Category Archives: Bilim

Bu halen kapitalizm midir? — McKenzie Wark

McKenzie Wark
30 Nisan 2014, publicseminar.org

‘Kapitalizm’ şu an başat olan üretim şeklini tarif etmeye uygun bir terim midir? Bence bunun böyle olduğuna dair geniş bir uzlaşma var, en azından Toplumsal Araştırma için Yeni Okul’da. Ama ‘kapitalizm’ üretimin öncü cephesine uygun bir tarif midir? Sanıyorum ki kapitalizmin sosyal bilimini isteyenlerle (Ott ve Milberg) onun anti-kapitalist alternatiflere işaret eden bir eleştirisini isteyenler (Boehm ve Arruzza) bir konuda gerçekten anlaşabilirler: mevcut hegemonik güçler baskınlıklarını sürdürürse gezegeni bekleyen şey daha-çok (1) kapitalizmdir. İkisine de sorum şu: yeni ve mümkün bir üretim şeklinin işaretleri sayılacak şeyler nelerdir?

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim, Programlama

Ernesto Laclau’nun Anısına — Mark Devenney

Mark Devenney
20/04/2014

Ernesto Laclau ile ilk tanışmam 1992’de Johannesburg’da oldu. Ben bir MA öğrencisi olarak siyaset çalışıyordum, dünyayı yorumlamakla kalmayıp değiştirmeye niyetliydim. Gerçi parti çizgileriyle, parti disipliniyle, Marksist kuramla ve zor soruları bırakın yanıtlamayı, sormayı bile reddeden parti üyeleriyle mücadele ettim. Apartheid bağlamında, apartheid rejiminin hem devrimci bir reddini hem de ciddi bir kavramlaştırmasını sağlayan tek politik söylem Marksizmdi. Bilgi ile güç öğrenci eylemcilerin dilinde pek kolay kaynaşıyordu. Uygunsuz sorular soranlar burjuva önyargı kalıntılarına karşı yeniden eğitiliyordu. 1989’da Hegemonya ve Sosyalist Strateji‘yi okudum. Bu kitap, sol bağlılığı kesinlik politikalarından muaf bir dil ve politika ile kaynaştırma yollu çabalarıma anlam kazandırdı, ki bu kesinlik, okuduğum ve gördüğüm Marksizmin çoğu kısmında güç sahiplerinin daha fazla güç kullanmasının bir başka mazereti olmaktaydı. Okuduğum başka hiçbir şey Laclau ve Mouffe okurken deneyimlediğim içgüdüsel heyecanı vermedi. Özenle tartışılmış metinleri politik mücadelenin örgütlenişini yeniden düşünmemi, güç ve bilgi arasındaki ilişkiyi yeniden formüle etmemi, olumsallığa olan bağlılığı ciddiye almamı sağladı. Eşitlik ve özgürlüğün herkese doğru genişletilmesinde ısrar eden radikal bir demokratik imgeseli de benimsemişlerdi. Metin iki krize yanıt verdi. İlki, küresel neoliberal söylemin yükselen hegemonyası. Birçok okur şunu unutur: Hegemonya ve Sosyalist Strateji‘nin dördüncü bölümündeki kuramlaştırma ve düşünme, galibiyetçi (basmakalıp kesinliğinde hararetli ama dünyanın her köşesini kendi kararmış imgesinde dönüştürmeye yazgılı) neo-liberalizmin yükselişine karşıdır. İkincisi, Ernesto radikal politikayı hem Marx’la hem de ona karşı düşünmeye başlamıştı, tek parti diktatörlerine ve ‘komünist’ etiketini en iğrenç pratikleri gerekçelendirmekte kullanan devlet kapitalisti uzlaşı-oluşumlarına karşı Doğu Avrupa isyanlarının havasını yankılayan bir radikal politikaydı bu.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim, Deneyim

James Gleick’ın Enformasyon kitabının değerlendirmesi

İngilizcesi: Alok Jha (The Guardian Bilim Muhabiri) 22 Kasım 2012
Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Gleick kendisine anıtsal bir görev veriyor —insanlık tarihi boyunca enformasyonun öyküsünü anlatmak— ve yerine getiriyor.

Sumerian tablet with cuneiform script

Çivi yazısı en az bilgisayarlar ve akıllı telefonlar kadar türümüzün enformasyona hakimiyet öyküsünün bir parçasıdır. Fotoğraf: Araldo De Luca/Corbis

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim, Programlama

aşkınsal yanılsama

Dolayısıyla, uzay ve zamanın idealliği doktrinimin bütün duyulabilir dünyayı salt yanılsama yaptığı düşüncesi çok hatalıdır, bilakis, doktrinim bilişin en önemli bedenlerinden birinin —matematiğin a priori olarak açımladığı şeyin— esas nesnelerine başvuruyu güvenceye almanın ve onun salt yanılsama olarak alınmasını önlemenin tek yoludur, çünkü bu gözlem olmadığında uzay ve zaman önsezilerinin (ki deneyimden türetmesek de bunlar a priori temsillerimizin altında yatarlar) salt öz-üretim beyin hayaletleri (hiçbir nesnenin ona karşılık gelmediği, en azından yeterli ölçüde karşılık gelmediği hayaletler) olup olmadıklarını, dolayısıyla bizzat geometrinin bir salt yanılsama olup olmadığını ayırt etmek basbayağı imkansız olurdu. Öte yandan geometrinin duyulabilir dünyanın bütün nesnelerine göre tartışmasız geçerliliğini gösterebilmemiz, ancak geometrinin salt görünüş olması sayesindedir.

İkinci olarak, bu ilkelerimin duyusal temsilleri görünüşlere çevirdikleri için, deneyimin hakikatinin yerine duyusal temsilleri salt yanılsamaya dönüştürdükleri düşüncesi çok hatalıdır, bilakis, ilkelerim metafiziğin aşkınsal yanılsamasından kaçınmanın tek yoludur, ki metafizik her zaman bu aldanma ile kendini sabun köpüklerini kovalamanın çocukça uğraşına kaptırmıştır. Çünkü görünüşler (ki sonuçta salt temsildirler) kendi içinde şeyler olarak alınmışlardır; ve buradan da aklın antinomisinin bütün o dikkat çekici mizansenleri çıkmıştır. Daha sonra bahsedeceğim bu antinomi tek bir gözlemle ortadan kaldırılabilir: görünüş, deneyimde kullanıldığı ölçüde hakikat doğurur, deneyimin sınırlarının ötesine geçerek aşkın olduğunda ise katıksız yanılsamadan başka hiçbir şey doğurmaz.

Immanuel Kant 1783 Gelecekte Kendini Bilim Olarak Sunabilecek Her Metafiziğe Prolegomena

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Bilim

Tarih Kavramı Üzerine — Walter Benjamin

🎭♟️🕹️ Kukla Rejimi 🎭♟️🕹️

Angelus Novus (Klee)
Angelus Novus (Klee)

I

Hep söylenegeldiğine göre, bir otomat varmış ve bu öyle yapılmış ki, bir satranç oyuncusunun her hamlesine, kendisine partiyi kesinlikle kazandıracak bir karşı hamleyle yanıt verirmiş. Geniş bir masanın üstündeki satranç tahtasının başında, sırtında geleneksel Türk giysileri bulunan, nargile içen bir kukla oturur­muş. Aynalardan oluşan bir sistem aracılığıyla, ne yandan bakı­lırsa bakılsın, masa saydammış gibi görünürmüş. Gerçekte ise masanın altında, satranç ustası olan kambur bir cüce otururmuş ve kuklanın ellerini iplerle yönetirmiş. Bu mekanizmanın bir benzerini felsefe alanı için tasarımlayabilmek olasıdır. Bu bağ­lamda sürekli kazanması öngörülen, “tarihsel maddecilik” diye adlandırılan kukladır. Bu kukla, bilindiği üzere, günümüzde ar­tık küçük ve çirkin olan, kendini göstermesine de izin verilme­yen tanrıbilimi de hizmetine aldığı takdirde, herkesle rahatça başa çıkabilir.

Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

AMS, NSA İle Bağlarını Koparmalıdır – Alexander Beilinson

AMS’nin (Amerikan Matematik Topluluğu) NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı) ile bütün bağlarını koparması için bu Mektubu Editör’e yazmaktayım:

Edward Snowden’in kamuoyuna sağladığı ve halen sağlamakta olduğu açıklamalar, NSA’in muazzam gizli casusluk programları hakkında belirgin ve güvenilir bilgiler, komplo teorisi kuranların hayal edebileceği bütün çılgınlıkların ötesindedir.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim, Programlama

NSA Üzerine – Matthew Green

(Johns Hopkins’te öğretim üyesi olan Matthew Green’in 5 Eylül 2013’de yayınladığı bu blog yazısını kaldırması istenmişti)

Yılın en büyük kripto haberine naçizane katkımı anlatayım müsaadenizle.

Birkaç hafta önce ProPublica‘dan muhabir beni aradı ve şifreleme [encryption] (1) hakkında genel sorular sordu. Bunun tuhaf bir görüşme olacağını hemen anladım, çünkü bu bey NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri olduğuna ikna olmuşa benziyordu. Ve ‘hey ahbap ne dersin NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri var mı ha?’ tarzında değildi bu. Hayır, yenilgiyi çoktan kabullenmişti. Sadece detayların pazarlığını yapıyorduk.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim, Programlama

Matematikçiler, neden konuşmuyorsunuz? – Charles Seife

seifeCharles Seife’nin Ulusal Güvenlik Ajansı kimlik kartı

Ulusal Güvenlik Ajansı’nda beraber çalıştığımız arkadaşlarıma açık mektup:

Matematikçiler, neden konuşmuyorsunuz?

Charles Seife
22 Ağustos 2013

Kaynak: slate

Çoğu kişi Von Neumann* binasının tarihini bilmez. Princeton’daki mühendislik avlusunun arkasına saklanmış bu bina neredeyse penceresizdir. Gözleri parlayan genç bir matematik öğrencisi olarak lisansa başladığım yıl Ulusal Güvenlik Ajansı‘nda (National Security Agency – NSA) çalışmak üzere işe alınmıştım.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim, Programlama

Bir Hacker’ın Vicdanı – Mentor

(PDF)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim, Deneyim, Programlama

Postmodern Yabancılaşma Modeli — Işık Barış Fidaner

>>> 👨‍💻🤖 Sibernetik Geri Bildirim 👨‍💻🤖 <<<

(Mayıs 2013’te birinci Yeni Medya Çalışmaları Kongresi‘nde sunulmuştu –Kongre e-kitabı– ilk hali – ingilizcesi)

Işık Barış Fidaner

ÖZET
Sohn-Rethel’in Marks’ı yorumlayarak işaret ettiği “gerçek soyutlama” kavramı, kapitalizmin anlaşılabilmesi için önemli bir çıkış noktası sunmaktadır. Bu çalışmada, kapitalizmin işlerliğini sağlayan “gerçek soyutlama”nın şemasını çıkarmayı deniyoruz. Şemanın kavramsal bağlamını oluştururken bilimsel söyleme dayanan Sohn-Rethel’in aksine, kapitalizmin gündelik kavrayışını temel alıyoruz. ‘Postmodern yabancılaşma modeli’ olarak adlandırdığımız şema, dört öznel tavır (tüketici, kullanıcı, oyuncu, geliştirici), üç mesele (bağımlılık, istismar, bencillik), iki odaklanma noktası (komplocu, kader), ölçülebilir nesnelliği oluşturan iki yan (yetki, beden) ve bu iki yanlı nesnelliğe hem dayanak hem kaynak olan iki zeminden (irade, sistem) oluşuyor. Şemanın tamamı, ‘lüzum’ ve ‘keyfiyet’ olarak adlandırdığımız iki boyutun karşılıklı dolayımlanışları olarak biçimlenmektedir.

ANAHTAR KELİMELER: yetki, beden, irade, sistem

Okumaya devam et →

57 Yorum

Filed under Bildiri, Bilim, Makale, Oyun, Programlama