Şifa dilerim: Lenin’den Gorki’ye, Stalin’den Stalin’e — Slavoj Žižek

Bir Stalinci, şahıslar adına eylemez, ‘halk’ adına eyler: Hiçbir ampirik şahıs ona inanmıyor olsa bile o sanal [vampirik] büyük Öteki inançlı kalır. Stalinci de böylece şahsi alaycılığını ‘nesnel’ bir samimiyetle bileştirebilir: Davaya inanması gerekmez, inandığı varsayılan ‘halk’a inanması yeter… Bu da bizi Stalinci Komünistin öznel konumuna getirir: Sapkınlık. Bir politikacı, şayet sahiden Stalinciyse, insanlığı çok sevdiği halde ürkünç tasfiyeler ve infazlar yapıyordur; o esnada kalbi çıt diye kırılsa da elinde değildir çünkü İnsanlığın İlerleyişinde ona düşen Ödev de budur işte. Bu sapkın tavır büyük Ötekinin İradesine kendini düpedüz araçlaştırma konumunu benimsemektir: Ben sorumlu değilim, fiilen eyleyen ben değilim, ben sadece yüksek Tarihsel Lüzumun bir aracından ibaretim. Bu sapkın öznel konumun bünyesi konusunda Bolşevik hareketin tıpla –önderlere bakan hekimlerle– kurduğu ilişkinin detaylarını incelemek ilginç olacaktır. Üç belge mühimdir. Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Çeviri

Bilgi ne? İmle gine! — mesel

Döşünceli vatandaş bir gün sormuş bir bilgine:
— Hocam peki o zaman bilgi ne?

İrkilen bilgin onu süzünce de izah edivermiş:
— İşte onu bilebilemirem.

Empatik bilgin biraz döşünüp halkın talebini karşılamış:
— Olsun sen bil gine! Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Kurgu, Şey

Yeni iliğe doğru ~ Sezen Aksu, Mevlana

Her gün bir yerden daha kovulmak niye?
Bulanı anmadan donanmak nahoş

Her gün bir yere daha tutunmak niye?
Bulanı anmadan donanmak nahoş Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası

Teyel — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Teyel) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Seni gördüğüme sevindim

— Yeni iliğe doğru ~ (Sezen Aksu, Mevlana)

— Jikle Kaan: Farazi Türk Jacques Lacan

— Teyelli Hülya: Kulisten Çözümleme

— Anahtar köprüde kaybolmuştu

— Bilgi ne? İmle gine! (mesel)

— Bit tabi der hal: Al kışla… Sır adak iyi!

— Tiridine bandım

— 3D’ne abandın! ~ (anonim)

Diğer derlemeler

缝 : dikiş

Yorum bırakın

Filed under Anti-şiir, Kitap, Laf sal atası

Seni gördüğüme sevindim

Seçimin de hikmet bize nazın gibi
Sana da lazımdı bir ilk eski sevgili
Dur daha yorulacaksın idman bitmedi
Ne kadar orijinalsin hep olduğu gibi

Akşamdan sabaha gönlün mü çark etti?
Yoksa üstünü çizmek daha mı kolay geldi?
Amma da anlayış dolusun ve de şefkatli
Seni gördüğüme sevindim geldin iyi ki

Nasıl “sen” diyecektin olmasam herkes gibi?
Özyaşamöyküne kaydedince ne oldu sanki?
Biraz öfkelensen düşünmene yarardı bari
Seni gördüğüme sevindim geldin iyi ki

yy: IBF

[*]

3 Yorum

Filed under Anti-şiir

Jikle Kaan: Farazi Türk Jacques Lacan — Işık Barış Fidaner

jikle

Mademki halkımız Lacan’ı anlamakta zorlanıyor, biz de onlara bir kolaylık yapalım değil mi? Lacan Türk olsaydı nasıl konuşmaya mecbur kalırdı? Türkçenin kısıtlamalarına uydurulmuş farazi bir Jacques Lacan neye benzerdi? Şimdi bu düşünce deneyini hemen uygulayalım. Alıntıdaki cümleler aşağıda tek tek Türkleştirildi:

Ben her zaman hakikati dile getiririm. Hakikatin tamamını değil, çünkü tamamını söylemenin bir yolu yoktur. Tamamını söylemek harfiyen imkansızdır: kelimeler kifayetsizdir. Yine de bu imkansızlık yoluyla hakikat gerçeğe tutunur. (Jacques Lacan, Televizyon) [1]

Bak birader bizde yalan yok bilesin. Ha belki üç beş bişey sallarız arada ama o kadarına da mecburuz be kardeşim. Hep dosdoğru konuşmanın mümkünatı mı var arkadaş? Vatandaşın hangi birine hangi lafı yetiştireceksin? Ama olsun bak seni gözüm tuttu bizi fazla yoracağa benzemiyorsun. (Jikle Kaan)

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Lakant: Hesap Günü yaklaşımı ve tam etik özerklik — Slavoj Žižek

Lenin’in Materyalizm ve Ampiryokritisizm kitabının 1939 tarihli baskısının arka sayfasına Stalin kızıl kalemiyle şu notu düşmüştü:

1) Zayıflık
2) Aylaklık
3) Ahmaklık
Kusur denebilecekler yalnızca bunlardır. Bu sayılanlar haricindeki herşey kesinlikle erdemdir.

Unutma! Bir insan eğer:
1) güçlüyse (ruhen)
2) faalse
3) akıllıysa (veya yetkinse)
o zaman iyidir, diğer ‘kusurları’ ne olursa olsun!

1)‘e 3)‘ü ekleyince 2) elde edilir.

Ahlakdışı etiğin en özet formülü budur; bu formülün tam aksine ahlak kurallarına itaat eden ve suçlu olabileceğinden endişelenen bir pısırık ise etikdışı ahlakın temsilcisidir ve Nietzsche’nin hınç eleştirisinin hedefidir. Gerçi Stalinciler bir yere kadar gelir ve orada takılıp kalırlar: Onların ahlak konusunda fazla aşmış olduklarını sanmayın, aksine gizliden gizliye ahlakçıdırlar, büyük Öteki figürüne yaslanmayı sürdürürler. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Bit tabi der hal: Al kışla… Sır adak iyi!

Sizin gibi aynı ben de yersiz hissedi yordum kendimi iyi ceval lahey…

Sorna doku tura sordum: Yazı tura mı ata caiz? Ted avi nasıl yapılır?

O da yazıtlara dokudu tuğraları: Bit tabi der hal! Geç mi şeyolsun?

İşte şimdi hapı yuttuk! diye döşünürken dedi ki apansızın: Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Kurgu, Laf sal atası

3D’ne abandın! ~ anonim

O fol!
Sor baklayı nerden, çift teki derken…
Amma an, amma an!
O kızı doğurmadan düş de gördün mü?
Ama ne ayandın!

Ama anı armağanı mayandı
3D ne 3D? Ne abandın!
Bre davamı sattın, parasempati yaptım
3D ne 3D ne? 3D’ne abandın! / Soyut ana abandın!

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı

Tiridine bandım

agacgeragacanim

Fotoğraf Boston‘dan (2016), animasyon lisans bitirme projesinden (2005).
(Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü)

2 Yorum

Filed under Resim