Tag Archives: Perde

Abese İrca ve Abese İcra — Işık Barış Fidaner

Trajedi/komedi arasında taraf tutan iki farklı mantık vardır:

1) Eleştiri mantığı:
— Komedinin gülünç olduğunu görür ve belki ona sempati besler.
— Ama ona kıyasla trajedinin ciddi olması gerektiğini anlar.

2) Analiz mantığı ise:
— Komedideki ciddiyeti duyar ve ona parasempati besler [1].
— Ona kıyasla trajedinin gülünç kaldığını anlar. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Çek çek kürekleri — Anonim

Çek çek kürekleri yavaşça dere boyunca
Neşeli neşeli bir rüyadasın ömrün boyunca

Çek çek kürekleri yavaşça koyun içine
Fare görürsen cırlamayı ihmal etme! Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Sütur-Südur ve Yürümenin Evreleri — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Tepkisel Sütur ve Tepkisel Südur)

images

Sütur ve süduru yürümenin evrelerine benzetebiliriz. Sütur bir ayağını öne koymadır, südur ise öbür ayağını ileriye savurmadır. Biyomekanikte bu ikisine basma/duruş fazı ve salınım/savurma fazı adları verilir [1]. Ayaklarınız uzamsal ortamda yürümenizi sağlar, sütur ve südur ise bileşimsel ortamda yürümenizi sağlar [2]. Böylece Lacan’ın Chomsky’ye neden “Ben beynimle düşünmem ayaklarımla düşünürüm” dediği de anlaşılmış olur [3]. Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Mücadele Umuttur veya Çırpınmak Avuntudur — Işık Barış Fidaner

AdsızBaşlıktaki iki sloganın çelişkisi iki tavrı ayrıştırır [1]:

1) Bir mücadele eğer çırpınma olabileceğini inkar ediyorsa, aslında çırpınmadan ibaret olduğunu ispatlamış olur. Bu eril tavırdır, şöyle der: Haklıyız, doğru bir mücadele veriyoruz, o halde herkes bize hak vermeli ve kazanmalıyız.

2) Bir mücadele eğer çırpınma olabileceğini kabulleniyorsa, çırpınma olmayabileceğine delalet etmiş olur. Bu dişil tavırdır, şöyle der: Sahiden mücadele veriyorsak bu işin hakkını vermeliyiz, ancak bu yolla hakkımızı alabiliriz.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Emek-gücünün Sapkın Nüvesi: Kendini Kullandırmak — Işık Barış Fidaner

Modern-Times-kultalt.com-1

Kapitalizm ve sapkınlık konusu açıldığında çoğu zaman bütün suç tüketiciliğe veya meta fetişizmine (ve onun timsali olarak medya “gösteri”sinde (Debord) nesneleştirilen dişi bedenlere) atılır ve böylece (hâlâ aslen eril olarak tahayyül edilen) emek-gücünün üretken alanı temize çıkarılır ve ayıptan muaf tutulur.

Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey

Hakikatetme, Hakikatlanma, Hakikatkı — Işık Barış Fidaner

Parrhasius11DandyWeb copy(öncesi: Ego Çıkmazı ve Özneleşme)

Ego iki taraflı bir perdedir. Bir yüzü onu harcayan İd’e, öbür yüzü onu boşaltan Süperego’ya dönüktür. Süperego’nun “Sana sunduğum potansiyeli çarçur ettin” eleştirisine Ego “Ben değil O (Ego değil İd) harcadı, Ben elimden geleni yaptım” diye yanıt verir. İd’in “Sen amma boş, yersiz ve işe yaramazsın” itirazına Ego “Süperego Beni (Ego’yu) tutmasaydı ohoo aslında neler yapardım” diye yanıt verir. Kısacası Ego’nun kaderi iki taraftan birden silinmektir, bir yandaki harcama ile öbür yandaki boşaltma arada kalan “kullanım” ihtimalini siler; Ego’nun elinden gelense kendi silinişine mazeretler uydurarak varımsı halini sürdürmektir.

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Öncül Başka’nın sahiliğinden Öncü Başkan’ın doğruluğuna — Işık Barış Fidaner

Kamusal gerçeklik iki zeminin art arda kurulması yoluyla şekillenir.

Bunlardan birincisi sahilik zeminidir. Bu zemin şöyle der [1]: Başkasının hayalinin bağlamadığı hiçkimse yoktur. Buna göre insanlar eğer toplumsal bağlar kurmayı tasarlıyorlarsa birbirlerini hiçe sayarak hareket edemezler. Bu düşünce insanlara pozitif anlamda nasıl hareket etmeleri gerektiğini telkin etmez ama daha öncül ve negatif bir anlamda bağlayıcıdır. Sahilik zeminini oluşturan Öncül Başka, şu emirde cisimleşir: “Hiçkimse kuralsız davranamaz!” Sahilik zemininde “herkes” diye bir şey yoktur, orada ancak “hiçkimse”den söz edilebilir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Dünya Talebi ve Dünyadan Talep — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Fidaner: Dünya Talebi ve Dünyadan Talep)

İnsanın dünya ile ilişkisi talep yoluyla kurulur. Her talebin özgül ihtiyaçlarla belirlenen bir konusu vardır. Ayrıca her talep mutlaka sevgi talebini yani muhatap alınma talebini de içerir. Talebin tikel yanı dile getirdiği ihtiyaçtır, evrensel yanı ise içerdiği sevgi talebidir. Lacan’a göre arzu, talepten ihtiyacı çıkarınca geride kalandır [1]:

Arzu = Talep – İhtiyaç

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Hayal simgenin dolgusudur — Işık Barış Fidaner

Eğer günümüzde dijital dünyanın (veya dünyasızlığın) anlam üretiminin merkezine oturması sonucunda kapitalizm sahiden neofeodal ilişkilerle katmerlendiyse, bu yeni tarzın hayatımızda tuttuğu yeri tespit etmek pek de zor olmasa gerek. Geçen yüzyılın sonlarında neoliberalizm eliyle bütün kamusal bağların adım adım yozlaştırılıp para gibi bozdurularak özelleştirilmiş değerlere çevrilmesini ve belli ellerde toplanmasını (tam da bu sürecin merkezinde yer alan medya aracılığıyla) seyre daldığımız bir dünyada “kaliteyi uzaklarda aramayalım.” [1]

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Bilemeyebilgi, Bilmeyememe, Belirti, Bilirti — Işık Barış Fidaner

Bir şeyleri bilebilmek, bir şeyleri bilememeye bağlıdır. Bilmenin sınırlarını çizerek onu tamamlandıran şey, bilememektir. Bilginin kendisi ne kadar isabetli olursa olsun, o bilgi ile bilinen şeyin tam olarak ne olduğu bilinemez, ancak yaklaşık olarak tanımlanabilir. Bu yüzden bilgi alanları pratikte ilgi alanları şeklinde örgütlenir.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey