Tag Archives: Sine Mat

Geçecek — Zen meseli

Bir öğrenci tefekkür hocasına gidip konuştu:

— Tefekkürüm berbat! Dikkatim çok dağınık, ya bacaklarım ağrıyor ya habire sızıp kalıyorum. Çok fena valla!

Hocanın soğukkanlı yanıtı şöyleydi:

— Geçecek! Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Geçti dost kervanı eyleme beni — Işık Barış Fidaner

(öncesi: İdüğü, kervan yürür: bir lafıntının grotesk geri-dönüşümü)

Taşlar yerine oturmasa da, ne idüğü netleşmese de kervan yürümeyi sürdürür:

İdüğü, kervan yürür.

Bunun daha bilindik ifadesi şöyledir:

Kervan yolda düzülür.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Feri de ferdi ha! Milletin ferdi ha! — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Amaya bak denilir mi? Feri de ferdi ha! Feride Ferdi ha!)

Peki gözdeki ışıltı nasıl topluma mal olur? Sönmeyen “en son ocak” nasıl milletin olur?

Önceki formülü biraz genişleterek bu soruyu cevaplayalım:

Feri de ferdi ha!
(Feride Ferdi ha!)
Milletin ferdi ha!

Birinci cümle gözdeki ışıltıya methiyedir. İkinci cümle kadının erkekte tezahür etmesidir ve eril gurur bu tezahürü perdelemek zorundadır. Üçüncü cümle de toplumsal aidiyetin (kamusal yaşam) kadını (özel yaşamı) perdelemesidir; üstü örtülen semptom yuva kılığına girer [1].

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Amaya bak denilir mi? Feri de ferdi ha! Feride Ferdi ha! — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Devrimcinin Gözünün Feri de Sönmez: Çarşılara Abanıp Bilinmeyeni Göğüslemek)

Maliye Bakanı’nın özdeyişini anımsayalım [1]:

Ekonomi temenni işi, ekonomi güven işi, ekonomi istikrar işi, ekonomi beklenti işi, ekonomi gözlerdeki ışıltıdır.

Buradaki formül şöyledir:

A, B, C, D ve ayrıca gözün feri de!

Yani özdeyiş kabaca şöyle tercüme olur:

Gözünün feri de sönmedikçe ocağın sönmez.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Sen gene çal maya bilir — mesel

Nasreddin Hoca sahilde güzel bir koy bulmuş ve kaşıkla denize yoğurt mayası dökmeye başlamış.

Daha önce hocanın göle maya çaldığını gören vatandaş onun bu kez denize maya çaldığını görünce doğrusu pek şaşırmamış:

— Hoca sen gene ne yaptın öyle?

— Koya maya çaldım işte görmüyor musun!

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Kurgu, Laf sal atası

Yormasaydım çözemezdin — mesel

Bir hasta semptomunu Freud’a getirip çözmesini istemiş. Freud aylarca semptomun ağzından girmiş burnundan çıkmış epey uğraşmış ama bir türlü çözememiş. Hastanın çocukluğuna dönmüşler, orada birkaç tur dolaşmışlar, her yeri kolaçan etmişler ama tık yokmuş.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Kurgu, Laf sal atası

Ney Zen? Bitle çiftleşen fil — Zen meseli

Roshi Kapleau bir grup psikanaliste Zen öğretmeyi kabul etti. Analitik enstitünün müdürü onu grupla tanıştırınca Roshi tek laf etmeden yerdeki bir mindere oturdu. Bir öğrenci geldi, üstada secde etti ve biraz ötedeki diğer mindere oturup üstada baktı.

“Ney Zen?” diye sordu öğrenci. Roshi bir muz çıkardı, soydu, yemeye başladı.

“O kadar mı? Başka bir şey gösteremez misiniz bana?” dedi öğrenci. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Balıkların sevinci: Nereden bileceksin? — Zen meseli

Bir gün Zhuangzi arkadaşıyla nehir kenarında yürüyordu. “Suda yüzen balıklara baksana” dedi Zhuangzi, “nasıl da sevinçle süzülüyorlar.”

“Sen balık değilsin ki” dedi arkadaşı, “onların sevinçli olup olmadığını nereden bileceksin?” Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Sarmaşık fay-dalı — Zen meseli

Bir adam bir gün ormanda gezerken çalıların arasından bir kaplanın onu süzdüğünü gördü. Hemen dönüp kaçtı ama kaplanın onun peşinden sıçradığını da işitti.

Kaplanın pençesinden canını zor kurtaran kahramanımız derin bir fayın/yarın/uçurumun ucuna geldi. Tam kaplan ona dalacakken adam sarmaşığın kalın bir dalına tutunup fayın ucundaki daldan sarktı. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Ritüel kedisi — Zen meseli

Tinsel hoca ile öğrencileri akşam tefekkürüne başladıkları zaman tapınakta yaşayan kedi hep gürültü yapıp dikkatlerini dağıtıyordu. Hoca da akşam ritüeli sırasında kedinin bağlanmasını buyurdu. Yıllar geçip hoca öldükten sonra bile tefekkür seansı boyunca kediyi bağlamaya devam ettiler. Sonunda kedi de ölünce bir başka kediyi tapınağa getirip bağladılar. Yüzyıllar sonra tinsel hocanın eğitimli halefleri tefekkür ritüelinde kediyi bağlamanın dinsel ehemmiyeti hakkında akademik eserler yazdılar.

(kaynak)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

3 Yorum

Filed under Çeviri