Tag Archives: Görce Yazıları

Yadsımanın Yadsınmasında Karşıllık ve (A)simetri — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması)

Önceki yazıda yadsımanın yadsınması işleminin simgesel dünyayı sınırlama işlevine dikkat çektik. Şimdi bunun örneklerini sayalım:
1) Kamusal yasaları “doğru” tarzda ihlal eden kişilerin dar cemaate kabul edilmeleri. Žižek’in “bünyevi çiğneniş” dediği bu sapkınca eylem insanı o çıkar grubunu tanımlayan suç ortaklığına dahil eden bir keyif fazlasıdır, rüşvettir [1]. Lince katılmak bunun örneğidir: “Günah keçimize bir de sen vur da görelim.” Kamusal yasayı (yadsımayı) özgül ihlal tarzı (yadsıma) o özel kulüp veya zümrenin sınırlarını çizer. Ötekilerle alay etmenin havalı olması bu mekanizmadan kaynaklanır. Horgörgü hoşgörgü kılığına da girebilir (infantilize, patronize).
2) İyi niyet göstermek amacıyla geri çevrilmesi beklenen bir teklif sunarak jest yapmak. Žižek’in buna verdiği örnek şöyledir: Kabalık yaptığı için özür dileyen birisine “Yok sorun değil özür dilemene hiç gerek yoktu” denmesi yadsımayı yadsıyarak aradaki nezaketin sınırlarını çizer. Žižek’in buna önerdiği karşılık ise aradaki nezaket dengesini bozacaktır: “Tamam o zaman sorun yoksa özür dileğimi geri alıyorum!” Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Simgesel Dünyanın Zarı: Yadsımanın Yadsınması — Işık Barış Fidaner

Tek bir fosfolipit molekülünün başı hidrofiliktir yani suyu sever, kuyruğu ise hidrofobiktir yani sudan kaçar.

Canlı hücrenin içini dışından ayıran hücre zarı fosfolipitlerden oluşan ikili bir katmandır. Bu zarın hücrenin içine ve dışına bakan yüzeylerinde hidrofilik başlar dizilmiştir, ikili katmanın orta kısmında ise hidrofobik kuyruklar dizilmiştir:

zar

Her fosfolipit katmanı bir yadsıma (~) gibi düşünürsek hücrenin içini dışından ayıran iki katmanlı hücre zarı yadsımanın yadsınması (~~) olur. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş — Işık Barış Fidaner

Konuşma kavramını harfiyen okuyarak iki boyuta ayıralım [1]:
— Koyuş: Konum almanın arzu ve dürtü boyutudur, bir işe koyulmaktır.
— Konuş: Konum almanın simgesel dolayım boyutudur, bir yere konulmaktır.

Bu süreçleri besleyen iki malzemeyi ayırt edelim:
— Yansı: Yinelendikçe yenilenen görüntüdür. Aynadaki yansımadır.
— Yankı: Yinelendikçe yenilenen duyumdur. Duvardan gelen yankıdır.

Bunları bileştirerek dört süreç tanımlayalım:
1) Yansı-koyuş
2) Yankı-koyuş
3) Yansı-konuş
4) Yankı-konuş
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Politik Doğurucunun Doğurultusu — Işık Barış Fidaner

Politik doğrucu gözüne çarpan bariz hatalarla mücadele eden duyarlı bir vatandaş gibi davranır, o sanki toplumsal hayatımızı ustalıkla elden geçiren değerli ve duayen bir editördür; oysa onun asıl derdi kendi dünyasına giren semptomatik doğurganlık kaynaklarını zaptetmektir, yani onun rahatsızlığı, çektiği yetersizlik, politik doğurucuya bir türlü hakim olamamaktır [1]. Bir ucunda dünyadaki bütün insanları doğuran annelik, öbür ucunda dünyadaki bütün anlamları doğuran histeri (şaka, rüya, sakarlık, typo gibi parapratikler) olan bu doğurgan kaynak, kadınlar onunla mesafeli kalmak isteseler de, dişildir. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Lethe Nehri ve Mnemosyne Havuzu: Hakikatimsilik → Hakikatim Silik — Işık Barış Fidaner

Untitled

“Dante ve Lethe Nehri”, Gustave Dore

The Matrix‘te (1999) Morpheus’a adını veren antik Orfizm öğretisinin insanlara nasihati şöyledir:

Canını kaybetmek istemiyorsan sakın unutkanlık nehri Lethe’nin suyunu içme! Onun yerine bilgi havuzu Mnemosyne’in suyunu iç!

