Monthly Archives: Mart 2022

Yarınlar Bihaber — The Beatles

Zihnini söndür, rahatla, aşağı akıyorsun
Ölmüyorsun, ölmüyorsun

Bırak tüm düşünceleri, boşluğa teslim ol
Parlasın, parlasın

…ki içteki anlamı görebilesin
Olmaktır, olmaktır Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

İzafiyet ve İzafet — Işık Barış Fidaner

Görelilik ikiye ayrılır: İzafiyet ve İzafet.

1) İz-afiyet:
— Herkeste iştah uyandıran izler birbirinden farklıdır.
— Herkesin düşlemini süsleyen izler birbirinden farklıdır.
— Örnekler: Bazıları Sıcak Sever‘de (1959) her erkeğin bir kadını kovalaması izafiyettir. Pazarda sevdiğin ürünü seçebilmek anlamında liberal özgürlük izafiyettir.

2) İz-afet:
— Herkesin kabusuna giren felaketler birbirinden farklıdır.
— Herkesi yüceliğiyle büyüleyen afetler birbirinden farklıdır.
— Örnekler: Buffy S01E10’da her karakterin kendi korkulu rüyası ile yüzleşmesi izafettir. Film Noir’da aşık olunan kadının femme fatale çıkması izafiyetten izafete geçiştir. Kabus Sokağı‘nda (1947, 2021) hem fal bakmaktan hayalet çağırmaya (spook show) geçiş, hem de medyum kadından psikolog kadına geçiş izafiyetten izafete geçiştir. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Düşünümlü Belirlenim — Slavoj Žižek

1) Başkası benim için/yerime bunu yapıyor.
2) Ben kendim başkası aracılığıyla bunu yapıyorum.
1’den 2’ye düşünümlü tersyüz mühimdir: Bu tersyüz öznelliğin asgari koşulunu ifade eder – yani öznelliği oluşturan tutum “Bunu yapan etkin özerk fail benim” değildir, “Başkası benim için bunu yaptığında ben kendim onun aracılığıyla bunu yapmış oluyorum”dur (erkeği aracılığıyla bir şey yapan kadın, vb.). Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Bünyevi Kıstas — çeviri derlemesi

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Bünyevi Kıstas) okunabilir.

İçindekiler

— Devrimci politik eylemin bünyevi kıstası sahnelenen ütopyadır (Slavoj Žižek)

— Fabrika nedir? (Slavoj Žižek)

— Öz görünüş olan görünüştür (Slavoj Žižek)

— Duyu-üstü bu dünyanın aşıldığının konuşudur (G. W. F. Hegel)

— Unutuk (lathouse) (Jacques Lacan)

— Uyumsuz ‘ne’ (Jacques Lacan)

— Bir sabah erkenden (İngiliz halk şarkısı)

— Kadın inandığına inandırır, erkek inandırdığına inanır (Slavoj Žižek)

— Asıl aşk saygılı aşktır: “ona” inanmak için kadına inanmak (Jacques Lacan)

— Özerekli ve Dışerekli (autotelic, exotelic) (Mihaly Csikszentmihalyi)

— Sabır (Ren Gill)

— Otoyolun Yıldızı (Deep Purple)

— Ben Sanal Ağanızım ~ (Barbaros Hayrettin)

— There is a village in the distance (Ahmet Kutsi Tecer)

Diğer kitaplar

则 : kıstas

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kitap

Hayalet-Tin — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Hayalet-Tin) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Erkeksi ve Kadınsı Karizma: Sanal Ağa ve Sanrıça: Jonathan ve Jasmine

— Aklın Kurnazlığı: Aklın Kuru ve Aklın Nazı: Edilgileşim ve Etkileşim

— Eleşim → İleşim → Üleşim

— René Girard: Simetrik Kırma ve Simetriyi Kırma

— Alevden Kora, Kordan Aleve

— Hayalet, Hayal, Tin ve Din

— Esas-İmleyen ve Mastar-İmleyen

Diğer derlemeler

神 : Tin, Tanrı

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Esas-İmleyen ve Mastar-İmleyen — Işık Barış Fidaner

Simgesel düzeni bir arada tutan çıpalama/dikişleme/sütur noktasına Esas-İmleyen (Master-Signifier) denir. Fakat bir merkez tek başına ayakta duramaz ve onu çevresine bağlayan ara-birimlerin kavramsal dolayımına gerek duyar, bunlara Mastar-İmleyen diyelim. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Duyu-üstü bu dünyanın aşıldığının konuşudur — G. W. F. Hegel

İç dünya veya duyu-üstü öte, belirmiştir: onu dolaylayan görünüş dünyasından gelmiştir; yani görünüş onun özüdür, hatta dolgusudur. Duyu-üstü, duyulan ve algılanan öğenin sahiden konuşudur; ama duyulan ve algılanan öğenin sahiliği görünüş olmaktır. O halde duyu-üstü, görünüş olan görünüştür. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Öz görünüş olan görünüştür — Slavoj Žižek

Hegel’e göre hakikat her zaman ne dediğindedir, “ne demek istediğinde” değildir. Daha Tinin Fenomenolojisi‘nin en başındaki “duyu kesinliği” örneğinde bile söylenenin harfiyeti niyet edilen imletimi devirir (bilinç mutlak anlamda özgül bir burada-ve-şimdi’yi “söylemek ister”; oysa en büyük soyutluğu, rastgele herhangi bir burada-ve-şimdi’yi söylemiş olur). Hegel bilir ki hep ya çok şey söyleriz ya da az şey söyleriz, hep demek istediğimizden başka bir şey deriz. Bu uyumsuzluk diyalektik harekete güç veren enerjidir; her önermeyi deviren bu uyumsuzluktur. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Hayalet, Hayal, Tin ve Din — Işık Barış Fidaner

Birinin hayal gücünü veya görüsünü yetersiz buluyoruz diyelim; yani eğer ufkunu genişletip öngörü yapamazsa yürümeye kalkınca bir şeylere takılıp düşeceğinden eminiz. Önce ona dümdüz sesleniriz:

— Hayal et!

Emredince karşıda tepki uyandığını fark edince aynı şeyi nazikçe söylemeyi deneriz:

— Hayal eder misin?

Ricamız duyulmuş olsa bile orantılı bir karşılık aldığından emin olmak için teyit edilmesi gerekir:

— Hayal ettin mi?

Onay alabilirseniz hayal kurma işini kalıcılaştırma ihtiyacı gündeme gelir. En baştaki emrin yayılarak hafiflemiş bir “hatırlatma dozu” (booster dose) bu işi görecektir:

— Hayal edin…

Bu süreç sonunda hayal etme vazifesi benimsendiği ölçüde bir ideoloji teşkil edilmiş olur. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Fabrika nedir? — Slavoj Žižek

Sınıf savaşı artık resmen bittiğine göre ve Sovyetler Birliği Halkın sınıfsız ülkesi sayıldığına göre, rejime hâlâ muhalefet edenler (veya öyle olduğu zannedilenler) toplumsal bedeni bölen çatışmayı çıkaran sınıf düşmanları sayılamazdı artık, onlar Halk düşmanlarıydı, insanlıktan dışlanması gereken haşarattı, beş para etmez pisliklerdi. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri