Category Archives: Şey

Sıla Büyü Çiçeği ve Gür Ait Hatun Berk — mesel

Başlangıçta söz vardır (köken hikayesi).
Başlan gıçta söz vardır (başta ve sonda).
Baş-language’da söz vardır (kökenin gayesi).

Babil kulesini yıkan tektanrı tarihi başlatınca insanlık çil yavrusu gibi farklı dillere dağıldıysa da tarihöncesinde konuştuğu baş-language‘ı hiç ama hiç unutmadı. O gün bu gündür insan ne zaman sıla hasreti çekse baş-language’dan heceler hayal meyal kulağına çalınır.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Overthinking — fıkra

kral

Bir kral zehirlenme korkusundan sarayda hazırlanan hiçbir yemeği yiyemiyormuş. Saraya sızmış kimi hainlerin onun kuyusunu kazdığına yemin edebilirmiş ama kanıtlayamazmış. Sonunda samimiyetine güvendiği yerliş bir valinin önerisiyle saraya yeni bir aşçı getirtmiş.

Bu usta aşçı öyle bir spesiyal hazırlamış ki dediğine göre bu yemeği yiyenler eğer kraliyete sadıksa çabucak karnı doyup sofradan kalkarmış, yok eğer haince emeller peşindeyse hiç karnı doymayıp hep daha fazlasını istermiş.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Darbımesel, Darbınam, Darbışaka, Darbıkelam — Işık Barış Fidaner

Etkileyici sözler vurucu sayılır; çarpıcı bir söz hoş karşılanabildiği gibi okurları küstürebilir de; sözlü darbelerin dört çeşidi sayılabilir:
1) Darbımesel (proverb, atasözü)
2) Darbınam (namedrop, adlar anmak)
3) Darbışaka (punchline/blow, bitiş sözü)
4) Darbıkelam (wordplay, kelime oyunu)
Şimdi bunları tek tek anlatalım.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Çeviri kokusu — Tahsin Yücel

Türkçede en kötü kokulardan biri de “çeviri kokusu”dur: yerleşmiş kanıya göre, bir çevirinin başarılı sayılabilmesi için ilk koşul, “çeviri kokmaması”, yani gerçekte olduğu gibi değil de, olmadığı gibi görünmesi, gerçek niteliğini gizlemesidir. Bu koşulun gerekçesi de, biliyoruz, kapsamını hiçbir zaman kesinlikle belirlemediğimiz, belirleyemediğimiz bir doğallık gereksinimidir: çevrilen yapıtın özgün biçiminde doğal olup olmadığına bakılmadan, en yaygın sözcüklerden, en beylik deyimlerden, en kalıplaşmış tümcelerden oluşan, akıcı bir çeviri istenir.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Sosyal Medyada Türeyen İnkârcı Yavşakça Familyası Üzerine

Yıllar önce Slavoj Žižek’in sosyal medyanın tamamen yasaklanmasını önermesine pek anlam verememiştim çünkü Twitter’da oluşan gündemlerin geniş çağrışım yelpazeleriyle kapsamlı bağlamlar kurmaya yarayabildiğini görüyordum. Zaten bütün öncülleri ve ardıllarıyla birlikte Gezi Direnişi bu algı etrafında cereyan etmişti. Fakat zamanla (daha net) anlaşıldı ki medyatik akışlardan yararlanıp gerçekten denizlere açılmak isteyenler çok küçük bir azınlıktır. Düşünmeye ayıracak vakti ve dikkati kısıtlı olan ezici çoğunluk önceden alıştığı tatlısulardan ayrılmayı göze alamaz. Ayrıca özellikle Gezi yenilgisinden sonra kamuoyunu tatlısulara mıhlayarak denizlere açılmaktan alıkoymaya yeminli bir canlı modeli türemiştir. Onlara İnkârcı Yavşakça Familyası (İYF) diyeceğiz  [1].

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Ey İzabelya! Edim Kuyirmecilik: El mi deli bey mi deli?

Jaklakanya Turistlerle Faydalı İletişim Departmanından Atakan Yorulmaz’ın yepyeni teorisine gelin bir göz atalım [1]:

Bana kalırsa konu bağlamında, kendisinin ne olduğuna ilişkin anlam arayışını hep bir Öteki’nde arayan ve her defasında da bulduğunu zannederek aslında onu kaybeden bir nevrotik, kesin olarak ne olduğunu bilen bir psikotikten daha delidir.

Yani özetle:
1) Psikotiğin deli olduğu zaten besbelliydi.
2) Nevrotiğin psikotikten daha deli olduğunu da şu anda çok kıymetli yazarımızdan öğrenmektesiniz.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

İnsansever aktivist fantazinin sapkınlığı

Beğen sinyalleri etrafında anonim kalabalıklar toplamaya dayanan Twitter aktivizmi ne kadar insansever görünürse görünsün muhataplarını kurbanlaştırmadan edemez.

Bunun sebebi de Freud’un psişelerde tespit ettiği üç katmanlı sapkın yapıdır. Yüzeyden derine doğru katmanlar şöyle tercüme edilir:

1) “İmdat komşular! Burada acı çeken insanlar var!”
(Bir çocuk dövülüyor)

2) “Şansımız varsa medya ve siyaset organlarımız sorumlu ve sorunlu şahısları yalıtacak ve dışlayacaktır!”
(Babam hasmımı dövüyor çünkü o beni sever)

3) “Şifa dilerim! (şifayı kapmanı dilerim (benden bu sözümle))”
(Babam beni dövüyor)

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Kemirgenler ve yetkilenişle bedenlenişin dolaşıklığı — Işık Barış Fidaner

Öznelliğin en derin bölünmesi yetkilenişle bedenleniş arasındadır. Bu bölünme Descartes’ın ‘Düşünüyorum öyleyse varım’ beyanındaki ‘Düşünüyorum’ ile ‘Varım’ arasındadır: ‘Düşünüyorum’ muhataplığı yetkilendirir çünkü düşünmek başkalarına hitaben hazırlanan konuşmadır, ‘Varım’ ise kişisel bedenleniştir, onun bir adam olmasıdır, yetişkin ve erkek bir insan olmasıdır [1]. İnsanın varoluşunun simgesel tabiatında genellikle yetkilenişle bedenlenişin bütünleşik birliği vardır ama gelin biz bu iki bileşeni ayırabilmek için kemirgen imgesine odaklanalım.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Ölü Başkanlara Kurban: Öhö Öhö Anlarsın Ya! — Işık Barış Fidaner

deadp

‘Ölü başkan’ (dead president) ABE (USA) argosunda para demektir [1]. Dolar banknotlarına basılmış resimleri kasteden aptalca bir şakayı andıran bu tabiri harfiyen okursanız beklenmedik bir Marx-Freud sentezi ufukta belirir: Eğer para harfiyen ölü başkansa, mübadelenin evrensel eşdeğeri hizmeti gören metada (Marx) kurban edilen Erbaba’nın bir lokması cisimleşmiş demektir (Freud). Kurban edilen Erbaba’nın dolar banknotlarında cisimleşmesi salt düşlemseldir elbet, tam da bu yüzden ölü başkan resimleri basılmıştır onlara.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

ABD Zenciri ve ABE Dolar! — Işık Barış Fidaner

United States of America ifadesinde geçen state‘in devlet mi yoksa eyalet mi olacağı, ülkenin iç savaşında belirlendi.

Köleci ayrıcalıklarını ortak pazara feda etmek istemeyen ayrılıkçı Güney cephesi state’in devlet olmasından yanaydı, yani ABD‘ciydi: Amerika Birleşik/Konfedere Devletleri.

Arapça abd köle demektir (Abdullah: Allahın kulu). Kula kulluk ettiren ABD’nin ırkçı abd zinciri ‘ABD zenciri’ diye de yazılabilir: Köleleştirilen siyahların/zencilerin kul’lanım değeri bugünkü kullanıcı kavramının da temelidir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey