Ruhun Fenomenolojisi‘nde (Hegel) “Efendilik ve Kölelik”, “Mutsuz Bilinç”, “Kalbin Yasası”, “Mutlak Özgürlük” gibi başlıklar soyut teorik konumlardan ibaret değildir; bunların her birisi teorik bir konumun “varoluşsal dramatizasyon”undan üreyen bir fazlalığı adlandırır: “Dramatizasyon” teorik konumun örtük önvarsayımlarını açığa vurarak onu boşa düşürür. Okumaya devam et
Category Archives: Çeviri
Yatay işbirliği
Yatay işbirliği, 1940 Fransız Yenilgisinin ardından Fransa’da birçok kadının Alman işgal kuvveti mensuplarıyla gerçekten girdikleri veya girdikleri düşünülen romantik veya cinsel ilişkilerdir. Genç adamların Fransız Direnişine katılmasında bu münasebetlerin varlığı mühim bir neden olmuştu. Fransa’nın Alman işgalinden Kurtuluşunun ardından bu kadınların çoğu Alman işgalcilerle kurdukları işbirliğinden dolayı cezalandırıldı.
Savaşın ardından Fransa’nın her yerinde işbirliği yürütmekle suçlanan kadınların kafası traşlandı. “Traşlı kadın” (femme tondue) denen bu insanlar sokaklarda kolayca tanınıyordu. Okumaya devam et
Kara Kuğu — çeviri derlemesi
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Kara Kuğu) okunabilir.
İçindekiler
— Yasa berisi (Franz Kafka)
— İşte gül, oyna bakalım (G. W. F. Hegel)
— Farfara (palavracı) (Ezop)
— Diyalektik Materyalizm (Slavoj Žižek)
— Angelus Novus (Walter Benjamin, Slavoj Žižek)
— Gözüme batan güneş, Gün eşe değen nazar (René Magritte)
— Yabancılaştıran Velev Ki: Ölümcül Etmen (Jacques Lacan)
— Hiçkoku (Sandro Penna)
— Saçyaprak (trichome) (Alexander Beadle)
— İçme İlkesi (Raymond Smullyan)
— O (Alice Phoebe Lou)
— Ne olacaksa olur ileride (Que Sera Sera) (Doris Day)
— Hülyalarını köpeklere emanet etme, incilerini domuzların önüne dökme ~ (İncil)
黑 : kara
Yasa berisi — Franz Kafka
Yasa berisinde eşik başı durur. Köyden gelen adam eşik başına gelir ve yasaya erişim izni ister. Ama eşik başı şu anda ona erişim veremeyeceğini bildirir. Adam düşünür ve daha sonra girip giremeyeceğini sorar. “Mümkündür” der eşik başı, “ama şu anda olmaz.” Yasa geçidi her anki gibi o an da açıktır, eşik başı kenara çekilince adam eğilip kapıdan içeriye göz atar. Eşik başı onun bu haline güler ve şöyle der: “Kendini tutamıyorsan yasağıma rağmen girmeyi dene bakalım. Ama bil ki ben güçlüyümdür, en alt eşiğin başı olduğum halde. Odadan odaya hep daha güçlü eşik başları dizilmiştir. Okumaya devam et
Kara kuğu teorisi
Kara kuğu teorisi veya kara kuğu olayları teorisi, ilk başta insanları şaşırtıp büyük etki yapan ama sonradan geriye dönük olarak uygunsuzca ussallaştırılan olayları tarif eden bir mecazdır. Bu terim kara kuğuların yokluğunu bildiren kadim deyişten adını alır – Avrupalılar kara kuğularla ilk kez 1697’de karşılaştıktan itibaren yeniden yorumlanan bu deyişten daha farklı bir feyz alınmaya başlanmıştır.
Avustralyalı kara kuğu (Cygnus atratus)
Okumaya devam etDiyalektik Materyalizm — Slavoj Žižek
Stalin diyalektik materyalizmin dört özelliğini saymıştı:
— Doğayı birbirinden kopuk, yalıtık ve bağımsız fenomen ve nesnelerin rastlantısal bir toplaşması sayan metafiziğin aksine diyalektiğe göre doğa bağlı ve birleşik bir bütündür, fenomen ve nesneler arasında organik bağlar vardır, onlar birbirine bağlıdır ve birbirini belirler. Okumaya devam et
Ne olacaksa olur ileride (Que sera sera) — Doris Day
Küçücük bir kızken ben
Sorardım anama: Ne olur benden?
Güzel olur muyum, peki ya zengin?
O da bana derdi ki hemen:
Que sera sera
Ne olacaksa olur ileride
Atiyi görmek düşmez bize
Que sera sera
Olur her ne olacaksa
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı
Hiçkoku — Sandro Penna
O mazi denizime geri döndüğüm her seferinde
Rutubetli arka sokaklarda akşam vaktinde
Düşerim gene geçmiş yoldaşlarımın peşine… Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
Saçyaprak (trichome) — Alexander Beadle
Kendir çiçeğine yakından baktıysanız bitkinin yaprak ve tomurcuklarını kaplayan ince kristal katmanı fark etmişsinizdir. Bu kristaller genelde çok parlaktır, yapışkandır ve kendire özgü keskin kokular salarlar.
Ama mikroskopla daha yakından bakarsanız onların kristal olmadığını anlarsınız – onlar bitkinin bedenini saran çıkıntılardır, reçine kaplı küçük iğne veya tüylerdir. Bunlar bitkinin “trichome”ları yani saçyapraklarıdır. Trichome Yunanca “saç uzaması” demektir. Okumaya devam et































