🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠
Hepimiz, yeni tehlikelerin binbir zahmetle elde ettiğimiz özgürlüklerimizi tehdit ettiği korkusunu içimizde taşıyoruz; bu yüzden, özellikle dikkat gerektiren şey tam da özgürlük kavramıdır. Sadece özgürlüğü savunmak yetmez, asıl ihtiyaç duyulan şey, bir adım geri çekilip özgürlükten ne anladığımızı düşünmektir. Otoriter ve totaliter rejimler siyasi muhaliflerini çoğu zaman akıl hastası diye damgaladı (ve ona göre davrandı). O eski güzel Sovyet günlerinde Moskova’daki Serbsky Enstitüsü (ki 1990’dan sonra adını değiştirip Serbsky Merkezi oldu, işine aynı tas aynı hamam devam etti) siyasi baskı için psikiyatrinin amiral gemisiydi; oradaki psikiyatrlar, tutukluları konuşturmak ve milli güvenlik soruşturmalarına malzeme çıkarmak için acı verici ilaç yöntemleri geliştirdi. Psikiyatrların insanları yatırma gücünün altında ise uydurma bir politik ruh hastalığı vardı: “vyalotekushchaya” (“sürüncemede şizofreni”). Bu hastalığa sahip kişiyi, psikiyatrlar çoğu zaman gayet normal görünüp de ansızın “inandıklarından asla vazgeçmemek hastalığı”na tutulan, ya da “adalet arayışının yol açtığı sinirsel tükenmişlik” sergileyen, yahut “dava açmaya yatkın”, “reformcu sanrılar peşinde koşan” biri olarak tarif ediyordu. Temel mantık şuydu: Mevcut Sovyet Komünist düzenine karşıysan, aklın başında olamazdın; tedavi de öyle bir acıyla damardan psikiyatrik ilaç verilerek yapılıyordu ki, hastalar kendinden geçiyordu.
Okumaya devam et →
Filed under Eviri
Tagged as Eviri, Slavoj Žižek