Tag Archives: Slavoj Žižek

Dijitalleşme yayıldıkça bildiği varsayılan özne kaybedilir — Slavoj Žižek

Dijital denetimde nihai maksat bizi arzu yükünden kurtarmaktır (nelerin arzulanacağını kararlaştırma yükünden).

Adeta bizim yerimize arzulayan dijital makina sayesinde rahat bir nefes alarak acayip bir özgürlüğe kavuşuruz: Artık arzulayan varlıklar olmadığımıza göre arzumuzun sırrına erişmek isteyen makinaların kuşatması altında da değilizdir, çünkü tam da o arzulama yetilerimiz regülasyon altındadır.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Kayıp memleketten köklenen hiçlik parçalarını içermek — Slavoj Žižek

Platonov’un büyük şaheserlerinde odaklandığı devrim sonrası ahvalde yeni Komünist iktidar göçebe grupları Komünist mücadeleye katmaya çabalıyordur: her eser “aynı politik meseleden yola çıkar: komünizm nasıl inşa edilecek, komünizm ne demektir ve komünist fikir devrim sonrası toplumsal gerçekliğin somut şartlarını nasıl karşılayabilir?” [1]

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Güzel Can: gönderilen mesajı tersyüz edilmiş sahi haliyle gerisingeri iade almak — Slavoj Žižek

🎭♟️🕹️ Kukla Rejimi 🎭♟️🕹️

1) Mektup/harfiyet her zaman istikametine varır.
2)
Gönderilen her mesaj tersyüz edilmiş halde gerisingeri iade olunur.
3)
Bastırılan her zaman geri döner.
4)
Çerçeve içerdiği parça ile çerçevelenmiştir (zarf mazrufunca zarflanmıştır).
5)
Simgesel borçtan kaçamayız, onun her zaman kararlaşması gerekir.
6) Üst-dil yoktur.

Birinci cümle simgesel seviyede diğer cümleler zincirini yoğuştursa da (Wittgensteincı bir ‘aile’ olarak) zincirin tamamı altıncı (öncül) cümlenin varyasyonlarından ibarettir. O halde gelin üst-dilin imkansızlığını Hegelci ‘Güzel Can’ figürü bağlamında açıklayalım.

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri

Zenon’un saçmantıkları: Trajik-asil bir konuyu vülger-alelade eşleniğiyle yüzleştirmek — Slavoj Žižek

Zenon’un saçmantıkları, geleneğimize katılmadan önce, trajik-asil bir konuyu vülger-alelade eşleniğiyle yüzleştiren tipik karnavalesk-bürlesk bir yordamla son hallerini almışlardır, bu bakımdan Rabelais’ın ileri evresine benzerler.

Zenon’un en iyi bilinen saçmantığını ele alalım: Aşil ve tosbağa. Birinci atıf noktası elbette Aşil’in Hektor’a zar zor yetiştiği İlyada’nın 22’nci kitabında 199-200’üncü satırlardır. Bu asil atıf noktası daha sonra kendi halkçı eşleniği olan Ezop’un ‘tavşan ile tosbağa’ fablıyla çiftlenmiştir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Asgari fark: Bilim, Politika, Aşk, Sanat — Slavoj Žižek

💔👑🔮 MENKIBE 💔👑🔮

Kaygı, her hakikat sahasında (sahilik sahilinde), mutlak indirgemeyi/damıtmayı aksatan bir asgari fark ile karşılaşmadır.

Kaygı uyandıran asgari fark, mevzubahis sahanın/sahilin hem mümkünat koşulu hem de namümkünat koşuludur (oranın içkin sınırıdır).

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Iraklık Açısı: Yukarı Winnebago, Aşağı Winnebago — Slavoj Žižek

💔👑🔮 MENKIBE 💔👑🔮

levistrauss

(öncesi: Yaklaşımsal Yamultunun Hakikati)

Claude Lévi-Strauss’un Yapısal Antropoloji‘de yer verdiği örnek analiz ‘ıraklık açısı’nı netleştirmeye yarayabilir: Büyük Göller yöresinde bir kabilenin yaşadığı Winnebago’da evlerin uzamsal düzeni nasıldır?

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Amama: Yaşam Tarzları — Slavoj Žižek

Bambaşkalık kılığında karşıma çıkan akıl ermez nüve – bizzat benim.

Farklı ‘yaşam tarzları’nın ölçüşemezliği kılığında karşımıza çıkan sosyopolitik hal aynı çatlağın bir başka şeklidir. Bir başka yaşam tarzı, aklımızın ermediği bir başka kolektif zevklenme modu ‘Bir Başkalık’ figürü değil midir?

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Iraklık Açısı: Yaklaşımsal Yamultunun Hakikati — Slavoj Žižek

💔👑🔮 MENKIBE 💔👑🔮

Herşey zahiri oyunlardan ibaret değildir, bir Gerçek vardır.

Ama bu Gerçek erişilemez Şey değildir, o Şey’e erişmemizi önleyen çatlaktır, algılanan nesneye dair görüşümüzü taraflı yaklaşımlarla yamultan çatışkılı ‘kaya’dır.

Buna göre ‘hakikat’ de ‘gerçek’ hal vaziyeti değildir, nesneyi hiçbir yaklaşımla yamulmadan ‘doğrudan’ görmek değildir, aksine o yaklaşımların yamultusuna sebep olan çatışkılı Gerçektir.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Hegelci Nejativite/Menfiyet — Slavoj Žižek

💔👑🔮 MENKIBE 💔👑🔮

İlk bakışta Hegel’in Kant’ı tersyüz etmeyi becerdiği zannedilebilir, zira Hegel özneyi tözlü Şey’den ilelebet ayıran çatlak yerine onların özdeşliğini duyurmuştur (Mutlak töz = özne).

Oysa Hegel Kantçıların en tesirlisidir: Hegelci özne (mutlak öz-göndergeli nejativite/menfiyet) fenomenleri Şey’den ayıran çatlaktan ibarettir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Psikoz Tanrısında Harfiyetin Sözcülüğü — Slavoj Žižek

Psikolojisizleşen özne imletim zincirinin ‘ataleti’yle yüzleşir; imletim zinciri performansını yönetmediği ve söyleyiş konumunu etkilemediği özne ile ‘dışsallık ilişkisi’ kurar. İşte bu dışsallık Lacan’a göre Üstben’in statüsünü tanımlar: Üstben öyle bir Yasadır ki öznenin simgesel evreninde bütünlenemez, zira kavranamaz, saçmasapan ve travmatik bir buyruk gibi işlemektedir; öznenin duygudurumlarının psikolojik zenginliği ile orantısızdır; bu ölçüsüzlüğün tanıklık ettiği ‘kötücül yansızlık’ öznenin empati ve korkularını umursamaz. Tam bu noktada özne ‘harfiyetin sözcülüğü’nün kaynağındaki dışsallık –yani imleyenin kökenindeki saf saçmalık– ile yüzleştiği zaman ‘Zevk al!’ diyerek varlığının en iç nüvesine seslenen Üstben buyruğu ile karşılaşmış olur.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri