Tag Archives: Hiçpekora

Vamp Güzellerin Köken Hikayesi — Marlen Komar

Untitled

Marlen Komar — 31 Ekim 2017 — allure.com

Vamplık sonbahar geleneklerinden biridir, aynı balkabaklı baharatlı latte içmek veya etrafa siyah/turuncu şeker kağıtları saçarak Hocus Pocus’u bir kez daha seyretmek gibi. Hava soğuyunca birçoğumuzun eli plum rujlara uzansa da vamplığın asıl anlamını pek bilen yok. Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri

Nezaket ve usturup — Mladen Dolar

Görgü kurallarına uymak (politeness) asla yetmez, usturup (tact) gerekir. Truffaut’nun ilk filmlerinden birinin harika bir sahnesinde Delphine Seyrig tecrübeli bir kadın olarak Jean-Pierre Leaud’ya nezaket-usturup farkını öğretmeye çalışır:

Yanlışlıkla banyoya girdin diyelim, duşta çıplak bir kadın varmış. Eğer naziksen çabucak kapıyı kapatıp “Pardon hanımefendi!” demelisin. Oysa usturuplu olsaydın kapıyı çabucak kapatıp “Pardon beyefendi!” derdin.

İki durumda da muhataba saygı gösterilir, istemeden onun sınırlarını ihlal ettiğiniz için nazikçe af dilersiniz. Birinci durumda kurallara uyulmuştur. İkinci durumda daha fazlası vardır: Görmemiş gibi yaparsınız, sanki ihlal o kadar azmış ki çıplak kişinin cinsiyeti bile ayırt edilememiş gibi davranırsınız, talihsiz hanım bunun bir numara olduğunu bilse de gidiş yolunuza puan vereceğinden emin olabilirsiniz.

Mladen Dolar, Hiçten Az‘da alıntılayan Slavoj Žižek

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

9 Yorum

Filed under Çeviri

Vamplık ve Zomluk — Slavoj Žižek

Kant’tan çıkarılacak Hegelci sonuca göre her sınırlama kendi “ötesindeki” şeylerin öncülü sayılmalıdır, buna göre Kant’ın Kendinde-Şey mefhumu bile fazla “şeyleşmiş” kalır.

Hegel bu konuda nüanslıdır: Duyu-üstü “görünüş olan görünüştür” dediği zaman tam da Kendinde-Şey’in fenomenlerin sınırlaması olduğunu öne sürmektedir. “Duyu-üstü nesneler (duyu-üstü sezgi nesneleri)” kimerik “tersine dünya”ya aittir; orada olsa olsa duyulur sezginin içeriği bir başka sezginin duyulmaz biçimi altında tersine sunulmuştur, bir akis gibi yansımıştır [veya hemseda gibi yankılanmıştır: Hiçpekora] Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Çeviri

Feda İlkesi ve Hayal İşlevi — Jacques Lacan

Unutmayalım ki konuşanlara keyfiyet yasaklıdır (interdite) ya saklıdır ya saklıdır: Kanuna tabi olanlar keyfiyeti ancak satır aralarında dile getirebilir (inter-dit) zira bu yasaklama Kanunun dayandığı temeldir [1].

Kanun şayet “zevk al!” (Jouis!) diye buyurursa özne onu ancak “duydum” (J’ouïs) diyerek karşılayabilir ve keyfiyet o andan itibaren olsa olsa ima edilmiştir [im-ağ]. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Askıda inanmazlık (willing suspension of disbelief) — Griggs, Coleridge

Askıda inanmazlık veya drama aldanması denen zihin halini yaşayan okur okuduğu metni (veya seyirci izlediği filmi) mümkünat ve gerçeklik bakımından yargılamaya yönelik her zamanki eğiliminden bile bile feragat etmiştir. Ona her ne sunuluyorsa nasıl gösteriliyorsa öyle muhtemel görünmelidir. Gerçi inanmazlık iradesi ve kıyas gücünün böylece askıya alınmasının temel dayanağı şairin yol açacağı heyecanlanmadır, şair askıda inanmazlığı sanatı ve hüneriyle azar azar hak etmeli ve sürdürmelidir. (Earl Leslie Griggs) Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Çeviri

Peter Pan çocuklarla Hiçpekora yolunda (Neveryland) — James Matthew Barrie

Peter henüz yanlarına gelmemişti, kendi başlarına çok yalnız hissettiler. Onlar da uçabiliyordu ama Peter o kadar hızlı uçardı ki birdenbire ufukta kaybolurdu ve onların hiç katılamadığı bir macera yaşardı. Bir yıldıza yaptığı ürkütücü bir şakaya kahkaha atarak yanlarına iniş yaptığında güldüğü esprinin ne olduğunu çoktan unutmuş olurdu, yahut bedeni denizkızı pullarıyla örtülmüş bir halde çıkagelirdi ve olan biteni kesin bir dille tarif edemezdi. Hiç denizkızı görmemiş çocuklar da bu durumdan huylanırlardı. Okumaya devam et →

17 Yorum

Filed under Çeviri

Fallusun ötesinde keyfiyet — Jacques Lacan

O (la) bir imleyendir, onun özelliği hiçbirşeyi imleyemeyen tek imleyen olmasıdır, çünkü o kadının tamamsız olma statüsünün zeminidir. Bu statü nedeniyle “o kadın”dan (la femme) söz edemeyiz.

Her kadın ama dışlanmıştır eşyanın tabiatınca, yani [dışarılmıştır] sözlerin tabiatınca, ve kadınların henüz yeterince şikayet ettiği bir konu varsa o da budur. Onların benden tek farkı ne dediklerini bilmemeleri. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Erkek adam zom erillikten nefret eder — Luke Burns

Zom erilliğin (toxic masculinity) ne olduğunu öğrendim ve sana iki çift lafım var birader: Daha fazla gayret etmeliyiz. Birbirimize hesap sorması gereken yine bizleriz. O yüzden yemin ederim ki eğer bir arkadaşımın zom eril olduğunu görürsem onu anasından doğduğuna pişman ederim. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Bürokratik sosyalizm çağrısı — Slavoj Žižek

Eğer sağ kalacaksak “yabancılaştıran” kurumsal mekanizmalar topluma sıkça dokunmalıdır (thick texture): Elektrik ve su nereden gelecek? Kanun hükmünü kim emniyet altına alacak? Sağlık için kime başvuracağız? Bir topluluk kendi yönetimine ne kadar hakimse bu kurumsal ağ o kadar pürüzsüzce ve dikkat çekmeden işlemelidir. Belki de özgürleşme mücadelesinin hedefi “yabancılaşmadan kurtulmak” olmamalıdır, doğru bir yabancılaşmayı dayatmak olmalıdır, “yabancılaşmamış” topluluklara yer açabilmek için gereken “yabancılaştırıcı” (görünmez) toplumsal mekanizmaların pürüzsüzce işlemesini sağlamak olmalıdır.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Kuklalar Patronu — Metallica

🎭♟️🕹️ Kukla Rejimi 🎭♟️🕹️

Tutku oyunu bitti ufalanır
Öz-yıkım sebebin oldum senin
Korkuyla atan kalp karartıyı emiyor
Ölüme yaklaştıran taşları döşüyor

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı