Žižek

Erken Lacan‘a göre hem simgesel gerçekleştirme etiği hem de Gerçek Şey’le yüzleşme etiği bizi gündelik çökkünlüğü (Verfallenheit) geride bırakmak için sınırlarımızı kahramanca zorlamaya çağırıyordu:

İnsan zengin hayali özdeşimlerini üstünden çıkarıp atmalıdır ve ‘kendi ölümünün öznelliğine’ varmalıdır, böylece egosu olmayan saf bir öznenin sınır-konumuna erişmelidir; simgesel düzenin sınırını hiddetle aşmalıdır ve Gerçek Şey’in tehlikeli Ötesiyle kahramanca yüzleşmelidir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri