Monthly Archives: Mayıs 2022

İyiliği düşünmek bir mazerettir — Slavoj Žižek

Lacancı etikte vazife ile İyiliği düşünmek kökünden ayrılır. Lacan bu yüzden Kant’a atıf yapar, etik eylemin İyilikle güdülenmesini dışlayan Kantçı jeste atıf yapar: Lacan’ın ısrarlı savına göre en tehlikeli ihanet tarzı doğrudan “patolojik” itkilere kapılmaktan ziyade bir tür İyiliğe atıf yapmaktır, İyilik zedelenebilir (benim iyiliğim veya ortak iyilik zedelenebilir) mazeretiyle vazifeden kaytarmakta [shirk, şirk, şirk-et] olduğu gibi Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Eşik Başı: Geçemezsin! Nayır, nolamaz! — Michael F. Haspil

image_2022-05-05_173427535

— Ölüm Köprüsü’nden kim geçecekse ilkin benim üç soruma yanıt vermeli. Bilahare öte yanı görmeli.
(Köprü bekçisi, Monty Python ve Kutsal Kase)

— Geçenden otuz akçe, geçmeyenden döverek kırk akçe!
(Deli Dumrul)

— Biz burda eşek başı mıyız?
— Yok ağbi hiç olur mu estağfurullah, Eşik Başısınız, saygılar.

Kahraman maceranın eşiğine geldiğinde öyle elini kolunu sallaya sallaya geçemez. İzin almalıdır, geçiş hakkı kazanmalıdır. O bunu yapabilsin diye (ve layık olmayan kişiler yoldan geri çevrilsin diye) Eşik Başı diye biri vardır (threshold guardian / gatekeeper). Stiks nehrinin kayıkçısı Kharon ve Hades’in muhafızı Kerberos klasik Eşik Başı örnekleridir. Kahraman macerada ilerleyecekse bunları bir şekilde aşmalıdır. Eşik Başı kimi zaman barizdir, bir eşiğin başında duran birisidir (kulağa basit gelse de). Bunun iyi bir örneği Monty Python ve Kutsal Kase‘deki köprü bekçisidir, kahramanlar köprüden geçiş izni (cevaz) almak için üç soruya yanıt vermelidir. Bir diğer Eşik Başı örneği Prenses Gelin filminde (ve kitabında) Prenses Düğünçiçeği’ne ulaşabilmek için Wesley’nin (Siyahlı Adam olarak) aşması gereken üç rakiptir. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Sanat eserinin afrası (aura) — Walter Benjamin

Mekanik yinelendirme çağında solup giden şey sanat eserinin afrasıdır (aura)…

Doğal nesnenin afrasını, o nesne size ne kadar yakın olsa da aranızda kalan eşsiz bir mesafe fenomeni olarak tanımlarız. Diyelim ki bir yaz günü dinlenirken ufuktaki sıradağları veya sizi gölgeleyen ağacın dalını gözden geçiriyorsanız, o dağın veya o dalın afrasını hissedersiniz. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Gelin Artık Şu Erillik Yasağını Kaldıralım — Işık Barış Fidaner

🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️

Gezi davasının hazin sonu üzerine muhalefetin kayıtsız haline tepki gösteren Ahmet Şık, İrfan Aktan’la yaptığı röportajda derdini şöyle özetledi:

Üslubumun sertliği, ifade ediş biçimim başka bir şey anlatıyor gibi görünebilir ama demeye çalıştığım şey, bir arada durmanın ve asgari müştereklerde buluşabileceğimiz ilke ortaklığıyla hareket etmenin, bu suç düzeninin sahiplerine korku salacağıydı. (link)

Bu haklı tepkinin pek karşılık bulamamasının nedenlerinden biri “suçlulara korku salma” tasarısının son moda aktivist zevkler bakımından biraz fazla eril kaçmasıdır. Bir süredir yürürlükte olan ilan edilmemiş erillik yasağına aykırı olmasıdır. Tabi bu durumun tarihsel nedenleri var.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Dünyanın Merkezi: hakikat zeminine ayak basmak — Işık Barış Fidaner

🏛️🧠💫 Geistesfront 🏛️🧠💫

image_2022-05-02_185649038

22 bin yıl önce Amerika’da yürümüş çocuk ve gençlerin ayak izleri

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:
— Hoca efendi, dünyanın merkezi neresidir?
— İşte tam burasıdır!
Bunu derken eşeğinin ön ayağını bastığı yeri göstermiş.
— Aman hocam hiç olur mu?
— İnanmazsan ölç de bak!

Her bilgi yerden yükseltilmiş bir platformdur, çünkü ideallere tutunur; neye dayandığı sorgulandığında ise yere düşer [1]. İşte bilginin düştüğü o zemine de hakikat diyoruz (haki kat: toprak zemin). Bilgi hakikate karşı bir savunmadır. Hakikat bilgi ile kuşatılmış erişilmez bir merkezdir, yüceltim alanıdır. Orası ayağımızın bastığı zemindir, dünyanın merkezidir [2].

Okumaya devam et →

26 Yorum

Filed under Şey

Kutsal Süpürge: Fazla meta vazı olmayın gerçek sanırlar — Işık Barış Fidaner

supurge

Resimle ilgili açıklama yazının sonundadır.

Rollo May’e göre kibir insanın kendini Tanrı yerine koymasıdır:

Kibir insanın yazgısını reddetmesidir. Büyük eylemleri kendi başına yaptığına inanmasıdır. Tanrıların gücünü gaspetme eğilimidir. (Özgürlük ve Yazgı)

Tabi kibri soyut olarak tanımlamak başkadır, gidip birine somut olarak “kibirlisin!” diye had bildirmek başkadır. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Aslan aslamdır — Işık Barış Fidaner

image_2022-05-02_092131343

Arezzo Kimerası

Marx paranın genel eşdeğerliğini tarif ederken ilginç bir mecaza başvurmuştu [1]:

Adeta, gruplandıkları zaman hayvanlar aleminin çeşitli türlerini, cinslerini, familyalarını vb. oluşturan aslanlar, kaplanlar, tavşanlar ve diğer tüm gerçel hayvanların dışında ve onların yanısıra, hayvanlar aleminin tamamının bireysel bedenlenişi olan “hayvan” diye bir şey vardır.

Marx’ın tanımladığı bu jenerik hayvan Kimera olsun [2]. Aslan, keçi, yılan kısımlarından oluşan Kimera’nın bu muhtevası nedensiz değildir:
1) Aslan hayvanlar aleminin resmi kralı sıfatıyla Kimera’ya katılır.
2) Keçi direngen-ısrarlı-direşken patikacı sıfatıyla Kimera’ya katılır [3].
3) Yılan ise deri değiştirerek kurnazca iz süren sıfatıyla Kimera’ya katılır. Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey

Seyyar Çakıcı — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Seyyar Çakıcı) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Bir Mayış: Hoş ve Boş Göstereni Boşuna Gösterenle Barıştırmak

— Arafta Türbülans ve Nüfuzculuk Oyunu: Tribüne Seslenenler ve Türbine Ses Verenler

— Seyyar Çakıcı Tayfı ve Tayfası

— Doğa ve Fikir: Üçgen ve Daire

— Amerikan Rüyasının altında yatan Avrupai eksiklik

— Rastyönel Satırlama

— Arayadsıma ve Konyadsıma

Diğer derlemeler

燧 : çakmaktaşı

1 Yorum

Filed under Kitap

Bir Mayış: Hoş ve Boş Göstereni Boşuna Gösterenle Barıştırmak — Işık Barış Fidaner

Bir Mayıs vesilesiyle bugün gelin Bir Mayış konusuna değinelim.

Bir karikatürde insanlık değerlerine tutunmak isteyen bir oğula babası şöyle der [1]:

Onu bunu bırak da mayıştan haber ver.

Toplumsal değerlenme olacaksa ortada “bir mayış” olmalıdır. Bu ifade şunları duyurur:

1) Al sana bir mayış! (hadi yine iyisin)
2) Ama hele bir mayış! (ben ne yapacağımı bilirim)
3) Bir mayış aldım! (ilk mayışla ne yapsam?) Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey