Category Archives: Çeviri

Gündoğumu Hanesi — The Animals

Bir hane var New Orleans’ta
Gündoğumu hanesi derler ona
Bahtsız gençler mahvolur orada
Biri de benim, sor Tanrı’ya

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Kral Yolu: Rüyalar ve Tarot — Julie Gillentine

foolRüyalar bilinçdışına giden kral yoludur. (Rüyaların Yorumu)

Böyle buyurdu Sigmund Freud. Tarot’a da üstatlığa giden Kral Yolu diyenler vardır, Çaylağın Yolculuğu boyunca onca büklüm ve burguyu katetmek sahiden yürek ister. Tesadüflerde mahirleşmek, anlamları hatmetmek ve yorumları sentezlemek ilk safhalarda insanı epey yorabilir. Tarot’ta açığa vurulan şey erginleşme yoludur, tinsel büyültünün iç ıkıntısıdır, bu arayışta hocalık ve aynalık eden başkalarıyla çatışmalardır. Direşken Tarot öğrencileri daha çok feyizlenirler. Tarot tam bir cevherdir, sırlarına sokulanlara yön, umut, esin verir. Tarot hem Evrendeki Makrokozmik doğayı hem de bizdeki Mikrokozmik doğayı açığa vurur.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Düşlemin haysiyeti — Slavoj Žižek

Psikanaliz etiğinde “Arzundan taviz verme” diyen ünlü Lacancı sloganın yanına belki şu öznelerarası sloganı da eklemeyi göze alabiliriz: Başkasının düşlem alanını ihlal etmekten olabildiğince kaçın, yani başkasının “özgül mutlağına” olabildiğince saygı göster.

Başkasının özgül mutlağı, onun kendi anlam evrenini mutlak surette kendine özgü bir tarzda örgütleme yoludur. Böyle bir etik (1) ne hayalidir (2) ne de simgeseldir: Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

An ne isterse — Rammstein

Çoğu lazım çoğu beyhude
Görsek de kör bir halde
Işıksız düşeriz sayelere (gölgelere)

Bizden sonra geçmiş gelecek
Gençlerden gelmesi gerekecek
Ölmeye devam yaşayana dek
Öl canınla ölüme dek Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Ben bir çıra mıyım? Baba baksana yanıyorum! — Sigmund Freud, Slavoj Žižek

Bir baba günler ve geceler boyu hasta oğluna refakat etmiş. Çocuk öldükten sonra uzanmak için yan odaya geçmiş ama kapıyı açık bırakmış ki yattığı yerden oğlunun öbür odada yatan ölü bedenini ve etrafında yanan uzun mumları görebilsin. Nöbet tutmasını rica ettiği yaşlı bir adam ölü bedenin yanına oturup dualar mırıldanıyormuş. Babanın birkaç saat uyuduktan sonra gördüğü rüyada oğlu yatağının yanına gelmiş, onu kolundan tutmuş ve sitemle fısıldamış: “Baba baksana yanıyorum!” Uyandığında öbür odada bir şeylerin parladığını fark etmiş, hemen gidip bakmış ve yaşlı adamın uykuya daldığını ve yanan mumlardan birinin düşmesiyle örtülerle birlikte sevgili oğlunun ölü bedenindeki kollardan birinin alev aldığını görmüş.

(Sigmund Freud, Düşlerin Yorumu) Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri

Yerçek — Rammstein

Akşam rüzgarına binmiş uçakta
Adamın biri küçük oğlu yanında
Emanet gibi ısınmış oturuyor
Ve gaflet uykusuna dalıveriyor
Varılacak üç saat geçtiğinde
Hoş görünümlü berrak göklerde
Anasının doğumgünü partisine
Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Ummanda kirlenme ve çer çöp öbürikimi — Ulusal Umman ve Atmosfer İdaresi

Untitled

Her yıl yüzbinlerce ton çöp ve kirletici madde ummana sokuluyor. Bu kirlilik nereden gelip nereye gidiyor? Bir kısım çer çöp dalgalarla taşınıp sahillere vurur. Bir kısmı derinlere batar, bir kısmını beslenmek isteyen umman hayvanları yutuverir, bir kısmı da umman döngülerine kapılıp öbürikir. Ummanın sağlığını bozan kirleticiler bol miktarda yağ çekilmesi ya da gübreleri bahçeye doldurmak gibi çok değişik kaynaklardan toplanıp öbürikmektedir. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Kek adam kek sever — Slavoj Žižek

Wagner’in modernliğe karşı aldığı tavır tamamen olumsuz değildir, daha muğlaktır: Hem meyvelerinden istifade etmek hem de bozunduran, yozlaştıran, çürüten etkilerinden kaçınmak ister.

Wagner özetle şöyle der: Hem kekim dursun hem karnım doysun. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Erbaba Afrası — çeviri derlemesi

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Erbaba Afrası) okunabilir.

İçindekiler

— Aslanağzı ekmek: Tohumdan aslanağzı yetiştirmek (Mary H. Dyer)

— Tarihçiler ışığa duyarlı bir zara eşilmiş negatif filmin banyocularıdır (Walter Benjamin)

— Sanat eserinin afrası (aura) (Walter Benjamin)

— Sanata devam (Slavoj Žižek)

— Kantçı Yücelik (Slavoj Žižek )

— İyiliği düşünmek bir mazerettir (Slavoj Žižek)

— Bilgi hakikate karşı savunmadır (Jacques Lacan)

— İçgüdüsel bilgi ve ölüm dürtüsü (Jacques Lacan)

— Ben bir kek miyim? Keksen çık karşıma! (Slavoj Žižek)

— Eryazgı (predestination) (Slavoj Žižek)

— Ödip efsanesi ve Erbaba efsanesi (Slavoj Žižek)

— Er eren er: Erbaba (Jacques Lacan)

— Erbaba’nın Afrasının Nagehan Sıvanışı (Robert Bocock)

— Feniks’in mür topağı (Herodot)

— Küllerinden doğan Feniks (William Shakespeare)

— Eşik Başı: Geçemezsin! Nayır, nolamaz! (Michael F. Haspil)

— Kek adam kek sever (Slavoj Žižek)

Diğer kitaplar

父 : baba

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kitap

Erbaba’nın Afrasının Nagehan Sıvanışı — Robert Bocock

Freud önce insan psikolojinin en eski biçiminin grup psikolojisi olduğunu söyler; ama sonra önder, şef veya babanın bireysel psikolojisini de bu en eski biçimlere ekler. Burada “en eski” olmayı “mantıksal öncelik”le karıştırmaya meyillidir. Freud’un modelinde eşitlikçi grup, erkeklerin kardeşliği, ancak hakim şef veya babayla (yani önder bireyle) ilişkilerindeki ortaklık yoluyla kendini denk ve birleşik hissedebilir. Ne grup bireyden ne de birey gruptan “daha eski”dir, çünkü bu ikisi grup ve önder arasındaki toplumsal ilişki yoluyla kavranırlar. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri