İsrail–Filistin çatışmasında mimar olarak askerler
Eyal Weizman
Radical Philosophy 136 (Mart/Nisan 2006)
Bu makale, 2002’de İsrail’in ʻSavunma Kalkanıʼ operasyonunun parçası olarak Filistin bölgelerine yaptığı girişin ardından hem İsrailli askerî personelle hem de Filistinli aktivistlerle gerçekleştirdiğim birkaç görüşmeye dayanıyor.1 Bu görüşmeleri kullanarak, aşağıda, silahlı çatışmalar ile inşa edilmiş çevre arasında ortaya çıkan ilişki üzerine düşünmeye çalışacağım. Çağdaş kentsel operasyonlar, inşa edilmiş, gerçek ya da imgesel bir mimari içinde ve mekânın yıkımı, inşası, yeniden düzenlenmesi ve altüst edilmesi aracılığıyla sahnelenir. Bu bakımdan kentsel çevre, çatışmanın yalnızca arka planı olarak da, onun sadece sonucu olarak da anlaşılmamalı; içinde faaliyet gösteren güçlerle — bunlar çeşitli yerel nüfus, askerler, gerilla, medya ya da insani yardım aktörleri olsun — karmaşık ve dinamik, geri bildirime dayalı bir ilişkiye sıkışmış olarak anlaşılmalıdır. Çatışma ile mekân arasında ortaya çıkan ilişkinin göstergesi, duvarın fiziksel/mimari öğesiyle kurulan ilişkiyi yeniden tanımlayan kentsel savaş taktikleridir. İsrail–Filistin çatışması bağlamında duvarlar, geleneksel kavramsal sadeliklerinden ve maddi sabitliklerinden bir şeyler yitirmiştir; öyle ki farklı ölçeklerde ve durumlarda değişen siyasi ve güvenlik ortamlarına yanıt veren esnek varlıklar olarak, hem direniş güçlerinin hem de güvenlik güçlerinin kelimenin gerçek anlamıyla içinden geçtiği geçirgen öğeler olarak ve askerlerin artık içinden görebildiği ve artık içinden ateş edebildiği saydam ortamlar olarak işlenir hâle gelmişlerdir. Duvarların değişen doğası böylece inşa edilmiş çevreyi esnek bir ʻsınır bölgesiʼne dönüştürür: geçici, olumsal ve asla tamamlanmamış.
Okumaya devam et





























