Trail Flagging: Sahadaki İz, Haritadaki İz ve Ekranın Buyruğu

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

(İngilizcesi ve Almancası)

Trail flagging, arazide yolun kanıtını üretme ve okuma pratiğidir. Bir dala bağlanan pembe kurdele, ağaca sürülen boya, üst üste dizilen taş, kesilmiş ağaç kabuğu, kavşağa dikilen tabela, kar üstünde sıraya giren direk, çamurdaki ayak izi, haritadaki rota çizgisi ve telefondaki parlak hat aynı büyük sorunun içinde çalışır: Yolun bilgisi nerede durur ve yürüyen beden hangi kanıta güvenerek ilerler?

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

DEV-GENZ: Deniz Göktaş Serbest Bırakılsın

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⚠️⏳🚪 GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪
Ziller Kimin İçin Çalıyor?
🇻🇳🕊️🔔 DEV/SEV-GENZ 🇻🇳🕊️🔔

DEV-GENZ olarak Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına karşıyız. Bu karşı çıkışımızı bir komedyeni kahramanlaştırmak, sahneyi kutsamak, kahkahayı politik olgunluk belgesi yapmak veya gülenleri otomatik olarak haklı ilan etmek için kurmuyoruz. Tam tersine, Deniz Göktaş’ın bedenine yüklenen bütün bu sahte anlamların, platform dolaşımından muhalif pazarın kahramanlık üretimine, seyirci rahatlamasından devletin suç dosyasına kadar uzanan aynı devrenin parçaları olduğunu gördüğümüz için kuruyoruz. Deniz Göktaş serbest bırakılsın derken bir figürü parlatmıyoruz; bir insanı, kendisine yüklenen kuşak, kesit, kahkaha, ibret ve sanık nesnesi yüklerinden söküp geri istiyoruz.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Türban, Doğrucu Kimlikler ve Batı’nın Kamusal İşaret Krizi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

(İngilizcesi ve Almancası)

Batı ülkeleri türbanı ilk aşamada görsel tarz, kültürel fark, bireysel inanç tercihi veya göçmen geleneği olarak okudu. Aynı tarihsel dönemde doğrucu kimlikler de daha adil dil, daha dikkatli temsil, daha medeni kamusal davranış ve daha kapsayıcı kurum talebi olarak belirdi. İki süreç, liberal kamusal alanın işaretleri yüzeyden okuma alışkanlığını açığa çıkardı. Bir kıyafet bireysel tercih sayıldı. Bir kimlik beyanı saygı talebi sayıldı. Bir sembol kültürel çeşitlilik sayıldı. Bir dil protokolü nezaket sayıldı.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Kemal Can’a Gülmek: Kahkahanın Ağır Abi Yoklaması

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Bu yazı, Deniz Göktaş’a gülmek üzerine değil; Deniz Göktaş’a doğru biçimde gülmeyenleri hizaya sokmak üzerine. Başta iktidarın kaba zorunu teşhir eder gibi yapıyor, sonra aynı yazı içinde kahkahanın zabıtasına dönüşüyor. Devlet ‘şuna gülemezsin’ diyor; burada ise ‘güldüysen bedelini üstleneceksin’ deniyor. Biri savcı cübbesiyle konuşuyor, öbürü muhalif vicdan önlüğüyle. Aradaki fark kumaşta, mantıkta değil.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Gösterişsiz Gösterinin Gösterişli Reklamı: Deniz Göktaş’ı Neden Bu Kadar Sevmeniz Gerekiyor?

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Zehra Çelenk’in yazısı Deniz Göktaş’ı anlatmıyor; Deniz Göktaş’ı seven kişinin kendini nasıl görmek istediğini anlatıyor. Metnin bütün büyüsü burada. Yazı, bir komedyen üzerine yazılmış izlenimi veriyor; gerçekte kendi izleyici konumunu cilalıyor. Deniz Göktaş sahnede “oluyor”, seyirci “ilk kez kendi hayatını görüyor”, zekâ “gösterişsiz” kalıyor, cesaret “pervasızlık” olmuyor, erkeklik “görünmez” hale geliyor, sınıf “karikatüre dönüşmüyor”, politik söz “sloganla değil hayat hikâyesiyle” kuruluyor. Ne güzel. Yani tam teşekküllü bir hayranlık yazısının bütün gösterişli süsleri, “gösterişsiz” etiketiyle paketleniyor.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Kahkahanın Resmî Töreni: Alay Et, Ama Önce Rozetini Tak

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Aydın Çubukçu’nun yazısı, güya gülmenin özgürleştirici gücünü savunuyor. Fakat metin ilerledikçe ortaya çıkan şey gülmenin savunusu değil, gülmenin devletleştirilmiş muhalif versiyonu oluyor: Kahkaha var, ama görevli kahkaha. Mizah var, ama önce parti okulundan geçmiş mizah. Halk var, ama ancak yazarın teorik dekoruna figüranlık yaptığı sürece halk.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Aşk Olsun Sana Çocuk: Politik Yoksulluğun Sevimli Ambalajı

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Bu yazı Deniz Göktaş hakkında değil; Deniz Göktaş vesilesiyle kendi kendine politik cesaret pozu veren bir muhalif beğeni hakkında. Başlık daha ilk anda her şeyi ele veriyor: iyi, cesur, politik ve muzip. Dört sıfat, tek figür, hazır hayranlık paketi. Yazı daha başlamadan kararını vermiş: sahnede biri var, biz de onun üzerinden kendimizi daha uyanık, daha cesur, daha politik hissedeceğiz.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Gerçek mizahla yer değiştirmedi; siyaset sahne fişiyle değiştirildi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Can Papila’nın yazısı, Deniz Göktaş’ın Ölü Deniz gösterisini savunuyor gibi yaparken, gösterinin seyircide ürettiği rahatlamayı sosyalist cila ile parlatıyor. Metnin hamlesi açık: önce örgütlenme kanallarının tıkandığını söylüyor, sonra tam bu tıkanmanın üstüne sahne alkışını “toplanma anı” diye yerleştiriyor. Parti, dernek, sendika çalışmıyor; öyleyse Harbiye kesiti çalışıyor. Program yok; olsun, “tespit” var. Çözüm yok; olsun, “aynı duyguda buluşma” var. Eylem yok; olsun, “kapı aralıyor”. Politik yetersizliğin defteri kapatılıyor, üstüne de “dayanışma” damgası basılıyor.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Şakayı Özgürlük Dekoruna Gömmenin İnceliği

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Murat Sevinç’in yazısı şu soruyla açılıyor: Deniz Göktaş ne yaptı?

Fakat yazı bu soruyu gerçekten sormuyor. Sorunun cevabını baştan biliyor: Deniz Göktaş hiçbir şey yapmadı, yalnızca mizah yaptı; bu yüzden başına gelenler ifade özgürlüğüne saldırıdır. Metnin bütün rahatlığı buradan geliyor. Soru sorulmuş gibi yapılıyor, ama daha ilk satırdan sonuç belli: Ortada anlaşılması gereken bir olay değil, savunulması gereken bir mağdur var.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Bak Ne Yaptın Sen Umur!

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

‘Bak ne yaptın sen Deniz!’ diye başlıyor yazı. Daha ilk cümlede suç mahalli kuruluyor: Devlet ters kelepçeyi takmış, köşe yazarı da şefkat kelepçesini. Devlet ‘ne yaptın sen’ diye dosya açıyor, Talu ‘ne yaptın sen’ diye vicdan açıyor. Birinde polis cümlesi, ötekinde baba cümlesi. İkisi de Deniz’in yaptığı şeyi Deniz’in elinden alıyor.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat