Tag Archives: Slavoj Žižek

Filistinlilerin ve İsraillilerin insandan sayılmamasına karşı çıkın!

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

Slavoj Žižek’i içeren imza kampanyasının DeepL çıktısının evirisidir.
Bkz “Gazze’ye Bakın: Siyasi Sınıfımız İnsan Haklarına Sadece Sözde Hizmet Ediyor” Jeremy Corbyn

Biz aşağıda imzası bulunanlar hem Gazzelilerin, Filistinlilerin ve Müslümanların insandan sayılmamasına hem de İsraillilerin ve genel olarak Yahudilerin insandan sayılmamasına karşı mücadele edeceğimize söz veriyoruz.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Eviri

Aziz, Kahraman, Üstben, Namussuz — Slavoj Žižek


Etik-ahlak karşıtlığını Greimasçı anlam karesine açarsak kavramlar netleşecek.

En tepede ve en dipte iki düzayak konum bulunur:

Aziz etiktir (arzusundan taviz vermez) ve ahlaklıdır (ötekinin İyiliğini düşünür).

Namussuz ise ahlaksızdır (ahlak normlarını ihlal eder) ve etiksizdir (arzu yerine haz ve çıkarların peşine düştüğü için sağlam ilkelerden yoksundur).

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Baskıcı Bayağılaşma — Slavoj Žižek

‘Baskıcı yüceltme’ Freud’a göre antropolojik sabitti,
yüceltmenin öbür yüzünde travmatik bastırma vardı.

O yüzden yeni asırda ‘post-liberal’ toplumlarda gerçelleşen
saçmantıklı koşul ‘baskıcı bayağılaşma’yı Freud öngöremedi.

Arkaik itkiler muzaffer olunca İd’in Ego aleyhine galibiyeti
toplumun birey aleyhine galibiyetiyle ahenk içinde ilerler. (Adorno)

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Tarih Treni — Slavoj Žižek

Ekim Devriminin 106’ncı yıldönümü vesilesiyle

Devrim bütün çatışkılar Tek Bir çatışkıya çöktüğünde olmaz,
aksine hepsi sinerjetik yollarla güçlerini bileştirdiğinde olur.

Gerçi mesele daha karmaşıktır:

Devrimin Tarih Trenini sürmemesi, onun kanunlarını izlememesi,
çünkü tarih diye bir şey olmaması, olumsal ve açık bir süreç olması

değildir tek mesele, daha farklıdır:

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Utanç & Suçluluk: Nazar & Seda: Ben İdeali & Üstben — Slavoj Žižek

Nazar & seda normatif toplumsal ilişkilere utanç & suçluluk kılığında nakşedilir.

Utanç belli ki Öteki’nin nazarına bağlıdır: (kamusal) Öteki benim çıplaklığımı görünce, kirli mahrem yönlerim kamuoyuna teşhir edilince utanırım.

Suçluluk ise başkalarının beni nasıl gördüğünden, benim hakkımda neler söylediğinden bağımsızdır: Suçluluğumu kendi içimden duyarım, suçluluk baskısı içeriden gelir, varlığımın nüvesinden yayılan bir seda bana seslenir ve beni suçlandırır.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Dürtü: Semavi Döneniş — Slavoj Žižek

Dürtünün temel matrisi bütün belirli nesneleri aşarak Şey’in Boşluğuna erilmesi (sonra da ancak metonimik temsillerle ona erişilmesi) değildir; libidomuzun belirli bir nesneye ‘saplanması’ ve onun etrafında ilelebet dönmeye mahkum olmasıdır.

Temel paradoks/saçmantık odur ki insana özgü boyut –dürtünün içgüdüden farkı– başta yan üründen ibaret olan bir şey özerk bir amaç vasfı kazanınca ortaya çıkar: İnsan hayvandan daha ‘düşünümlü’ değildir; aksine hayvanın değer vermediği bir şeyi insan doğrudan doğruya kendine hedef edinmiştir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Siberuzam: Komik Evren — Slavoj Žižek

Birden çok düşlemsel anlatının bir arada varolması siberuzamdaki hipermetin mefhumuna benzer. Lynch genelde sapkın bir sinemacı sayılır, siberuzam ve özellikle sanal gerçeklik de tam bir sapkınlık alemi değil mi?

Sapkınlık en temel iskeletine indirgendiğinde ölüm-cinsellik Gerçeğine karşı bir savunma gibidir. Sapkın senaryoda ‘iğdişin inkarı’ sahnelenir, çizgifilmi andıran o evrende insan her türlü afetten sağ çıkabilir, yetişkin cinselliği çocukça bir oyuna indirgenmiştir, orada insan ne ölmek zorundadır ne de iki cinsiyetten birini seçmelidir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Kim suçlu? — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek – 19 Ekim 2023 – newstatesman.com

İnsanların İsrail-Filistin çatışmasının şartlarını düşünmeyi reddetmeleri bir ahlak felaketidir.

7 Ekim Hamas saldırısına gösterilen tepkilerde ilginç bir manevra gözleniyor: Saldırının gerçekleştiği şartları anlamak gereğinden –İsrail’in Batı Şeria işgali ve Gazze Şeridi’ni saran demir kuşatması– söz açan herkes için Hamas terörizmini destekleme veya makulleştirme suçlaması ortaya atılıyor. Bu yasağın ne kadar acayip olduğunun farkında mıyız? Bence bu bir ahlak felaketidir.

Şartları anlamak derken derin hikmet kılığına bürünen şu bönlüğü kastetmiyorum: “Düşman dediğin insanın demek ki hikayesini duymamışsın.” Hitler’i de sadece hikayesi duyulmadığı için düşman bellediğimiz söylenebilir mi? Hitler’i daha iyi tanıyıp “anladığım” zaman onu daha bile düşman bellemez miyim? Kaldı ki kendi kendimize anlattığımız hikayeler de hakikat değildir – başkalarına yaşattığım gerçek dehşetleri makulleştirmek için imal edilmiş bir yalandır genellikle. Hakikat dışarıdadır, işlediğimiz gerçek amellerdedir. Etnik temizliğe kalkışan her saldırgan kendini şu veya bu saldırıya tepki gösteren bir kurban gibi sunar. Savunma bakanı Yoav Gallant İsrail’in “insan hayvanlarla” savaştığını söylediği anda kendi insanlığını kaybetti.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Alaycılık vs. İroni/Dalga — Slavoj Žižek

Peter Sellars’ın Cosi fan tutte versiyonu şu temel öncüle dayanır: Tek tutkulu aşkı yaşayan filozof Alfonzo ile Despina diğer genç çiftlerle deneylere girişerek kendi umutsuz aşklarının çıkmazını sahnelemektedir. Bu okuma alaycılığın karşısına konması gereken Mozartçı ironiyi/dalgacılığı kalbinden vurur. En basit ifadeyle:

Alaycı dışarıya tasladığı inançlarla hususi alanda alay etmektedir (kamuoyu nezdinde vatan için feda olmayı vaaz edersiniz, hususi alanda kazançları üst üste yığarsınız…).

İronide/dalgada ise özne bir konuyu dışarıya gösterdiğinden çok daha fazla ciddiye almaktadır, kamuoyu nezdinde dalga geçtiği bir şeye aslında gizlice inanmaktadır.

Okumaya devam et →

24 Yorum

Filed under Çeviri

İmletici Yabancılaşma ve Kapitalist Yabancılaşma — Slavoj Žižek

Öznenin simgesel düzende yabancılaşması ile işçinin kapitalist toplumsal ilişkilerde yabancılaşması arasında temel bir fark vardır.

İki yabancılaşmanın benzeşikliğinde ısrar edince beliren karşıt ve simetrik iki tuzaktan kaçınmalıyız:

1) Öznellik imletici yabancılaşma altında kurulduğuna göre kapitalist toplumsal yabancılaşmanın da indirgenemez olması gerektiği düşüncesi

2) Kapitalist yabancılaşmanın aşılmasını Marx nasıl hayal ettiyse aynı şekilde imletici yabancılaşmanın da ortadan kaldırılabileceği düşüncesi

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri