Monthly Archives: Kasım 2021

Antropik İlke (kozmoloji)

large_web.jpg__1240x510_q85_subject_location-620,254_subsampling-2

Antropik ilke, hayatın mevcudiyetinin, evrenin yapısı, doğa sabitlerinin değerleri ve doğa kanunları ile belirlendiğine dair düşüncedir (anthropos: insan, anthropic: insani).

İnsanlığın mevcudiyeti açıkça gösterir ki, evrenin mevcut yapısı ve doğa sabitlerinin aldığı değerler, hayatın varolmasına müsaade etmektedir. Sahiden görülür ki, evrim ve hayatın sürerliği için evrende bulunması gereken birçok özellik, doğa sabitlerinin aldığı farklı değerlerin (elektron kütlesi, yerçekimi şiddeti, nötron ömrü, vb.) fevkalade rastlaşmasının neticesidir. Bu rastlaşmanın anlam ve önemi eğer varsa anlaşılmış değildir. Anlaşılan şudur: Bu nicelikler azıcık bile değişseydi evrende hiçbir karmaşa veya hayat olamazdı. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Ölüm Tanrıçası Atropos (Şaşmaz)

Yunan mitolojisinde Kaderler, birlikte çalışan üç kızkardeştir, insanların ömür ipliklerini eğiren-ölçen-kesen üç tanrıçadır.

The-Fates-Bill-DeanKaderler, Bill Dean

Clotho kirmenle ipleri “eğiren/eviren/çeviren” kızkardeştir.

Lachesis ipleri ölçerek ömürleri “bölen/dağıtan/paylaştıran/taksimatçı” kızkardeştir.

Atropos makasla ipleri keserek ölümleri kararlaştıran “şaşmaz/dönmez/kaçınılmaz/amansız” kızkardeştir ve ölüm tanrıçasıdır. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Atopik (Yersiz) Başka ve Heterotopik (Yerine Uymayan) Fark — Byung-Chul Han

Eros, güçlü anlamda Başka ile ilgilidir, ego rejiminin kapsayamadığı öğe ile ilgilidir. Giderek aynılar cehennemine dönüşen çağdaş toplumda bu nedenle erotik tecrübe bulunmaz. Erotik tecrübe asimetrik ve dışsal bir Başka’yı varsayar. Sokrat’ın sevgiliye atopos demesi tesadüf değildir. Başka, arzuladığım ve beni büyüleyen Başka, yersizdir. O, aynılık dilinden çıkarılmıştır:

Atopik olduğu için, Başka, dili kararsızlaştırır: Başka’dan söz edilemez, onun hakkında konuşulamaz; ona atfedilen özellikler foldur, acı verir, hatalıdır, acayiptir. (Roland Barthes, Bir Aşk Söyleminden Parçalar)

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Melankoli: Adile’ye Dünyanın Yasını Tutturabilmek — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2021-11-11-01h11m10s942

Melankoli filminde geçen bir diyalogun Türkçe uyarlaması (2011, Lars Von Trier): Adile ve Duru kızkardeştir. Alper Duru’nun oğludur. Bir yıldıztaşı (asteroid) dünyaya yaklaşmaktadır.

Adile: Dünya kötücüldür, onun yasını tutmamız gerekmez.
Duru: Ne?
Adile: Kimse onu özlemez.
Duru: İyi de Alper nerede büyüyecek?

Melankolik Adile’nin dünyanın nihayete erişi karşısında umutsuzluğa kapılan kızkardeşi Duru’yu tersleyerek dünyayı kötülemesi, foyasını anlayıp içyüzündeki çürümüşlüğü gördüğü dünyayla bağını kopardığına işaret etmez. Tam aksine dünyayla bağını koparamadığına işaret eder. Freud’un Yadsıma makalesinde dediği gibi: “Hasta eğer rüyamdaki kadın annem değildi diyorsa demek ki annesidir.” Yani yadsımayı kaldırarak Adile’nin sözlerini yeniden okumalıyız: “Yas tutmaya gerek var çünkü dünyayı özleyeceğim.” Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Yerçek — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Yerçek) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır

— Günü ve Geceyi Bitirebilmek: Rahatlar, Rahatsızlar ve Felekten İntikam Almak

— Üç ünlem: Oy Gottenyu! Oh my God! Allah allah!

— Dinler ve Ötekinin Ötekisi

— İptal Kültürü: Sesli İptal (Eritme) ve Sessiz İptal (Buharlaştırma)

— İkrar Özürlü Toplum: ‘Lütfen’ Okuyanlar Lütfen Okumasın!

— Hanımefendinin Erkek Düşmanlığı Kıskanç Beyefendinin “Öteki Erkek” Düşmanlığıdır

Diğer derlemeler

重 : ağır, ağırlık, önem

1 Yorum

Filed under Şey

Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır — Işık Barış Fidaner

İki önemli rüya tipi, uçma rüyaları ve düşme rüyalarıdır. Uçma rüyası hayallere dalıp gitmektir, düşme rüyası ise gerçekle yüzleşmektir.

Aslında hepimiz her an düşeriz: Hiçbir an geri sarılamaz, hiçkimse geri dönüp sarılamaz, kaçınılmaz ortak istikamet ayrılma ve ölümdür. Ama düşerken gözlerini kapatıp uçtuğunu düşlemek/düşünmek insanın elindedir.

Uçmak düştüğünü unutmaktır. Kuş her kanat çırptığında düşüşünü biraz ertelese de düşmeye devam eder. O halde “uçuşu hatırlamak” düşüşü de hatırlamaktır [1]. Okumaya devam et →

25 Yorum

Filed under Şey

Hanımefendinin Erkek Düşmanlığı Kıskanç Beyefendinin “Öteki Erkek” Düşmanlığıdır — Işık Barış Fidaner

Bir insanın hayatında gördüğü en büyük sevgi kıskançlıkla “öteki erkek”lerden sakınılmak olmuşsa, bu insanın özsaygısını korumak için kıskanılmakla özdeşim kurması ve bir başkasına ait olan “öteki erkek” düşmanlığını şahsen benimsemesi anlaşılır bir durumdur.

Kıskanç beyefendi için “öteki erkek” onun hayallerine dadanan bir hayaletti. Kıskanılmakla özdeşim kuran hanımefendi içinse (1) beyefendi istisnai bir hayalet, kırılmaz hatta görünmez bir hayal olur, (2) “öteki erkek” ise bütün gerçel (actual) erkekleri kapsayan en genel kategori olur. İşte bu ikincisine “kırılgan erkeklik” deniyor. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Üç ünlem: Oy Gottenyu! Oh my God! Allah allah! — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Dinler ve Ötekinin Ötekisi)

Bu yazıda üç büyük dinde Tanrı’ya hitap eden üç tane ünlemi ele alacağız:
1) Yahudilerin hitabı “Oy Gottenyu!”
2) Hristiyanların hitabı “Oh my God!”
3) Müslümanların hitabı “Allah allah!” Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

İptal Kültürü: Sesli İptal (Eritme) ve Sessiz İptal (Buharlaştırma) — Işık Barış Fidaner

“İptal kültürü” denince hedef alınan kişilerin rezil edilerek itibarlarının eritilmesi, yani “sesli iptal” pratiği anlaşılır. Oysa simgesel düzeyde cereyan eden sesli iptali tetikleyen asıl travma gerçek düzeyde cereyan eden sessiz iptaldir, yani buharlaştırmadır. Buharlaştırmanın örneği mesela bir sabah işyerine gelen işçinin kapıda giriş kartının iptal edildiğini fark etmesi olabilir, veya bir cemaatte herkesin sözleşerek belli bir üyeden bir anda selamı sabahı kesmesi olabilir, veya bir devlet görevlisinin bir vatandaşa “ölmüş olduğunu” bildirmesi olabilir, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz‘da (1977) ve The Net‘te (1995) anlatıldığı gibi. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Günü ve Geceyi Bitirebilmek: Rahatlar, Rahatsızlar ve Felekten İntikam Almak — Işık Barış Fidaner

Tanıl Bora “günün sonunda” tabirinin yaygınlaşması üzerine bir yazı yazdı [1]. Aynı konuyu dört kavramlı bir diyalektik üzerinden ele alalım:
1) Günün sonu: evening = evening out
2) Güne ara vermek: uneven, odd
3) Gecenin sonu: morning = mourning
4) Geceye ara vermek: unmourned, remorse

“Günün sonu”, akşam, evening = evening out, günlük hesabı denkleştirip zihin rahatlığıyla dışarıya çıkıp boş vakit geçirebilmek anlamındaysa eğer, kapitalizmi tanımlayan gerçeklik bu değildir, aksine sermayenin çalıştırdığı insanlara gösterdiği hayaldir bu, eşeğin önünde sallanan havuçtur. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey