Görcül Gerçek belgeselinin Türkçe altyazı dökümüdür.
Slavoj Žižek: Görcül Gerçek 11 Aralık 2003, Londra
Bugün herkes sanal gerçeklikten söz ediyor ama sanal gerçeklik açıkçası pek hüzünçlü bir fikir. Onun tek anlamı yapay dijital bir ortamda gerçek yaşantıları yeniden üretmektir. Oysa bugün olan biteni anlamak için çok daha mühim ve ilginç olan konu, sanal gerçekler değil de, görcül gerçeklerdir. Yani demek istediğim şu: gerçek bir tesir olur, gerçek etkiler yaşanır, ama onları yaratan, oluşturan öğeler henüz tam olarak varolmayan, kuvveden fiile geçmemiş varlıklardır. Görcül gerçek ne anlama gelir? Birçok anlama gelir, sürüsüne bereket anlama gelir. En azından üç anlama gelir: Eğer çıkış noktanız ünlü Lacancı üçleme: imgesel, simgesel ve gerçek olursa o zaman eldekiler de basitçe: imgesel görcül, simgesel görcül ve gerçek görcül olur. Önce ilk ikisinden başlayalım, kolay olanlardan… sonra nasıl olsa büyük konuya geliriz: gerçek…
Žižek Ünlem belgeselinin Türkçe altyazı dökümüdür.
Nedir benim sözgelimi… evrene spontan yaklaşımım? Çok kasvetlidir. İlk önermeye göre: Herşey boşuna. Hiçbirşey yok aslında. Harfiyen yoktur diyorum öyle ki… son kertede… son kertede… sadece kırıntılar, yitip giden şeyler vardır. Baksanıza evren dev bir boşluk. Peki tezahürler nasıl belirecek? Bu konuda kuantum fiziğine spontan bir yakınlık duyuyorum. Onlara göre evren bir boşluktur ama pozitif yüklü bir boşluktur ve orada bir şeyler belirecekse boşluğun dengesi bozulmalıdır. Bu fikre spontan bir ilgim var: Evren hiçlikten ibaret değildir yani vardır evrende bir şeyler ama yoldan şaştıkları kesindir. Yaratım denen olay kozmik şaşkınlıktır, kozmik afettir (yar-atım), vardır bir şeyler ama kaza eseridir. Hatta bu fikri nihayetine erdirerek diyebilirim ki her bir kazanın kaderi nihayetine erdirilmektir. Bunun ismi de belli: Aşk denir ona. Sevda tam da o kozmik afet değil mi? “Dünyaya bayılıyorum” diyen tümsevicilikten hiç hoşlanmam. Dünyanın nesini seveyim? Nasıl desem… Bir yanda dünyadan iğrenirim, öbür yanda dünyadan öğrenirim (öğrenç). Gerçek hayat işte öylemesine bir ahvaldir. Aptalca. O öyle zaten. Benim derdim başka. Aşk bence şiddet dolu bir eylem. “Hepinizi seviyorum” diye sevmek olmaz. Sahiden seviyorsan bir şeyi seçmelisin yani dengesiz bir yapı kurmalısın. İster incecik bir detayı, ister kırılgan bir insanı seçmiş ol “Seni herşeyden çok seviyorum” demelisin. İşte bu formel anlamda sevgi kötücüldür.
Sorun, arzuyu doyurup doyurmamak değildir. Sorun, ne arzuladığını bilebilmektir. İnsanda arzu hiç de spontan veya doğal değildir. Arzular sunidir. Arzuların öğretilmesi gerekir. Arzuları öğreten sapkın sanat sinemadır. Size arzu ettiğiniz şeyleri sunmaz, neyi nasıl arzu edeceğinizi bildirir.
Sapkın Kılavuz Sinema, Sunan filozof ve psikanalist Slavoj Žižek / Seni seviyorum… da ne oluyor ki. Ha, unutmuşum… Annen beni akşam yemeğine çağırdı. Tamamdır. Dondurma da getirsene! Tabi, ne çeşit olsun, çikolata? vanilya? – Çikolata. – Tamam.
Sana seçme şansı veriyorum: ya bu gözlüğü takarsın ya da o çöpleri sana yediririm.
Hep zaten size çöp yedirilir. Yediğiniz çöplere ideoloji denir. İdeolojinin maddi gücü size neler yutturulduğunu gözlerinizden kaçırır. Sizi köleleştiren tek şey gerçekliğiniz değildir. Mevcut ahvalin trajedisi, ideolojiye gömülmenin trajedisi odur ki gerçeklikten rüyalara kaçtığınızı zannettiğinizde dahi ideolojiye gömülü kalırsınız.
Sapkın Kılavuz İdeolojibelgeselinde Žižek filmlerden ve tarihten hareketle ideoloji ve eleştirisi üzerine analizler sunarak aşağıdaki konulara değinmiştir:
📦📈 Meta fetişizmi nasıl işler? Kapitalizmin sapkınca mekanizması nasıl yürür? Faşizmin başat çelişkisi nedir? Antisemitizmi yapılandıran mantık nedir? Totaliter ideoloji neye yaslanarak ayakta durur?
🧠💭 Psikanaliz ideolojiye nasıl yaklaşır? Büyük Öteki nasıl bir varlık veya yokluktur? Fantazi neyi niye perdeler? Gerçeğin Ataleti nedir? Sinizm/alaycılık ile ironi/dalgacılık neye göre ayırt edilir? Ayıpçıl/müstehçen libidinal rüşvet ne demektir?
👫🎥 Sinemalar seyircilere ne gibi efsaneler yutturur? Her filmde bir çift üretmek neden mecburidir? Neden hayal tarzı hayat tarzından daha önemlidir? Zevahir kimin için kurtarılır? Neden bürokrasi yolu ilahiyata çıkar? Cinsel özgürleşme neden hayalperestliktir?
👨🏫🕊️ Her makulleştirici uzman bir ideolog mudur? Katolik kurumlaşmanın püf noktası nedir? Histerik sorgulama nedir? İseviliği biricik kılan özellik nedir? Hülya Espri (Holy Spirit: Kutsal Ruh) nasıldır? Müzikte ideoloji ve eleştirisi nasıl işler?
Nietzsche ve Freud şu konuda hemfikirdi: Eşitlikçi adalet haset üzerine kuruludur; bizde olmayan şeye sahip olan ve onun keyfini süren Ötekine duyulan haset üzerine kuruludur. Sonuçta adalet talebi de Ötekinin aşırı keyfiyetinin kısılması ve herkesin keyfiyete eşit ölçüde erişmesi talebidir. Bu talebin zorunlu neticesi perhizyenliktir (çilecilik, asceticism). Herkese eşit keyfiyet dayatmak mümkün olmadığına göre onun yerine yasakların eşit paylaşımı dayatılır. Gerçi günümüzün müsamahakar sayılan toplumunda bu perhizyenlik kendi zıttının kılığına girer: ‘Zevk al!’ diyen genelleşmiş Üstben buyruğuna dönüşür. Hepimiz bu buyruğun tesiri altındayız. Bu nedenle keyfiyetimiz hiç olmadığı kadar kösteklenmiştir.
Slavoj Žižek ve Sophie Fiennes’in 2012 tarihli Sapkın Kılavuz İdeoloji filmidir (Pervert’s Guide to Ideology). Altyazı: Işık Barış Fidaner (Žižek bir standardı devirdiği için biz, ben cinsinden konuşuyor, ben o devrilişe jenerik ifade kazandırmak için siz cinsinden tercüme ettim)
ASS (EN), Sorular 📺, Cevaplar 🤖, Döküm 📜, Bir kısmı bilinen tabirler: ‘Güncel durum’ anlamında ahval. ‘Kendiliğinden ama otomatik değil’ anlamında spontan. ‘Paradoks’ anlamında saçmantık. ‘Zor bir şeyi kabullenme’ anlamında ikrar. ‘Jouissance/enjoyment’ anlamında keyfiyet. ‘Sinik’ anlamında alaycı. ‘İronik’ anlamında dalgacı. ‘Müstehçen’ anlamında ayıpçıl. ‘Namevcut’ anlamında yoğul. ‘Pozitif özellik’ anlamında müspet vasıf. ‘Turn to shit’ anlamında bokolmak. ‘Sweatshop’ anlamında terhane. ‘Kap’ anlamında konteyner. ‘Tarafsız çatı’ anlamında nötr dam. ‘Delinquent’ anlamında mücrim. ‘Constellation’ anlamında kümeleniş. ‘Gap’ anlamında ayırı. ‘Humanitarian’ anlamında insansever. ‘Cognitive mapping’ anlamında bilişsel harita. ‘Bedel ödemeden avantaj kazanmak’ anlamında hem kek olması hem karnın doyması. ‘Okyanus’ anlamında umman. ‘Grimace’ anlamında sırıtış. ‘Görüntü’ anlamında zevahir. ‘Virtüel’ anlamında görcül. ‘Sonsuza dek’ anlamında ilanihaye. ‘Tanrı baba’ anlamında pir. ‘True/false’ anlamında sahi/fol. ‘Uçurum’ anlamında obruk. ‘Kutsal Ruh’ anlamında Hülya Espri. ‘Hristiyanlık/Yahudilik’ anlamında İsevilik/Musevilik. ‘Transgressive’ anlamında çiğneyici. ‘Paternal’ anlamında pederane. ‘Süperego’ anlamında üstben. ‘Wishful thinking’ anlamında hüsnükuruntu. ‘Asteroid’ anlamında yıldıztaşı.
İsa şöyle dedi: ‘İki üç kişi benim adıma nerede toplandıysa orada olacağım ben.’
İsevi Hülya Espri (Kutsal Ruh, Holy Ghost/Spirit) Lacancı büyük Öteki midir, ona katılanların gösterdiği gayretlerde can bulan görcül/ideal sözcü müdür? Lacan 1956’da bu hattı izleyerek Hülya Espri’ye kısa ve net bir tanım sundu:
Hülya Espri imleyenin dünyaya girişidir, o da ölüm dürtüsü başlığı altında Freud bize ne getirdiyse odur elbette.
Lacan’ın düşüncesinin bu evresine göre Hülya Espri simgesel düzen adına ‘hayat’ sahasının tamamını iptal eden (daha doğrusu askıya alan) herşeydir (yani libido akışını, duyguların zenginliğini, Kantçı deyimle ‘patolojik’ unsurları).