Category Archives: Çeviri

Sanata devam — Slavoj Žižek

Devam etmelisin. Devam edemiyorum. Devam edeceğim.
(Samuel Beckett, Adlandırılamaz)

Geleneksel sanat ile modern sanat arasındaki kırılmayı tespit etmenin en aydınlatıcı yollarından biri bunlar arasında “kaybolan aracı” rolünü oynayan bir resme atıf yapmaktır: Gustave Courbet’nin ünlü/bednam L’origine du monde (dünyanın kaynağı, insanların kökeni) eserinde utanmazca açılıp saçılmış, çıplak ve uyarılmış başsız bir kadın gövdesinin cinsel organı tasvir edilmiştir; bu resim yüz sene ortadan kaybolduktan sonra pek münasiptir ki Lacan öldükten sonra onun eşyaları arasında bulundu. L’origine geleneksel gerçekçi resimlerin çıkmaz sokağı olur, bu resimlerin nihai nesnesi (asla doğrudan ve tam olarak gösterilmese de hep ima edilen, en azından Albrecht Dürer’in Verweisung‘undan beri örtük bir atıf noktası olarak hep mevcut olan) elbette eril arzu ve bakışın nihai nesnesi olan çıplak ve aşırı cinselleştirilmiş kadın bedeniydi… Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri, Resim

İçgüdüsel bilgi ve ölüm dürtüsü — Jacques Lacan

Kayıp nesne işlevini çıkardığımız yeri tarifsiz bırakmadık. Orası yinelemenin konuşan varlıktaki özgül anlamını dile getiren Freud’un söylemidir. Zira yineleme biyolojik anlamda öyle herhangi bir hatırlama etkisi değildir. Yineleme, bu bilginin sınırı olan şeyle, keyfiyet (jouissance) dediğimiz şeyle belli bir ilişki içindedir.

Bilgi Başkasının keyfiyetidir.

İşte bu yüzden yukarıdaki formül mantıklı bir ifadedir – tabi Başkası derken, Başkası diye bir şey olmadığına göre, imleyenin müdahalesiyle ortaya çıkan alandan söz ediyoruz [1]. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Bilgi hakikate karşı savunmadır — Jacques Lacan

Hakikat/bilgi ayrımı bize şunu anımsatır: Bilgi örgütlenmesinin tamamını, yani bilgiye dayanak olan bu bedeni [corpus/literatür], yani modern bilim kendi mevzisini alana kadar bilgiye dair konuşulabilenler şeklinde kendini dayatan bu bedeni, yani kozmolojik, teolojik, psikolojik, ontolojik bedeni konduran muğlak yaklaşım tarzı aynı zamanda hakikatin içeriğine karşı temel bir mesafe koymaktadır. Yüzyıllarca bilgi peşinde koşulması adeta hakikate karşı bir savunmadır. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Kantçı Yücelik — Slavoj Žižek

Kantçı Yücelikte, deneyimde duyumsanan kaosun sınırsızlığı (azgın kasırga, nefes kesen uçurum) Akıldaki saf Fikrin önsezisini uyandırır: o Fikrin Ölçüsü öyle engindir ki deneyime ait nesnelerin hiçbiri, doğanın en vahşi ve kudretli güç gösterisi bile onun yanına yaklaşamaz (burada ideal düzenin Ölçüsü ulaşılmaz Fikre aittir, biçimsiz kaos ise duyumsanan deneyime aittir) (Negatifle Oyalanmak) Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Aslanağzı ekmek: Tohumdan aslanağzı yetiştirmek — Mary H. Dyer

Aslanağzını herkes çok sever, serin havayı seven bu geleneksel yıllık bitki dayanıklı ve hoş kokulu çiçekler açar, gökkuşağı tayfındaki bütün renkler onda bulunur, bir tek göğün mavisi eksik kalır. Yerine oturdukları takdirde aslanağızları fevkalade kendine yeterli olsalar da aslanağzı tohumu ekmek biraz hüner ister. Aslanağzı ekmek mi istiyorsunuz? Aslanağzını tohumdan yetiştirme işini öğrenmek için okumaya devam edin. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Umman için — çeviri derlemesi

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Umman için) okunabilir.

İçindekiler

— Masallarda iyi-zafiyetle beliren sevinç (eucatastrophe) (J. R. R. Tolkien)

— Kendini Sevme ve Sevgiyi Kendine Tahsis Etme (Jean-Jacques Rousseau)

— Adalet bir mukabeledir (Friedrich Nietzsche)

— Avcının erdemi/görcesi edilgenlik (Jacques Lacan)

— Utançtan ölmek: Saf işaretin ayıplığı (Jacques Lacan)

— Tutacaksan tut bırakacaksan bırak (The Rolling Stones)

— Arafta duruyorum (Jimmy Cliff)

+ İmam imandır, Umman ummamdır

— Umman girmiş aramıza (Seafret)

— Gürültülü ummanda (Calexico)

— Umman makinesi (Devin Townsend)

— Ummanda gece şarkısı (Laura Veirs)

— Gözündeki umman (Billie Eilish)

— Ummanlar gibi (Banoffee)

— Umman gürledi (Alice Phoebe Lou)

— Nice derindir umman (Nice engindir gök) (Irving Berlin)

— Ummanın kıyısında durmuşum (Bonnie Tyler)

— Ummanda taşlar gibi dirensek (Kate Havnevik)

— İki ummanın kavuştuğu yer (Josh Pyke)

— Şarkı söylerim ummana (Led Zeppelin)

Diğer kitaplar

瀛 : umman, okyanus

14 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

Arafta duruyorum — Jimmy Cliff

Arafta duruyorum
Ama uzun sürmez belli
Arafta duruyorum
Cıvıltısız kuş gibi
Direnç gösterseler de
İman bana yolu gösterecektir Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

İki ummanın kavuştuğu yer — Josh Pyke

İki ummanın kavuştuğu yer
Orada bulayım seni
Yel vuran kırların ve
Çıplak yalıyarın dibinde

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Ummanda taşlar gibi dirensek — Kate Havnevik

Kendimden çoğu olamam
Tuttuğumdan çoğu soğuramam
Yaşantımı değiştirecek değilim sen istedin diye
Sözler kulağımdan taşıyor, boğazıma batıyor
Aşırı malumat yükleniyor
Düşen çığa karşı tavır aldım

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı

Masallarda iyi-zafiyetle beliren sevinç (eucatastrophe) — J. R. R. Tolkien

Masallardaki “avuntu”da kadim arzuların hayali tatmininden başka bir yön daha vardır: Mutlu Sonla gelen Avuntu çok daha önemlidir. Hatta iddia edeceğim ki tamamlanmış bütün masallarda bu olmalıdır. Dramanın asıl biçimi ve en üstün işlevi Trajedidir diyebiliriz; Masalda ise bunun tersi geçerlidir. Bu karşıt öğeyi ifade eden bir terim olmadığına göre ona iyi-zafiyet diyeceğim [1]. İyi-zafiyetli hikaye masalın asıl biçimi ve en üstün işlevidir. Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Çeviri