Filmle bağlantısını kurarsak, Lethe nehri mavi haptır (simülasyonun hayali zenginliğine kapılıp gitmek), Mnemosyne havuzu ise kızıl haptır (acı gerçeğin çölüne bakmaya cesaret etmek).

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Kozmik Böcek — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Kozmik Böcek) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Cehalet-i Ruhiye

— Yanlış Anlama ve Yanlı Şanlama

— Cinyıs Olmadan Adam Çarpmak

— Çiçekleri Eleştirmek veya Çiçeksiz Meyve Olmaz

— Doğadışı Ana: Ama

— Çekim Alanları

— Kozmik Böcekle Öz-deşim

Diğer derlemeler

虫 : böcek

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Cehalet-i Ruhiye — Işık Barış Fidaner

İnsanda halet-i ruhiye renkten renge girer. Sık sık dönüşüm geçiren insan ruhu (pek belli etmek istemese de) karşısına çıkan her yenilikte sanki ona “ce-ee!” yapılmış gibi şaşırır. Hepimizde bulunan bu ruhsal özelliğe cehalet-i ruhiye adını verelim. Cehalet-i ruhiyenin dört seviyesi vardır:
1) Ben kendimi bilemem.
2) Ben onu bilemem.
3) O beni bilemez.
4) O kendini bilemez.
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Çekim Alanları — Işık Barış Fidaner

Siber uzayda sürüklenen kum taneleri olarak toplaşma içine gireceksek (ören beyan ve güden beyan yoluyla örgütleneceksek) belli çekim alanları oluşturmamız şart. Bu süreç dört aşama izliyor:
1) Özçekim
2) Çiçekim
3) Gerçekim
4) Yerçekim
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Doğadışı Ana: Ama — Işık Barış Fidaner

🎭♟️🕹️ Kukla Rejimi 🎭♟️🕹️

portakal

Kaybolan Kız‘da (The Lost Daughter, 2021) Leda’nın doğaüstü değil ama “doğadışı ana” (unnatural mother) olması ne demektir? Filmi izlediyseniz gelin şimdi bunu anlamak için biraz kavramsal cambazlık yapalım.

Birine aldığınız hediyeyi paketlemeden önce neden üzerindeki fiyat etiketini sökersiniz? İlk bakışta bunun bir nezaket olduğu düşünülebilir, zira önemli olan ödediğiniz bedel değil düşünceli olmanız ve arkadaşınızı sevmenizdir.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Cinyıs Olmadan Adam Çarpmak — Işık Barış Fidaner

İki ilişkili kavramı ayıralım:
1) Cin bildirdiğiniz dileğinizi yerine getirendir (lambadan çıkan cin).
2) Cinyıs ise farkında bile olmadığınız dileğinizi yerine getirendir.

“Müşteri her zaman haklıdır” ilkesiyle size hizmet eden cinin aksine cinyıs huzurunuzu kaçırır çünkü iyi niyet numaralarınız (Ego) ile gerçek arzunuz (semptom) arasında aşılmaz bir mesafe olduğunu ifşa eder [1]. Bu mesafeye şahit olan kişi:
1) Ya ölüme doğru izlediği yolculuk üzerinde mutlak denetim sahibi olmadığını fark eder ve kabullenir (kendinibütün [2]).
2) Ya da cinyısı ve gösterdiği mesafeyi inkar ederek “Kendi ölümümü ben seçerim!” kibrinde ısrar eder (kendindar). Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey