Saussure’cü dilbilim seda-kavram bağının ‘keyfi=arbitraire’ niteliği üzerine kuruludur, Lacancı psikanalizde ‘keyfiyet=jouissance’ aynı bağın politik yönüne işaret eder, standart dilbilimin ufkunu aşan ses benzerliklerinin politik karşılığına Lacanca ‘lalangue=dilmeden’ denir [1]. Son günlerde duyurulan bir serginin başlığı tam olarak bu gerçekliğin bir tezahürüdür:
Meşgul Şehir: İşgal İstanbul’unda Siyaset ve Gündelik Hayat
Sergi afişinde ‘işgal altında’ yerine ‘meşgul’ denmesiyle kulakları tırmalanan kamuoyu iki ana gruba ayrıldı:
1) ‘Pek hoş olmuş, yaratıcı esprinizi beğendim, tebrikler’ diyenler.
2) ‘Kuralları ihlal etmeniz gülünç olmuş, bir daha olmasın’ diyenler.
Benimse kulaklarım tırmalanmadı çünkü afişteki semptomu yorumladım:
3) ‘İşgal altında’ya ‘meşgul’ demek ‘tecavüz’e ‘ilişki’ deme eşdeğeridir.
Okumaya devam et →