Başlık ilk bakışta bilmece gibi gelebilir ama aslında çok basit bir mantığı var:
1) Dolu bir şeyi dolduramazsınız ancak boş bir şeyi doldurabilirsiniz.
2) Tok birini doyuramazsınız ancak aç birini doyurabilirsiniz.
Başlık bunlarla kıyaslanınca bilme/bilebilme arasındaki çelişki kolayca algılanır. Okumaya devam et
Hemseslenme (equivocation) — Jacques Lacan
Anlamın açığa çıkışı öznenin zaten onu duymaya hazır olmasını gereksinir, yani özne zaten onu bulmuş değilse onu bekliyor olamaz. Ama eğer öznenin kavrayışı sözünüzün yankısını gereksiniyorsa, onun alması gereken mesaj zaten size hitap eden ve size ait olan bir sözde teşkil edilmiş olmaz mı? Bu söz eylemi o halde iletişim kurmaktan ziyade esaslı bir duyuruyla özneleri temellendirmeye benzer. Bu kurucu eylem analisti kendi eyleminin doruğunda titreten hemseslenmede (equivocation) kusursuzca tanınabilir, bunu sorumluluğun etimolojik anlamına bağlamıştık (sor+um; responsibility: yanıtlayabilme): Şimdi memnuniyetle bu düğümün asıl Gordion halkasını göstereceğiz, orada her filozof birbiri ardısıra özgürlüğü gerekliliğe lehimlemeyi denemiştir. Zira elbette doğru olan tek bir yorum vardır, fakat önceden olmayan bu yeninin belirmesi ve gerçek olması, hakikat denen yerde verili oluşuna bağlıdır… Okumaya devam et
Lamel/Akıtman saf can içgüdüsü olarak libidodur — Jacques Lacan
Bonneval kongresinde söylenenleri yerleştirmek adına, şöyle bir şey çıkarabildim: Size lamelden söz edeceğim.
İşin şakasını vurgulamak isterseniz ona akıtman (fetir-adam) diyebilirsiniz. Göreceksiniz ki akıtmanı canlandırmak ilksel insanı canlandırmaktan daha kolaydır çünkü insanı işletebilmek için kafasına bir insancık koymanız gerekir. Okumaya devam et
Lamel/Akıtman: doğarken kaybedilen bulunamaz anatomik tümleyen — Jacques Lacan
Aristofanes’e kendi mahallesinde (Şölen, Platon) meydan okumak için gelin onun iki sırtlı yaratıklarını (la bête à deux dos) anımsayalım: İki yarım parça Magdeburg yarımküreleri gibi sıkıca kaynaşmıştır; Zeus’un kıskançlığı yüzünden ameliyatla sonradan ayrılacak bu yarımlar, insanın aşık olduğu zaman bulunamaz tümleyenin açlığını çeken bir varlığa dönüşmesini temsil eder.
İlksel İnsan’ın küreliği kadar bölünmesi de düşünülünce akla gelenin yumurta olması, belki de Platon’dan beri bastırılmıştır, zira doğa bilimlerinin tasdiklediği biçimler hiyerarşisinde üstünlük yüzyıllarca küreye bağışlanmıştır. Okumaya devam et
Virüsün kendisi direşmekte — Dr Jeremy Rossman
44 ağır Covid vakasına odaklanan yeni çalışma yayınlanmayı bekliyor:
“SARS-CoV-2’in bulaşıcılığı ve insan vücudu ve beynindeki direşkenliği [persistence]” (kaynak)
Dr Jeremy Rossman* anlatıyor:
Covid hastalığının solunum sisteminin ötesine geçtiğini söyleyen birçok çalışma ve bir sürü veri zaten elimizde bulunuyor. Bu çalışmada 44 hastanın hepsinde hastalığın solunum sisteminden taştığı görüldü. Virüs solunum sisteminden çıkarak vücudun geneline yayılmıştı. Okumaya devam et
Efendi Ahlakı ve Köle Ahlakı — Friedrich Nietzsche
Dünyada bugüne dek hüküm sürmüş ve halen hüküm süren kaba ve incelikli ahlakları dolaştıkça hem düzenlice birlikte beliren hem de birbirine bağlanan belli unsurlar buldum ve sonunda iki başat tip bana kendini gösterdi ve köklü bir ayrım ortaya çıktı.
Efendi ahlakı vardır ve köle ahlakı vardır – gerçi yüksek ve karma medeniyetlerin hepsinde iki ahlakı barıştırma girişimleri olduğunu belirtmeliyim, yine de sıklıkla ikisi arasında karışıklık çıktığı ve birbirlerini yanlış anladıkları görülür, kimi zamansa yakın ve bitişik dururlar – aynı anda tek bir insanda, tek bir canda bile olabilirler. Ahlaki değer ayrımları ya hükmettiği sınıftan farklı olmaktan hoşnut bir egemen kasttan kaynaklanmıştır ya da hükmedilen sınıftan, yani her türlü köle ve uyruktan kaynaklanmıştır. Okumaya devam et
Analist sazlık yakamozudur — Jacques Lacan
Neyse ki biraz analist var değil mi? Bir mecazla bitireceğim: Analist sazlık yakamozudur (will-o-the-wisp). Bu mecaz “ışık olsun!” (fiat lux) anlamına gelmez. Ona gereken tek mazeret budur. Yani o, yıldızlara karşı çıkar; yıldızlardan yere inen herşey size yük bindirmiş ve sözlerimi burada dinlemek üzere sizi iyice örgütlemiştir, öyle değil mi? Yani onun birazdan bana gelip şikayet edeceğiniz konularla hiçbir alakası yoktur. Okumaya devam et
Sazlık yakamozu (will-o-the-wisp)

Sazlık alanda geceleyin zaman zaman beliren bir ışıktır; bozunan organik maddeden çıkan gazın yanmasından kaynaklanır. Okumaya devam et
“Omikronu kapar atlatırım, bana bir şey olmaz” dememek için beş neden — Sandee LaMotte
Sandee LaMotte — 11 Ocak 2022 — edition.cnn.com
Akşam yemeği masasında güçlendirilmiş tam aşılı arkadaşlarım ve ailem, kötü bir koku gibi havada asılı kalan şu soruyu suskunlukla karşıladı [ç.n. Biontech üçüncü doza “güçlendirme” deniyor]:
“Omikronu kapıp atlatsak olmaz mı? Zaten hafif değil mi? Bağışıklığımız güçlenmiş olur?”
Güçlendirilmiş tam aşılı ve iyi eğitimli bir arkadaşımız bunu içtenlikle soruyordu, sosyal platformlarda yayılan görüşleri yansıtıyordu. Kasten Omikron kapma fikrinin “çok moda” olduğunu söyleyen Dr. Paul Offit bezginlikle iç çekti. Okumaya devam et































