(öncesi: Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması)
Önceki yazıda yadsımanın yadsınması işleminin simgesel dünyayı sınırlama işlevine dikkat çektik. Şimdi bunun örneklerini sayalım:
1) Kamusal yasaları “doğru” tarzda ihlal eden kişilerin dar cemaate kabul edilmeleri. Žižek’in “bünyevi çiğneniş” dediği bu sapkınca eylem insanı o çıkar grubunu tanımlayan suç ortaklığına dahil eden bir keyif fazlasıdır, rüşvettir [1]. Lince katılmak bunun örneğidir: “Günah keçimize bir de sen vur da görelim.” Kamusal yasayı (yadsımayı) özgül ihlal tarzı (yadsıma) o özel kulüp veya zümrenin sınırlarını çizer. Ötekilerle alay etmenin havalı olması bu mekanizmadan kaynaklanır. Horgörgü hoşgörgü kılığına da girebilir (infantilize, patronize).
2) İyi niyet göstermek amacıyla geri çevrilmesi beklenen bir teklif sunarak jest yapmak. Žižek’in buna verdiği örnek şöyledir: Kabalık yaptığı için özür dileyen birisine “Yok sorun değil özür dilemene hiç gerek yoktu” denmesi yadsımayı yadsıyarak aradaki nezaketin sınırlarını çizer. Žižek’in buna önerdiği karşılık ise aradaki nezaket dengesini bozacaktır: “Tamam o zaman sorun yoksa özür dileğimi geri alıyorum!” Okumaya devam et


Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (





























