

Yine de fena halde muhtacım –adını ansam mı– dine. Sonra gece çıkıp yıldızları resmederim. (Vincent Van Gogh’un kardeşine mektubundan)
Yok kasaba yok
bir tek kara saçlı ağaç süzülmekte
boğulmuş kadın gibi kızgın göğün tepesine
Yok kasaba suskun. Haşlanır onbir yıldızla gece.
Ah yıldızlı yıldızlı gece! İşte böyle
ölmek isterim. Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir

Arz süzülüyordur belki,
Bilmem ki.
Yıldızlar kağıttan pullardır minik minik
dev bir makasın kestiği,
Bilmem ki.
Ay donuk bir gözyaşıdır belki,
Bilmem ki.
Tanrı pes bir sestir ancak
sağırların işittiği,
Bilmem ki.
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
[Dünya’nın Güneş etrafında] “dönüyor” olması bütün değerini taşımayı sürdürür, saiki bakımından son kertede dünyanın dönüyor olmasına indirgense de, sanki dönen şey o gökcismiymiş gibi gelse de bize…
O sahiden dönmeye devam eder ve o dönüşlerin çeşit çeşit etkisi olur, sonuç olarak kaç yaşında olduğunuzu yıllarla sayarsınız.
Şayet bir yerlerde bir şeyler devrildiyse, dönen şeyin dönüş noktasını değiştirmekle devrilmemiştir [jeosantrizm → heliosantrizm], “dönüyor” yerine “düşüyor” diyebilince devrilmiştir. Okumaya devam et
Le silence éternel de ces espaces infinis m’effraie.
The eternal silence of these infinite spaces frightens me.
O sonsuz uzamların ebedi suskunluğu beni korkutuyor.
(Blaise Pascal, Düşünceler)
Gezegenlere dönelim. En ciddi soruyu size sordum:
Gezegenler neden konuşmaz ki?
Bu sıkıntının dolambaçları içinizi ürpertti mi, bir şeyler dile getirmek istediniz mi? Söylenecek çok şey var doğrusu.
Enteresan! Hiçbirşey söylememeniz değil, bu konuda söylenecek kürek dolusu şey olduğunu fark etmemiş gibi görünmeniz enteresan.
Keşke anlatabileceğiniz onca şeyi düşünmeye cüret etseydiniz ve onları kovanıza doldursaydınız, zira nihai nedeni bilmenizin pek de mühim olmadığı apaçık. Okumaya devam et
Delirme tehlikesi tam da insanın hakikatini ve varlığını yatırdığı özdeşimlerin cazibesiyle ölçülür.
Yani delilik insanın organizmasında rastlanan bir acizlik değil, onun özünde açılan bir delik/fay/uçurum/yar’ın sürekli/kalıcı görcüllüğüdür.
Delilik hiç de özgürlüğe “hakaret” değildir, aksine onun en sadık yâridir, gölgesi gibi hep onun peşindedir. Okumaya devam et
Vurulmuş kalbim
Faili de sensin
Canım sen aşkı bednam etmişsin
Meleksi gülücükler satarsın
Cennet vaadiyle cehenneme sokarsın
Aşkından zincire vurulmuşum
Tutkuya mahkumsan nasıl kurtulacaksın? Okumaya devam et