Monthly Archives: Aralık 2021

Şili itibarı desteklemedi haysiyeti onayladı — Işık Barış Fidaner

gabriel-boric-habla-actividad-apruebo-dignidad-bella-artes-960x480

“Neoliberalizmin beşiği Şili’yi neoliberalizme mezar edeceğiz!”
Gabriel Boric

Yeni Şili başkanı Gabriel Boric’in simasına çabucak aşina olduk fakat onu iktidara taşıyan ittifakın ismiyle ilgili bir çeviri sorunu devam ediyor: Şili’de demokratik seçimi kazanan ittifakı Anadolu Ajansı “İtibarı Destekliyorum” ismiyle duyurdu ve Türkçe yayın organlarının çoğu papağan gibi bu ismi tekrarladılar. Fakat özgün İspanyolca slogan şöyle: Apruebo Dignidad (Approve Dignity). Bunun doğru Türkçe çevirisi ise şöyle: Haysiyeti Onaylıyorum.

Bu hata iki soruyu akla getirir:
A) Haysiyetin itibardan ne farkı var?
B) Onayın destekten ne farkı var?
Şimdi bunları sırayla yanıtlayalım.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Şey’in haysiyeti — Slavoj Žižek

Yüceltim bir nesneyi Şey’in haysiyetine yükseltir.
Jacques Lacan, Seminer 7

citylightsfinalscene

Şehir Işıkları (Charlie Chaplin, 1931) mutlak kararlaşamazlık anında biter, o anda ötekinin nesnesel yakınlığıyla yüzyüze geliriz ve “O sevgime layık mı?” sorusuna yanıt vermeye mecbur kalırız, veya Lacancı formül ile “Onda kendinden fazla bir şey (küçük a nesnesi, gizli hazine) var mı?”

Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Çeviri

Üst-belirlenim (super-determinism)

Kuantum mekaniğinde üst-belirlenim, Bell teoremindeki bir gediktir. Ölçülen bütün sistemlerin ölçüm tercihleri ile ilintili olduğu kabul edildiğinde Bell teoreminin dayandığı varsayımlar geçerliliğini yitirir. Üst-belirlenimci bir gizli değişken teorisi Bell’in yerel sebeplilik mefhumunu yerine getirdiği halde Bell teoreminden türeyen eşitsizlikleri ihlal edebilir. Böylece kuantum mekaniği tahminlerine uyan bir yerel gizli değişken teorisi mümkün olur, bu özelliği taşıyan birkaç örnek teori önerilmiştir. Üst-belirlenim terimi yanıltıcıdır. Üst-belirlenimci modeller bilindik anlamda belirlenimcidir. Ama buna ek olarak ölçülen durum ile ölçüm bağlamı arasında ilinti olduğunu kabul ederler.

Kaynak: Wikipedia

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Üst-belirlenim yolu” John Stewart Bell, “Eryazgı (predestination)” Slavoj Žižek

7 Yorum

Filed under Çeviri

Üst-belirlenim yolu — John Stewart Bell

Işık hızı aşımından ve ürkünç uzak tesirden (spooky-action-at-a-distance) kaçınmanın bir yolu var. Ama bu yol doğruysa evren mutlak belirlenimcidir ve özgür irade diye bir şey yoktur.

Dünyanın üst-belirlenimci (super-deterministic) olduğunu düşünelim, sadece cansız doğanın sahne arkasında saat gibi işlemesi anlamında değil, ayrıca davranışımızın da mutlak olarak önceden belirlenmiş olması anlamında. Buna göre bir deney yerine bir başkasını yapmayı özgürce seçtiğimize inanmamız, yani deneycinin bir ölçüm kümesi yerine bir başkasını yürütme “kararı” da üst-belirlenmiştir. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Bilimciler sonunda antik Festos tekerinin kodunu çözdü — Jacqueline Howard

28 Ekim 2014 — Jacqueline Howard — huffpost.com

Festos tekeri 4000 yıllık gizemli bir kil tablettir. Bilimciler 1908’de Yunanistan’ın Girit adasında bulunduğundan beri Festos tekerini deşifre etmeye çalışıyor.

Fakat Minos medeniyetinin zirvesi M.Ö. 1700’e ait tekere nakşedilmiş gizemli dili hiçkimse tercüme edebilmiş değildi – bugüne dek. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Identity and Disparity — compilation

UntitledThe texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (Identity and Disparity).

Işık Barış Fidaner

Contents

— Identity and Disparity of Same and Different

— The Superego Centrifuge

— PR and HR in Capitalist Discourse

— From Hogwarts to Slogwarts

— The Topology of Symptom

— Jesse and Celine Shall Bring Us the Horns of Wilmington’s Cow

— The Psychorevolt Liberration Manifesto: Žižek With A Human Face Or Scrubbing Intersectional Politics With The Psychoanalytic Detergent

Other compilations

距 : distance

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak — Işık Barış Fidaner

Yunan mitolojisinde Artemis yabanın ve avcılığın tanrıçası olarak bilinir. Türkiye’de 65 yıl önce bulunan Efesli Artemis heykeli ise daha farklı bir tanrıça figürü sunar (Şekil 1). Efesli Artemis’in göğsünü kaplayan yumruların genelde meme olduğu varsayılır ama meyve veya yumurta olma ihtimali de vardır. Her halükarda arkeologlar Efesli Artemis’in bolluk ve bereket tanrıçası olduğu konusunda uzlaşırlar. Çok memeli (polymastros) bir Artemis fıskiyesi de 16’ncı yüzyıla ait Villa d’Este’de (İtalya) bulunur (Şekil 2).

Kleincı psikanalizde meme en temel haset/şükran nesnesidir. Bebek eğer onu sütüyle besleyen annenin memesine şükran duymayı beceremezse, “kötü anne”nin memeyi ve sütü kasten ondan esirgediği düşüncesiyle öfkeye kapılırsa, meme haseti başgösterir: Sinirlenen bebek annenin yaratıcılığını bozup tahrip etmek için eyleme geçer, nankörleşir. Melanie Klein, en üretken insanlara en yıkıcı eleştirilerin yapılmasının kaynağında meme haseti olduğunu açıklar. “Meyve veren ağaç taşlanır” atasözü bunu anlatır [1]. Okumaya devam et →

26 Yorum

Filed under Şey

Adlandırılmak yasın berigölgesidir — Jacques Derrida

(Derrida karşısına çıktığı bir kedinin dilden yoksun oluşundan söz ediyor:)

Bu yoksunluğun, bu yoksulluğun, bu eksikliğin hissiyatı doğanın büyük acısı olsa gerek. Bu acıyı çıkarma umuduyla, bu azaptan kurtarma umuduyla, insanlar doğada yaşar ve konuşurlar – onlar sadece şairler değil insanların genelidir, Benjamin bu konuda nettir. İşin daha ilginç yanı, varsayılan bu üzgünlük sadece konuşamama ve dilsizlikten türemez, sersem veya afazili bir söz yoksunluğundan türemez. Varsayılan bu hüzün eğer bir de yakınmaya yol açıyorsa, doğa eğer yakınıyorsa, otların hışırtısında bile, belki bunun nedeni terimlerin ters dönme gereğidir. Benjamin de bunu önerir. Doğanın özünde bir ters dönme olmalıdır. Bu ters dönme hipotezine göre, doğanın (ve hayvanlığın da) üzgün olma nedeni dilsiz olması değildir. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Çeviri

Adda, insanın tinsel özü kendisini Tanrı’ya iletir — Walter Benjamin

İnsan kendisini nasıl iletir? Dil hakkındaki temelden yanlış görüşün kendisini kesinlikle ele vermesini sağlayacak kesin bir ayrım yapmak, bir seçenek sunmak durumundayız. İnsan, tinsel özünü şeylere verdiği adlar aracılığıyla mı iletir? Yoksa adlarda mı? Bu sorunun yanıtı soruluşundaki paradoksta yatar. Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Tikelsiz Tekil: Tekir — Işık Barış Fidaner

800px-Cat_November_2010-1aGerçek evrenselliğe ulaşmanın yolu tekili tikelden ayırt etmektir. Bu işlem üç adım izler:

1) Tikel tekil: Birey, kişi, ego’dur. Kar tanesi gibi biricik ve eşsizdir ama “Dünya” karşısında zayıf ve korumasızdır çünkü tikele gömülen tekil kar tanesi gibi kolayca eriyip yok oluverir.

2) Tekilsiz tikel: Sosyete, topluluk, cemaattir. Tekil birey tikel cemaatin potasında eriyip “entegre” (asimile) olmuştur. Cemaat bireye “Dünya”lık taslayan sahte evrenseldir. Tekilliği yitirilen “Dünya” çoğullaşır ve alternatiflere bölünür. Tikelliğe düşüp boğulan tekillik kurtarılamaz.

3) Tikelsiz tekil: Dünya’nın biricik olmasıdır, gerçek evrenseldir. Oraya giden tek yol tikeli devreden çıkarıp tekile en baştan başlamaktır. Bu çıkış noktası imleyenin öznesidir.

Tikelsiz tekil, Tekil Dünya’dır. Ona bir ad verelim: Tekir. Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey