Category Archives: Şey

Olabilecek en etkili bölünme: 1/e — Işık Barış Fidaner

Lacan’da torusun anlamını açıklarken [1] matematiksel bir sav öne sürdüm: 1/e ≈ %37 oranı bir bileşimde olabilecek en etkili bölünmedir. Şimdi iki soru soralım: Bu ne demek ve neden böyle?

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Leyla Meyla Farketmez, Levla Mevla Farketmez — Işık Barış Fidaner

Leyla ile Mecnun efsanesini dört terim etrafında yeniden kurgulayalım [1]:

1) Leyla: Sevilen kadın, ayrıca gece ve rüyalar.
2) Meyla: Çöl, ayrıca budaklı ağaç (iki anlamda sürgün).
3) Mevla: Tanrı, mutlak muhatap.
4) Levla: Lüzumlu herşey, ihtiyaçlar.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Saçmasapan ve Saldımsalak — Işık Barış Fidaner

penguen

Bu ne böyle saçmasapan!

Bu feryat iki mesajın bileşimidir:

1) Başka türlü olmalıydı.
2) Böyle olmamalıydı.

Bunlar sırasıyla “sapma” ve “saçma” bileşenleridir:

1) Çok önemli bir şeyden sapılmıştır.
2) Onun yerine alakasız şeyler saçılmıştır.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Herr-matic — compilation

UntitledThe texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (Herr-matic).

Işık Barış Fidaner

Contents

— Hermetic: Herr-matic

— It’s about time we lifted the ban on masculinity

— Wizard of Oz and Communism

— Symbolic World Membrane: Negation of Negation

— The Postmodern Police: I ask the questions around here!

— Loveless Heart of Love: Bestow me to me! Repay me to me!

— René Girard: Symmetric Breaking and Symmetry-Breaking

Other compilations

爸 : father

Yorum bırakın

Filed under Kitap, Şey

Luhmann: İkinci-derece Sibernetik Analitik Söylemdir — Işık Barış Fidaner

luhmsnn

Dinamistiksel Ekholoji Niklas Luhmann’ın Ekolojik İletişim‘iyle (Ecological Communication, 1985) bir hayli yankılaşır [1]. Luhmann’ı psikanalize bağlayan anahtar kavram öz-göndergedir.

Öz-gönderge deyince akla gelen Esas-İmleyenin (S1) Efendi söyleminde körlemesine kendini yineleyen öz-göndergeli bir öğe olduğu iyi bilinir, bu yüzden ona boş imleyen veya dolanan imleyen de denir (empty signifier, floating signifier).

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Saçmantık — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Saçmantık) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Parmakla gösterme bir işarettir

— Bilmeyiş bilginin ufkunda sahilik alanını açar

— Bilinçdışının bileşimsel dünyadışını geçirgen kılmak

— Žižek cehennem bölgelerini nasıl oynattı

— Sevgiyi tözlendiren nefret-bilmezliktir

— Cinsel ‘İlişki’nin Ötesi

— Fallus’un Saçmantığı

Diğer derlemeler

诞 : doğum, böbürlenme, saçma

Yorum bırakın

Filed under Şey

Žižek cehennem bölgelerini nasıl oynattı — Işık Barış Fidaner

Žižek-Olayının entelektüel işlemi şu üç mecazda özetlenir:

zizekmeta
Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Bilmeyiş bilginin ufkunda sahilik alanını açar — Işık Barış Fidaner

Seminer 3‘te Lacan imleyenin “işaretin notunu düşmek” olduğunu belirtir: Gemi kaptanı şahit olduğu olayı seyir defterine yazar. Yazılan şey imleyen olur, artık işaret değildir.

Hegel’in Ruhun Fenomenolojisi‘ndeki duyu-kesinliği tartışmasını anımsayalım: Şimdi Gece olduğunu görürüz ve “Bu hakikati deftere yazarız”; ama sonra güneş doğar ve Şimdi Gündüz olur. Yani “Şimdi” imleyeninin dolayımı ile “Gündüz” ve “Gece” işaretlerinin dolaysızca değişmesi arasında uyuşmazlık çıkar. İşte bu yüzden Hegel imleyene “genel olumsuzluk” der.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Parmakla gösterme bir işarettir — Işık Barış Fidaner

parmak

Richard Boothby “Lacan’ın Hegel’le Şeyi” makalesinde imleyenin oluşumunda hayali ve gerçek bileşenlerin oynadığı rolü güzelce tarif eder ama imleyeni özlendiren simgesel bileşeni ihmal eder, verdiği örnekte de bu ihmal apaçıktır: Parmakla gösterme parmak imgesiyle gösterilen Şey’i bileştirerek bir imleyen oluşturur, der. Bu imge-gerçek bileşimi sahiden oluşsa bile bir imleyen olamaz [1].

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Cinsel ‘İlişki’nin Ötesi — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın üçgen şemasındaki (Encore sayfa 90) üç öğe S(Ⱥ), objet a ve Fallus’tur [1]. Bu üçlünün merkez öğesi Fallus’tur çünkü simgesel düzenin kör noktasına oturmuştur, İmgesel ile Gerçek’in arasında durur [2]:

sema

Sağ üstteki Fallus öznenin hep hüsran yaşadığı çelişki noktasıdır çünkü öznenin hayalleri orada ya gerçekleşir ya gerçekleşmez [3]. Bu hüsran kaçınılmazdır çünkü hayal edilen Şeyin gerçekleşmesi çoğu zaman gerçekleşmemesinden daha beterdir. İşte bu yüzden Fallus nefretin de merkezi olur [4]. Kadınlar bundan kötü etkilenir çünkü mevcut toplumsal cinsiyet rejimi kadınları erkeklerin hayallerine hapsolarak bu Fallus çelişkisini bedenlemeye yöneltir [5]. Deleuze’ün bir zamanlar dediği gibi “Başkasının hayaline hapsolduysan işin bitmiştir.”

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey