Bu kadar umutsuz bir çağda nasıl özgür olunacak? Shonda Rhimes’ın ürettiği Anna’yı İcat Etmek (Inventing Anna, Netflix 2022) dizisi bu soruya bir cevap verir. Diziyi esinleyen Anna Sorokin’in hikayesini Jessica Pressler yazdı: “Anna Delvey New Yorklu Parti İnsanlarını Nasıl Kandırdı” (New York Magazine, 2018) makalesi Rusyalı Anna Sorokin’in kurgudan-dahi-acayip hikayesini anlatır, bu üçkağıtçı yirmili yaşlarda “zengin Alman varis Anna Delvey” namıyla markalaşıp şehirdeki elitlerle haşır neşir oldukça şatafatlı hayatlara yelken açmıştır. İnternet ortamlarına bomba gibi düşen Sorokin hapis cezası aldığı halde kamuoyunu müteessir bırakmayı sürdürmektedir. Okumaya devam et
Tag Archives: Saikbilim
Yazılan herşey duvarı pekiştirir — Jacques Lacan
Herşey bizi duvara geri getirir: Anlam nedir? En iyisi biz gene haz düzeyinden yola çıkalım, başkasından aldığınız haz; yüksek makamlarda buna sanat da derler. Sanatta duvarı dikkatle incelemeniz gerekir, orası iyi aydınlatılmış bir anlam alanıdır.
Mesela Leonardo da Vinci namlı zat o duvarı güzelce aydınlatmıştır, ardında birkaç elyazması ve ıvır zıvır şeyler bıraktığı bilinir, müzenizi doldurmayacak kadar az şey bırakmış olsa da herkesin hatırlaması gereken esaslı hakikatler söylemiştir:
Duvara bakın! (regardez le mur) Okumaya devam et
Zarf kendi mazrufunca zarflanmıştır — Slavoj Žižek
Hermenötik gayretin amacı öznenin kavrayışından sıyrılarak onun görüş alanını önceden belirleyen görünmez “çerçeve” yahut “ufkun” hatlarını görünür kılmaktır: Neyi görebildiğimiz gibi neyi göremediğimiz de her zaman tarihle dolaylanan bir çerçevenin peşin hükümlerine bağlıdır. Okumaya devam et
Dürtüler söyleyişin bedendeki yankısıdır — Jacques Lacan
(öncesi: Yorumlama ancak hemseslenme ile işleyebilir)
Yorumlama yalnızca hemseslenme yoluyla işler. İmleyende yankılanan bir şeyler olmalıdır.
Bunu Britanyalı filozofların ruhunun duymaması şaşırtıcıdır. Onlara filozof diyorum çünkü psikanalist değiller. Konuşmanın hiçbir etki yapmadığından fazlaca eminler. Yanlışları var. Dürtülerin varolduğunu kabullenmeleri olsa olsa Trieb‘i instinct diye çevirmeyecek kadardır. Dürtülerin söyleyişin bedendeki yankısı olduğu fikrini benimsememişler. Okumaya devam et
Öznelleştirme ve Öznel Yoksunlaşma — Slavoj Žižek
Lacan’ın psikanalitik devanın neticesiyle ilgili formülü yıllar içinde öznelleştirmeden öznel yoksunlaşmaya doğru kaymıştır.
Devayı neticelendiren öznelleştirme jesti, öznenin statüsü ona belli bir suç veya borç getirdiği ölçüde –1950’lerde Lacan’ın benimsediği felsefi topos Kierkegaard’dan Heidegger’e böyleydi–, öznenin ‘sahici olmayan’ gündelik varoluşuyla perdelenen temel suçunu veya borcunu tam olarak üstlenmesi demektir.
Oysa deva neticesinde öznel yoksunlaşma olacaksa öznenin suçu ve/ya borcu ortadan kalkmalıdır. Okumaya devam et
Üstadın ‘keyfi’ beyanları — Slavoj Žižek
Şu görüşü terk etmeliyiz:
Üstat hep otoritesiyle eski bilgelikleri ve yerleşik görüşleri dayatır ve dolayısıyla değişim hep ‘alttakilerden’ gelir, üstadın bilgeliğinden kuşkulananlardan gelir.
Biz teorisyenler histerik olmamız hasebiyle bir üstada muhtacız. Okumaya devam et
Ex-pert: Modern Çağın Öznelliği — Slavoj Žižek
Lacan öznellik boyutunun köklü, iki katlı ve öz-göndergeli bir feragat (renunciation, Versagung) aracılığıyla ortaya çıktığını görünür kılar.
Birinci düzey simgesel antlaşmadır: Özne hayatını adamaya hazır olduğu bir simgesel öğeyle kendi varlık nüvesini özdeştirir, o uğurda herşeyi feda etmeye hazırdır. Simgesel vazifede yabancılaşmak budur. Okumaya devam et
Histerik semptomlar aşırı-belirlenmiştir (overdetermined, Überdeterminiert) — Sigmund Freud
İnfantil sahnelerin belirleyici gücü bazen o kadar saklı kalır ki yüzeysel analizlerde ister istemez gözden kaçar.
Böyle vakalarda belirli bir semptomun açıklamasını sonraki sahnelerden birinin içeriğinde bulduğumuzu farzederiz – ta ki çalışmalarımız sonucunda infantil sahnelerden birinde aynı içerikle karşılaşana dek. Okumaya devam et
Tabi muhakkak öyledir peki senin hamster’ın nerede? — Slavoj Žižek
Psikiyatri çevrelerinde anlatılan hikayeye göre bir adamın karısı akut meme kanseri tanısı alıp üç ay sonra ölmüş; koca kadının vefatını hasarsız atlatmış, onunla geçirdiği son travmatik anlardan serinkanlılıkla söz ediyormuş… Ama nasıl olur? Soğuk, mesafeli ve hissiz bir canavar mıymış bu adam? Okumaya devam et
Psikotarabya — Melanie Safka
Kardeşler baksanıza şu Freudcu teorinin ihtişamına
Ego’mun kaçınacağı tüm kötülükleri öğretti bana
Dürtüleri bastırırsan tabi ki başlayacak paranoya
İd ego duvarını deler ya
Bütün ihtişamıyla cinsliklerimize psikotarabya
Bütün ihtişamıyla aç id ego duvarını deler ya
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı





























