Tag Archives: Slavoj Žižek

Kek adam kek sever — Slavoj Žižek

Wagner’in modernliğe karşı aldığı tavır tamamen olumsuz değildir, daha muğlaktır: Hem meyvelerinden istifade etmek hem de bozunduran, yozlaştıran, çürüten etkilerinden kaçınmak ister.

Wagner özetle şöyle der: Hem kekim dursun hem karnım doysun. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Ödip efsanesi ve Erbaba efsanesi — Slavoj Žižek

Ödip efsanesi ve Erbaba efsanesi (Totem ve Tabu: Urvater) genelde aynı efsanenin iki versiyonu gibi düşünülür, adeta Ödip efsanesi öznenin ontogenezini (bireyoluş) ifade eden temeldir, Erbaba efsanesi de o temelin filogenez (soyoluş) olarak tarih öncesi geçmişe yansıtılması gibidir.

Ama yakından bakılırsa iki efsane arasında derin bir asimetri hatta terslik olduğu görülür. Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Çeviri

Eryazgı (predestination) — Slavoj Žižek

🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢

Birinci ölüm: Biyolojinin gerektirdiği ölüm.
İkinci ölüm: Öznenin huzur içinde ölmesi (yası tutulması), hesaplarının görülmesi, hatırasına dadanan simgesel borçların kapatılması.

İkinci ölüm mefhumuyla Wagner’in şu iddiasını yerli yerine oturtabiliriz: Kendi çöküşüne gönüllü olan Wotan trajedinin doruğuna varmıştır:

İnsanlık tarihinden öğrenmemiz gereken sadece budur: Kaçınılmaz olana gönüllü olmak ve bizzat onu yerine getirmek.

devr2

“Ey Yoldaşlar! İki gün sonra Marx retrodan çıkınca Kışlık Sarayı basıyoruz!”

Wagner’in bu isabetli formülü harfiyen okunmalıdır, getirdiği saçmantıkla (paradoks) birlikte: Eğer bir şey kendi içinde kaçınılmazsa, ona fiilen gönüllü olmamız ve onu gerçekleştirmeye çalışmamız neden gereksin ki?

Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Çeviri, Resim

Ben bir kek miyim? Keksen çık karşıma! — Slavoj Žižek

Asıl özgürlük güvenli bir mesafeden şunu veya bunu tercih etme özgürlüğü değildir, çilekli keki ya da çikolatalı keki seçme özgürlüğü değildir; asıl özgürlük mecburiyetle örtüşür, sahiden özgürce bir seçimde insan kendi varoluşunu ortaya koymuştur – bir şeyi seçip yapıyorsa “başka türlü yapamadığı” içindir. Ülkenizi yabancılar işgal etmişken bir direniş önderi sizi işgalcilere karşı savaşmaya çağırıyorsa, “Hadi şimdi özgürce seç bakalım” demeyecektir, “Haysiyetini korumanın bundan başka hiçbir yolu olmadığını görmüyor musun?” diyecektir. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

İyiliği düşünmek bir mazerettir — Slavoj Žižek

Lacancı etikte vazife ile İyiliği düşünmek kökünden ayrılır. Lacan bu yüzden Kant’a atıf yapar, etik eylemin İyilikle güdülenmesini dışlayan Kantçı jeste atıf yapar: Lacan’ın ısrarlı savına göre en tehlikeli ihanet tarzı doğrudan “patolojik” itkilere kapılmaktan ziyade bir tür İyiliğe atıf yapmaktır, İyilik zedelenebilir (benim iyiliğim veya ortak iyilik zedelenebilir) mazeretiyle vazifeden kaytarmakta [shirk, şirk, şirk-et] olduğu gibi Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Sanata devam — Slavoj Žižek

Devam etmelisin. Devam edemiyorum. Devam edeceğim.
(Samuel Beckett, Adlandırılamaz)

Geleneksel sanat ile modern sanat arasındaki kırılmayı tespit etmenin en aydınlatıcı yollarından biri bunlar arasında “kaybolan aracı” rolünü oynayan bir resme atıf yapmaktır: Gustave Courbet’nin ünlü/bednam L’origine du monde (dünyanın kaynağı, insanların kökeni) eserinde utanmazca açılıp saçılmış, çıplak ve uyarılmış başsız bir kadın gövdesinin cinsel organı tasvir edilmiştir; bu resim yüz sene ortadan kaybolduktan sonra pek münasiptir ki Lacan öldükten sonra onun eşyaları arasında bulundu. L’origine geleneksel gerçekçi resimlerin çıkmaz sokağı olur, bu resimlerin nihai nesnesi (asla doğrudan ve tam olarak gösterilmese de hep ima edilen, en azından Albrecht Dürer’in Verweisung‘undan beri örtük bir atıf noktası olarak hep mevcut olan) elbette eril arzu ve bakışın nihai nesnesi olan çıplak ve aşırı cinselleştirilmiş kadın bedeniydi… Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri, Resim

Kantçı Yücelik — Slavoj Žižek

Kantçı Yücelikte, deneyimde duyumsanan kaosun sınırsızlığı (azgın kasırga, nefes kesen uçurum) Akıldaki saf Fikrin önsezisini uyandırır: o Fikrin Ölçüsü öyle engindir ki deneyime ait nesnelerin hiçbiri, doğanın en vahşi ve kudretli güç gösterisi bile onun yanına yaklaşamaz (burada ideal düzenin Ölçüsü ulaşılmaz Fikre aittir, biçimsiz kaos ise duyumsanan deneyime aittir) (Negatifle Oyalanmak) Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Alkışın muhatabı — Slavoj Žižek

Stalinci ve Faşist ‘totalitarizm’lerin doğaları arasındaki temel fark küçük ama önemli bir detayda yakalanır:

Halka seslenişi bitip de kalabalık onu alkışladığı zaman Faşist Lider o alkışın muhatabı olduğunu kabullendiğini belirtir (gözünü uzaklara diker veya halka selam verir vb.), Stalinci lider ise (mesela Parti genel sekreterinin kongreye sunduğu rapor bitince) bizzat ayağa kalkıp alkışa katılır. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Dürtüde fol hedef ve sahi amaç — Slavoj Žižek

Yaratılışın ilk eylemi uzayı boşaltmaktır, Hiçliğin yaratılmasıdır (Freudcu ifadeyle: yaratıcı yüceltimin ölüm dürtüsüyle çetrefil bağları vardır). Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Anayurt neler doğuruyor! Kırmızı mürekkep hariç! — Slavoj Žižek

Müteveffa Alman Demokratik Cumhuriyeti’ne ait eski bir fıkrada Almanyalı bir işçi Sibirya’da işe girmiştir; memlekete yazdığı bütün mektupların sansürden geçeceğini bildiği için arkadaşlarına şöyle der:

Hadi bir şifre oluşturalım: Eğer benden aldığınız mektuptaki yazı sıradan mavi mürekkepse doğuruymuş dersiniz, kırmızı mürekkepse yalanmış dersiniz.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri