Monthly Archives: Mayıs 2022

Sen siz olmaz! Sen siz olmaz! — Işık Barış Fidaner

6e5

Sen ve ben gafletini aşıp, biz olanların rızkıdır aşk. (Doğan Cüceloğlu)

Doğan hoca haklı: Senben bizsiz’dir.

Senli benli olanlar bizlikten çıkar. “Samimiyet” özelleştikçe kamusallık aleyhine mevzilenir. Biz Siz’e karşı gelir, onu Bizsiz bırakır.

Ama şu da var: Senbiz bensiz’dir. Okumaya devam et →

18 Yorum

Filed under Şey

Feda İlkesi ve Hayal İşlevi — Jacques Lacan

Unutmayalım ki konuşanlara keyfiyet yasaklıdır (interdite) ya saklıdır ya saklıdır: Kanuna tabi olanlar keyfiyeti ancak satır aralarında dile getirebilir (inter-dit) zira bu yasaklama Kanunun dayandığı temeldir [1].

Kanun şayet “zevk al!” (Jouis!) diye buyurursa özne onu ancak “duydum” (J’ouïs) diyerek karşılayabilir ve keyfiyet o andan itibaren olsa olsa ima edilmiştir [im-ağ]. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Ben ismial mıyım yoksa mürekkep yalanmı — Işık Barış Fidaner

İsmail Saraçoğlu’nun 7 yaşında yazdığı şiiri ney eyyorsak? İşte ünlü metin:

Ben Neyim
Ben bir karadelik miyim
Ben bir kek miyim
Ben bir iki miyim
Ben bir İsmail miyim
Ben bir hiç miyim
Ben bir hiçliğin ortasında yüzen bir adam mıyım. Ben hiç bir şey miyim yoksa bunlar bir yalanmı
Belki bir şey olabilirim

Kabasını almak için kısa bir tercümeyle başlayalım:

Ben neyim? Umutsuzluk muyum yoksa avuntu muyum? Anababam mı tanımlar beni yoksa bana verdikleri ad mı? Bu ad bomboş mu yoksa başka adlarla mı sürüklenir? İstikamet hiç mi yok, belki de vardır?

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Ekholoji, Ekhosistemler, Ekhosit — Işık Barış Fidaner

echo

Psikanaliz bir egoloji değildir. (Lacan, Seminer 3)

‘Ekoloji’ ve ‘çevre’ atıflarının her yeri sarmasıyla ilgili sorunun aynısı nedeniyle Lacan biyolojideki Innenwelt ve Umwelt mefhumlarına itiraz etmişti. Seminer 9‘da Lacan bu iç-dış ikiliğinin topoloji itibariyle ‘küresel’ olduğunu söyler: Kürenin yüzeyi iç hacmi dış uzaydan ayırarak tözlü bir merkez düşlemi uyandırır. Bu düşlemden yola çıkan kaba maddecilik öznenin oluşunun çevrenin oluşundan yalıtık olduğunu hayal eder. Bu görüş ego-eko arasındaki ilişki veya müdahilliğin onların uyum veya çatışmasına ikincil kalan üçüncül bir öğe olduğunu hayal eder. İşte bu yüzden ‘ekolojik’ hayal dünyasının temel stratejileri ego’yu eko’ya daha çok uydurmak ve ego’yu eko’yla daha az çatıştırmaktır. Okumaya devam et →

25 Yorum

Filed under Şey

Askıda inanmazlık (willing suspension of disbelief) — Griggs, Coleridge

Askıda inanmazlık veya drama aldanması denen zihin halini yaşayan okur okuduğu metni (veya seyirci izlediği filmi) mümkünat ve gerçeklik bakımından yargılamaya yönelik her zamanki eğiliminden bile bile feragat etmiştir. Ona her ne sunuluyorsa nasıl gösteriliyorsa öyle muhtemel görünmelidir. Gerçi inanmazlık iradesi ve kıyas gücünün böylece askıya alınmasının temel dayanağı şairin yol açacağı heyecanlanmadır, şair askıda inanmazlığı sanatı ve hüneriyle azar azar hak etmeli ve sürdürmelidir. (Earl Leslie Griggs) Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Çeviri

Peter Pan çocuklarla Hiçpekora yolunda (Neveryland) — James Matthew Barrie

Peter henüz yanlarına gelmemişti, kendi başlarına çok yalnız hissettiler. Onlar da uçabiliyordu ama Peter o kadar hızlı uçardı ki birdenbire ufukta kaybolurdu ve onların hiç katılamadığı bir macera yaşardı. Bir yıldıza yaptığı ürkütücü bir şakaya kahkaha atarak yanlarına iniş yaptığında güldüğü esprinin ne olduğunu çoktan unutmuş olurdu, yahut bedeni denizkızı pullarıyla örtülmüş bir halde çıkagelirdi ve olan biteni kesin bir dille tarif edemezdi. Hiç denizkızı görmemiş çocuklar da bu durumdan huylanırlardı. Okumaya devam et →

17 Yorum

Filed under Çeviri

Fallusun ötesinde keyfiyet — Jacques Lacan

O (la) bir imleyendir, onun özelliği hiçbirşeyi imleyemeyen tek imleyen olmasıdır, çünkü o kadının tamamsız olma statüsünün zeminidir. Bu statü nedeniyle “o kadın”dan (la femme) söz edemeyiz.

Her kadın ama dışlanmıştır eşyanın tabiatınca, yani [dışarılmıştır] sözlerin tabiatınca, ve kadınların henüz yeterince şikayet ettiği bir konu varsa o da budur. Onların benden tek farkı ne dediklerini bilmemeleri. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Erkek adam zom erillikten nefret eder — Luke Burns

Zom erilliğin (toxic masculinity) ne olduğunu öğrendim ve sana iki çift lafım var birader: Daha fazla gayret etmeliyiz. Birbirimize hesap sorması gereken yine bizleriz. O yüzden yemin ederim ki eğer bir arkadaşımın zom eril olduğunu görürsem onu anasından doğduğuna pişman ederim. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Bürokratik sosyalizm çağrısı — Slavoj Žižek

Eğer sağ kalacaksak “yabancılaştıran” kurumsal mekanizmalar topluma sıkça dokunmalıdır (thick texture): Elektrik ve su nereden gelecek? Kanun hükmünü kim emniyet altına alacak? Sağlık için kime başvuracağız? Bir topluluk kendi yönetimine ne kadar hakimse bu kurumsal ağ o kadar pürüzsüzce ve dikkat çekmeden işlemelidir. Belki de özgürleşme mücadelesinin hedefi “yabancılaşmadan kurtulmak” olmamalıdır, doğru bir yabancılaşmayı dayatmak olmalıdır, “yabancılaşmamış” topluluklara yer açabilmek için gereken “yabancılaştırıcı” (görünmez) toplumsal mekanizmaların pürüzsüzce işlemesini sağlamak olmalıdır.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Sosyal Medya ve Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek — Işık Barış Fidaner

Günümüzde sosyal medya siteleri Lacan’ın üç nakışını/hattını örtmektedir:

Hayali (Instagram), Simgesel (Facebook), Gerçek (Twitter)

1) Instagram hayalidir çünkü orada insanlar imge alışverişi yaparak ayna evresini yeniden sahnelerler (alışıveriş).
2) Facebook simgeseldir çünkü insanlar orada simgesel bağlarını (iş, aşk, vb.) ilan eder ve destekler.
3) Twitter gerçektir çünkü uzunluk kısıtıyla satırlandığı için (interdiction, her cıvıltı azami 280 vuruştur) insanlar satır arasında konuşurlar (inter-dit, subtweet).

(sonrası: Sosyal Medyada Üç Nakış: Hayali, Simgesel, Gerçek)

medya

Bkz “Lacan’ın Arzu Şeması”

(İngilizcesi)

11 Yorum

Filed under Şey