Tag Archives: Saikbilim

Avcının erdemi/görcesi edilgenlik — Jacques Lacan

Erkek sahiden ava çıkar! Gülünecek bir şey yok gençler. Çok önemli bir konu bu.

Tahrikinize uyup eğlenmeye devam edeyim. Yazık olacak çünkü bugün size Birerlik konusunda anlatacaklarım vardı. Bu av meselesi sizi güldürdüğüne göre, avcılıkta erkeğin erdemi/görcesini (virtue) bulmamız çok da fuzuli olmayabilir. Ava çıkan erkek en hoş yanını erdemle/görceyle sergiler, yani edilgen oluşunu [1]. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Dürtüde fol hedef ve sahi amaç — Slavoj Žižek

Yaratılışın ilk eylemi uzayı boşaltmaktır, Hiçliğin yaratılmasıdır (Freudcu ifadeyle: yaratıcı yüceltimin ölüm dürtüsüyle çetrefil bağları vardır). Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Sisifos: dürtüde hedef ve amaç — Slavoj Žižek

Gelgelelim burada bizi asıl ilgilendiren Sisifos’tur. Onun tekrar tekrar aşağı yuvarlanan kayayı sürekli tepeye taşıması, Milner’a göre, Zenon’un paradokslarının üçüncüsünün edebi modeli işlevini görmüştür: Verili bir X mesafesini hiçbir zaman kat edemeyiz, çünkü bunu yapmak için önce bu mesafenin yarısını kat etmemiz, onu kat etmek için de çeyreğini kat etmemiz gerekir ve bu sonsuza kadar gider. Bir hedef, bir kere ulaşıldıktan soma, her zaman yeni baştan geri kaçar. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Hançerli Psykhe ve solgu (aphanisis) — Jacques Lacan

Jacopo_Zucchi_-_Amor_and_Psyche

Gördüğüm resmin adı Amor ve Psykhe’dir (Jacopo Zucchi); burada Amor Cupido’dan (Eros) başkası değildir. Psykhe’nin bir süredir geceleri hiç görmeden aşk yaşadığı Cupido’ya küçük lambasıyla ışık tuttuğu klasik sahnedir.

Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Çeviri, Resim

İlksel Yalan: Proton Pseudos — Slavoj Žižek

Lacan’ın “Tanrı bilinçdışıdır” tezi, tam karşıtı olan Jungcu New Age “Bilinçdışı Tanrıdır” teziyle karıştırılmamalı – aralarındaki fark, özne ve yüklemin Hegelci tersyüzüne dayanan bu fark, yalan-hakikat karşıtlığıyla ilgilidir. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Histerik Zorlantı — Sigmund Freud

Histeride görülse de ona özgü olmayan şeylerle başlayalım.

Histeriyi gören herkes histerik hastaların yaşadığı zorlantıyı çarpıcı bulmuştur, onu işleten aşırı yoğun fikirler vardır. Olay akışında hak etmediği özel bir sıklıkla bilince çıkan bir fikir olabilir, bu sinirsel uyarılmaya eşlik eden anlaşılmaz ruhsal neticeler de olabilir. Aşırı yoğun fikrin belirişinin sonuçları (1) ne baskılanabilir, (2) ne de anlaşılabilir: duygu salımları, motor uyarılmalar, ketlenmeler olur. Özne de yaşadığı durumun acayipliğinin pekala farkındadır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Söyleniş Öznesi ve Söyleyiş Öznesi — Jacques Lacan

Neden öznenin işlevini tanıtırken psişe konusundan ayrı tuttum? Size tam teorik bir açıklama veremem ama öznenin dildeki işleviyle bunun alakasını gösterebilirim; ikili bir işlev vardır.

Söylenişin (énoncé) öznesi vardır. O özneyi tespit etmek kolaydır. Ben ben dediğim anda konuşan kişi olan ben’dir. Ama özne her zaman söylenişe ait değildir çünkü bütün söylenişler ben içermez. Hiçbir ben olmadığında bile –“Yağmur yağıyor” dediğinizde bile– söyleyişin (énonciation) bir öznesi vardır, cümle onu artık tutamadığında bile söyleyişin bir öznesi vardır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Konuşmak ve Koyuşmak — Jacques Lacan

[“Dürtüler ve Yazgıları” makalesinde] Freud bize defalarca yüceltimin dürtüyü de doyurduğunu söyler, amacı ketlenmiş (zielgehemmt) olsa da – amacına ulaşmasa da. Yine de yüceltim dürtüyü bastırmadan doyurur.

Başka bir deyişle – şu anda koyuşmuyorum (baise, fuck), sizinle konuşuyorum. Eh! Sanki koyuşuyormuş gibi tam olarak aynı doyumu alabilirim. Bu bu demektir. Bu sahiden şu anda acaba koyuşup koyuşmadığımı sorgulatır. Bu iki terim –dürtü ve doyum– arasında kurulan aşırı antinomi hatırlatır ki benim dürtü işlevine başvurmamın doyumdan ne kastedildiğini sorgulatmaktan başka hiçbir amacı yoktur.

Jacques Lacan, Seminer 11’den

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz “Koyuşuyorsan koyuşuyorsun” Reggie Watts

6 Yorum

Filed under Çeviri

Unutuk (lathouse) — Jacques Lacan

🔢🌟 UNUTUK MAKİNESİ 🔢🌟

(öncesi: Alethosfer)

Onu [alethosferi] dolduran herşeyi gözlemek zaman alır, bu yüzden bir kelime daha tanıtmamız gerekecek.

Alethosfer kulağa hoş geliyor. Çünkü formelleşmiş hakikat dediğim şeyin işlediği (algı-işlediği) düzeyde zaten yeterli hakikat statüsüne sahip olduğunu varsayıyoruz. Ama işlenir olma düzeyinde, dolaşım düzeyinde, hakikat hiç de açık değildir. Bunun ispatı insan sesinin, sizi apış aranızdan kavrayan etkisiyle, kendi hakikatini hiç de açık etmemesidir.

Ünlü bir filozofun aletheia‘yı dayandırdığı fiilin mastarı yardımıyla bunu adlandıracağız [1]. Böyle şeyleri ancak filozoflar fark eder, belki sıradışı dilbilimciler. Buna “unutuk” (lathouse) diyeceğim.

Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Çeviri

Özerekli ve Dışerekli (autotelic, exotelic) — Mihaly Csikszentmihalyi

Özerekli (autotelic) sözü öz ve erekli sözcüklerinden oluşur. Özerekli bir faaliyet, kendi kendisinin yaşanmasını amaçlayan, kendi kendisi için yapılan bir faaliyettir. Mesela satrancı keyif almak için oynuyorsam onu özerekli olarak yaşarım; oysa para için veya satranç dünyasında yükselmek için oynuyorsam aynı oyun dışerekli (exotelic) olur, yani dış erekle güdülenmiş olur. Kişiliğe şöyle uygulanır: Özerekli olarak nitelenen birey, genelde her işi işin kendisi için yapar, sonradan ulaşılacak bir dış erek için yapmaz… Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri