Görgü kurallarına uymak (politeness) asla yetmez, usturup (tact) gerekir. Truffaut’nun ilk filmlerinden birinin harika bir sahnesinde Delphine Seyrig tecrübeli bir kadın olarak Jean-Pierre Leaud’ya nezaket-usturup farkını öğretmeye çalışır:
Yanlışlıkla banyoya girdin diyelim, duşta çıplak bir kadın varmış. Eğer naziksen çabucak kapıyı kapatıp “Pardon hanımefendi!” demelisin. Oysa usturuplu olsaydın kapıyı çabucak kapatıp “Pardon beyefendi!” derdin.
İki durumda da muhataba saygı gösterilir, istemeden onun sınırlarını ihlal ettiğiniz için nazikçe af dilersiniz. Birinci durumda kurallara uyulmuştur. İkinci durumda daha fazlası vardır: Görmemiş gibi yaparsınız, sanki ihlal o kadar azmış ki çıplak kişinin cinsiyeti bile ayırt edilememiş gibi davranırsınız, talihsiz hanım bunun bir numara olduğunu bilse de gidiş yolunuza puan vereceğinden emin olabilirsiniz.
Mladen Dolar, Hiçten Az‘da alıntılayan Slavoj Žižek
Türkçesi: Işık Barış Fidaner






























