
Arz süzülüyordur belki,
Bilmem ki.
Yıldızlar kağıttan pullardır minik minik
dev bir makasın kestiği,
Bilmem ki.
Ay donuk bir gözyaşıdır belki,
Bilmem ki.
Tanrı pes bir sestir ancak
sağırların işittiği,
Bilmem ki.

Arz süzülüyordur belki,
Bilmem ki.
Yıldızlar kağıttan pullardır minik minik
dev bir makasın kestiği,
Bilmem ki.
Ay donuk bir gözyaşıdır belki,
Bilmem ki.
Tanrı pes bir sestir ancak
sağırların işittiği,
Bilmem ki.
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
Yazsana bana ne giyersin! Sıcak mı?
Yazsana bana neye yatarsın! Rahat mı?
Yazsana bana ne haldesin! Hep aynı mı?
Yazsana bana neyi özlersin! Kolumu mu? Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
Nafile yaşıyoruz, nafile;
Hava nafile, bulut nafile;
Dere tepe nafile;
Yağmur çamur nafile; Okumaya devam et
Kalmadı kadında kusur.
Onun ölü
Bedeni başarılı bir gülücük takınmış,
Yunanca bir lüzum zannıymış
İhramının kırışıklıklarında akışan,
Onun çıplak
Ayakları adeta diyor ki:
Buraya kadarmış, bitti.
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
O mazi denizime geri döndüğüm her seferinde
Rutubetli arka sokaklarda akşam vaktinde
Düşerim gene geçmiş yoldaşlarımın peşine… Okumaya devam et
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
I compiled this e-booklet because of the 35th anniversary of the death of Ruhi Su. He died on 20 September 1985. See Wikipedia and Vikipedi.
The texts can be read from individual links or the book’s tag page (Troubled Wheel).
English: Işık Barış Fidaner
Contents
— O poet I have a word for you
车: wheeled machine
🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️
Bir Cuma gecesiydi, evlenmemizden birkaç yıl geçmişti
Benim koca işten geldiğinde, her zamanki gibi dedim ki:
“Çayın masanın üstünde, temiz giysini rafa koyacağım
Banyon birazdan hazır olur, gelip sırtını ovacağım”.
Beni pek nazikçe öpüp dedi ki “Söyleyeyim dümdüz —
Benim makinaya verdiğim hizmet senin eline su dökemez”.
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Ondan sonra konuşmaya geçtik, nasıl hissettiğimi anlattım
Bir üretim bandı nizamıyla onu nasıl yürüttüğümü anlattım.
Çünkü neticede sağlayan benim, bu enerji kaynağını
(Oysa eksik etmez benim biftek yemeğime şakşakçılığını)
Onun üstündeki herşey pırıl pırıl çünkü ben bakar temizlerim
Sorsanız onun makine aletinden daha iyisini göremezmişim…
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Çalışma şartlarımı bilseydiniz ağarırdı saçlarınız
Günde yirmidört saat çağrılabiliyorum işte anlarsınız.
Gerçi avantajları severim gece boyu çalıştığım zaman
Çünkü tatmin oluruz — en azından o olur bense kimi zaman.
Tam üretimi sürdürürsem bir iki tane çocuğum olur
İleride bir patrona harcayacak yeni emek gücü olur…
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Hakikate uyanmaya başladım sonra: onu böyle düzgün tuttuğumdan
Patron iyi bir kazanç çıkarır hem benden hem de ondan
Bunu duyunca öfkelendi sağlam bir sendikalı olduğundan
İkimiz de sıkı çalışıp tek kişilik bir aylık aldığımızdan
Dedim ki “Yarı-zamanlı paketleme işi de yapıyorum unutma!
Üç kişiye çalışıyorum sevgilim, patronuma, patronuna ve SANA….
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Biraz koyun gibi baktı ve dedi ki “Bugünden sonra
Arkadaşlarla bakalım ne yapabiliriz eşit aylıkla.
Bir ev kadını sendikası ister misin, nasıl olur aylık almak
Aşçı ve temizlikçi olarak, hemşire ve bakıcı olarak?”
Dedim ki, “Acele etme sevgilim, paylaşırsan evdeki angaryayı
Ben de vakit bulabilirim vermek için kendi savaşlarımı”.
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Sık sık dinledim seni patronları indirmekten söz ederken
Bunu asla yapamazsın kardeşim BANA patronluk taslarken.
Kadınlar mücadeleye katılana kadar, evli, bekar, beyaz ve siyahlarla
Gözleri bağlanmış gibi savaşırsın, bir kolun da sırtında.
Ve mesaj karşıya ulaştı, nihayet o da farkına vardı ki
Kızkardeşlere iktidar vermek sınıfa iktidar vermek olmalı….
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim
Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<
Not: Şarkının akışını bilmiyorum aslında. Koro kısmının her kıtadan sonra tekrarlandığını tahmin ettim.
Şarkının melodisini de bilmiyorum çünkü müziğini bulamadım. Satılan bir CD’nin sayfası: “Warning: Women at work” http://www.rebelvoices.com/Wall2~1.htm
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı, Şiir
Everything in its right place; cypress next to the pond
A water wheel creaks without a break from afar,
As if stuff projected out of a magical sleep,
Vines and beetle sounds envelop the house
Everything in its right place; table, pitcher, glass,
At the illumination blooming through the branches
Time watches like a fascinated antilope
Silence touches in a way leaf by leaf…
I know that you sleep in the shadow
There as cosy and cool as a sea cave
Your eyelashes shut in a pleasure world
A smile on your face when this heavy noon ends.
Maybe these freshly bloomed roses are your dreams,
On top of these soft illuminated branches,
Never ending song of love in doves’ voices,
For the dream of our life permeates stuff.
Everything in its right place; a water wheel from afar
Creaks without a break like a spirit in torment,
Perhaps it reminds of our adventure
Fallen autumn leaves flutter in the wind.
(Herşey Yerli Yerinde)
English: Işık Barış Fidaner
ç.n. Note the extremely significant difference between “maybe” and “perhaps”. In Turkish both are called “belki”.
Kaplan kaplan, parlak yanan,
Gece karanlığında ormanlarda;
Hangi ölümsüz el ya da göz,
Koymuş senin dehşet simetrini?
Hangi uzak derinlikler ya da gökler.
Yakmış gözlerindeki ateşi?
Hangi kanatla cüret eder uçmaya?
Kim cesaret eder ateşini çalmaya?
Ve hangi omuz, & hangi sanat,
Bükmüş senin kalbindeki telleri?
Ve kalbin çarpmaya başladığında,
Hangi ürkek el? & hangi ürkek ayak?
Hangi çekiçle? hangi zincirle,
Hangi fırından çıkmış senin beynin?
Hangi örs? hangi ürkek kavrayış,
Cüret etmiş amansız korkuları tutmaya!
Yıldızlar zıpkınlarını fırlattıklarında
Ve gökyüzünü gözyaşıyla yıkadıklarında:
O sana gülümsedi mi işini gördüğünde?
Kuzuları yapan, o mu yaptı seni de?
Kaplan Kaplan parlak yanan,
Gece karanlığında ormanlarda;
Hangi ölümsüz el ya da göz,
Koymuş senin dehşet simetrini?
(Tyger)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<
ç.n.
Tabiat Kanunları yoktur. Fenotipler vardır.
Bkz “Kaplan” Wilfred R. Bion, “Tikelsiz Tekil: Tekir”, “Kaplan ve Yunus” Alice Phoebe Lou, “Sen siz olmaz! Sen siz olmaz!”, “AKVARYUM MÜDÜRÜ (ARKAPLAN: MAKİNE UĞULDAMASI)”, “Sen muhteşem bir detaysın! Biberli öz-deşim oley!”, “Aslan aslamdır”, “Güden Beyan: Duvarış ve İlanihaye”, “Kimera”
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
Contents
— The Legend of The Fallow Deer
— O wheel why do you wail (Yunus Emre)
— O poet I have a word for you (Yunus Emre)
— Austerity is in the head (Yunus Emre)
— Fish mouth (Halim Şefik Güzelson)
— Foreign door (Hasan Hüseyin Korkmazgil)
— Over the earth (Grup Yorum)
— Come to the mountains (Gevheri)
— Come it’s time let us go to our people (Karacoğlan)
— Letter Revolution (Nekropsi)
— İnceleme (Ağrı)
— Kayan Yıldız (Ağrı)
— Küçük Düş (Sakareller)
— Şemsiye (Sakareller)
— İbreler (Sakareller)
— Yörünge (Sakareller)
— İzler (Sakareller)
— Sandık (Sakareller)
— Little Things (Bülent Ortaçgil)
— Will you play with me (Bülent Ortaçgil)
— Little girl (Nazım Hikmet Ran)
— I will run elsewhere (Yeni Türkü)