Uzay-zamanın varoluşu uzamsalın aksinin zamansal olduğunu düşündürür. Öyle değildir.
Uzamsalın asıl aksi bileşimseldir [1]. Bileşimsele uzamsaldaki eksiklik yoluyla uzanırsınız [2]. Arzu açısından uzamsaldaki eksiklik hâlâ doldurulup (Eros’a göre genital) tamamlanmayı bekleyen bir tatminsizliğin boşluğudur; dürtü açısındansa ortada eksiklikten ziyade delik vardır, agape‘yi tatmin eden bir ayırı/gedik vardır (gap) [3]. Arzudaki eksiklik uzaya bir açılım sunar ve yokluğunda uzayın kapanacağını ima eder, dürtüdeki ayırı/gedik ise arzulu açılımı saçmantıklı bir kapanım ve yoğulluğa çevirir (absense, absential) [4].
Okumaya devam et
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (































